Giriş
(12)

Parfüme en çok kaç TL verirsiniz?

arbre
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
-4
arbre
(05.03.26)
En son 8788 lira verdim bu ocakta
Parfüm koleksiyonu yapıyorum biraz (çok değil tabi binlerce olanlar var. Ben de 20-25 tane var heralde).
Kafamda max 200 olur herhalde 75-100ml için.
Geçen çok beğendiklerim hep çok pahali :/
Guerlain honey tobacco 335€ malesef.
Parfüm benim için hobi, o yüzden gereksiz görmem.
0
logisticsmanager
(05.03.26)
50 ml’si $350 bir parfüm almıştım. Pahalı olma sebebi artık regülasyonlar sonucu çoğu markette kullanılması yasak olan doğal malzemeleri içeriyor olması. Gerçek civet, misk, ambergris, oud gibi. Normal parfümlerde bu notalar gerçek değil, kimyasal taklitleri.

Ama günlük kullanmak için pahalı. Günlük parfümüm değil. Genelde decant alıp notaları tanımaya çalışıyorum. Onlar bile gidiyor uzun bir süre.
-1
antikadimag
(05.03.26)
Eskiden maaşımın hatırı sayılır bir kısmını parfüm için harcadığım olmuştu. Bugünün şartlarında 5 bine niche bir parfüm alınamıyor zaten. Alırsanız niche için beymen, designer parfümler için sephora’dan başka yerden önermem çünkü çoğu yer sahte satıyor.

Neyseki ben birkaç yıl önce arkadaşımın önerisi ile muadil parfüm satan creamia perfume markasını tanıdım ve orijinallik takıntımın gereksiz olduğunu fark ettim. Varsın şişe farklı olsun, içindeki parfümün orijinalinden farksız olduğunu bilerek istediğim kadar sıkabilmek gibisi yok. Keşke daha fazla çeşit çıkarsalar da onları da kullansam.
0
gradacion
(05.03.26)
250 usd
0
eileengray
(05.03.26)
ne kadar kazandığıma göre değişir, şu an kazandığımla vermem. bu arada o parfümlerin nasıl yapıldığını ve aşağı yukarı maliyetlerini biliyorum. kabaca söylemek gerekirse 250usd vediğiniz parfümün, parfüm olarak maliyeti 25usd'yi geçmez. verdiğiniz bedeller ambalaj ve reklama gidiyor.
-1
late viper
(06.03.26)
Tamamen bütçe meselesi, eskiden öyle bir para veremezdim, şimdi verebiliyorum. Güncel kullandığım parfümün freeshop fiyatı 140eur, Türkiye fiyatı 11k.

Benim psikolojik sınırım 250eur, daha üstünü parfüme vermem.
0
kimlanbu
(06.03.26)
5bin vermem, 4 bin de vermem, psikolojik sınırım 2 bin civarı heralde ama onu da vermem gibime geliyor.
+1
kumandanim
(06.03.26)
5 bin verilir ama üstü zor.
Benim kullandığım 3 bin bütçeme uygun olan sevdiğim koku bu.
Çok beğendiğim parfüm maalesef 50 ml 18 bin, asla vermem.
0
mutekebbir
(06.03.26)
eskiden orjinal parfüm alırdım ama saçma olduğuna kanaat getirdim, çakmacılar birebir aynı kokuyu tutturuyorlar. Orjinaline vereceğim paranın yüzde 25'siyle 3 tane çakma alıp eve, işe, arabaya koyuyorum birer tane, kalıcılığı az olması da umrumda olmuyor bu sayede.

Soruya cevap olarak maks 1000 diyorum.
-1
bobinhoo
(06.03.26)
kaç ml?
30 ml ise vermem.
90 ise verebilirim.
-1
elorelia
(06.03.26)
öncelikle "gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?" ne demek? "parfüme vermek gereksiz, o zaman bu 5 bin'le krem alayım, ona değer" gibi mi? 5 bin'im batıyor ve illa harcayacaksam, parfüme değer bence. çünkü sevdiğim kokuların bende uyandırdığı hisler çok hoş. sevdiğim ağır bir koku var; o sıralar kullanacak bi yerlere gitmiyorsam, bazen gece yatmadan önce sıkıp öyle uyuyorum, çok iyi geliyor.

benim psikolojik sınırım 5 bin lira civarı ama bu paraya iyi parfüm kaldı mı, emin değilim. free shop'ların fiyat olarak bir avantajı kalmadığından beri her geçişte parfüm almayı bıraktım açıkçası. zaten olanlar da min. 2 sene idare eder.
bir kimya mühendisi yakınımız parfüm işine girdi; bilinen parfümlerin kopyalarını yapıp satıyor. onun sayesinde hiç bilmediğim kokuları denemeye başladım. onda denediğim bir kokuyu çok beğendim; dedim bunun orijinalini alayım. Geçen yıl 60'lık orijinali 7 bin küsürdü; çok geldi ama değer dedim. sonra ilk yurtdışına çıkışta gider ve gelirken free shop'ta deneyeyim dedim; orijinal parfümün, mühendisin çakmasının yarısı kadar kalıcı olmadığını görünce almadım. mühendisten devam yani.
0
lil siztah
(06.03.26)
parfüm kadar balon bişey yok.
en iyisine 300 liradan fazla verilmez.

hepsinin yapılışı belli, kokuları ilk 15-20 dk ayrışıyor sonra bazı aromalar daha uçucu olduğu için sadece amber, baharatlı kokular dayanıyor.
zaten 5. dakikada burnun kokuya alıştığı için sen aynı koktuğunu düşünüyorsun.
-3
duyuruuser
(06.03.26)
(15)

Eksi duyuru hakkında.

kisa
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldioh valla
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.
Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldi
oh valla
📊 Süper değil mi

Bu anket sona erdi. 30 oy kullanıldı.

-3
kisa
(05.03.26)
Android ve ios uygulaması da var.
+1
kibritsuyu
(05.03.26)
Engelleme özelliğini kullanıyorum sadece, diğerlerini ayarlamadım. Ben de yeni halinin daha iyi olduğunu düşünüyorum 👍
0
rock n roll
(05.03.26)
Çok güzel ama iOS uygulamasini göremedim.
0
unalub
(05.03.26)
peki compü'nün bunları yapması için neden claude++ beklendi?
-2
duyurukullanıcısı
(05.03.26)
benim uygulamada @beyinter’den istediğim bir şey var, onun dışında tabii ki süper.

geçen gün @ermanen bir cevabında bold yazabilmişti, onu nasıl yaptı çözemedim bir tek. hazır duyuru yeniliği konuşuyoruz madem, sorayım.
+1
eileengray
(05.03.26)
bir de compu maaslari zamaninda odese dadindan yinmeyecek.
bak martin 5'i oldu hala yatirmadi.
alo?
+3
cooperr
(05.03.26)
Olmadı.

Duyuru baştan aşağı berbat halde.
-2
yurtsuz john
(05.03.26)
ben şu cevap oylama işinin mantığının hatalı olduğunu düşünüyorum. cevap durduğu yerde duracaksa oylamanın ne anlamı var?
ilk çıktığı zaman, iyi oy alan cevaplar yukarı taşınacak, kötüleri ise aşağıda kalacak; böylece soruyu açtığımızda, en şükela cevabı en üstte olacak şekilde göreceğimizi hayal ediyordum. bu haliyle, bir kaç uyuz olunan kişiyi uyuz etmeye çabalama dışında hiçbir işe yaramıyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
binlerce cevap olmadığı için bu bana hiç sorun gibi gelmedi doğrusu.
kendi adıma katıldığım cevaplara genelde oy veriyorum. zamanla yerine oturur muhtemelen
0
🌸kisa
(06.03.26)
bazen soru cevap, cevaba cevap şeklinde fikir alışverişi de oluyor. birisi doğru cevap verebilmek adına "şunu şunu nasıl yaptın" diye soruyor, soruyu soran da "şöyle böyle yaptım" diyor. öteki tekrar " o zaman şunu bunu yaparsan olur" diyor.

alınan oya göre cevapların yeri değiştiği zaman bu sistem çöker. soru bir tarafa, cevap bir tarafa gider. hem asıl soruyu soranın işi görülmez, hem okuyan üçüncü kişiler bir şey anlamaz. o yüzden cevapların yerinin değişmesi bence doğru bir yöntem değil.
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
@kibritsuyu, öyle olunca "soru içinde diyalog" diye cevaplar silinmiyor mu? zamanında onlarca cevabım bu şekilde silindi zira. mesela bu da silinebilir yani, acele cvp! :D
0
lil siztah
(06.03.26)
arkadaşlar yanlış anlıyorsunuz. silinen şey soru içinde, soruya ve cevaba katkısı olacak diyalog değil. o hiçbir zaman silinmedi. elbette ki fikir alışverişi yaparsınız, o nasıldı böyleydi şu nasıldı şöyleydi, o zaman böyle yapmalısın falan bunlar silinme sebebi değil, hiç olmadı.

silinen şey soruya ve cevaba herhangi bir katkısı olmadan diyaloğa girmek, geyik yapmak, tartışmak, kavga etmek vs.

gerçi onu da yumuşattık artık. kavga gürültü, hakaret, atışma, tartışma olmadığı sürece teşekkür etmenizde, sohbet etmenizde de artık bir problem yok.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
yanlış anlamak değil; eskiden buna hiç müsamaha yokken, artık "yumuşatılmış" belli ki dediğiniz üzere. "hiçbir zaman" da demeyin; çünkü duyuru nick'imle yazarken böyle belki elli tane cevabım silindi zamanında.

örneğin ben bir deneyimle ilgili bir soru sordum; diyelim ki, bir güzergaha ilk kez gideceğim ve atıyorum "hangi araçla daha kısa ve rahat olur?" diye soru açtım. tatmin edici bir cevap aldım ya da alamadım. sonra o olayı ben deneyimlediğimde, başkalarının ihtiyacı olabilir diye, soruma cevap şeklinde deneyimimi ekledim. bunların hepsi istinasız silindi mesela ve bence duyurunun mantığı adına çok yanlıştı. artık yapılmıyorsa çok doğru karar bence.

soruya cevap: olmadı :)
-1
lil siztah
(06.03.26)
soru: "x kebapçısına hangi yoldan gideyim, a yolundan mı gideyim, b yolundan mı gideyim?"

cevap: "ikisi de değil c yolundan git en kolay orası." (bu silinmez).

cevap: "x kebapçısına gitme, y kebapçısı daha iyi."
cevap: "üstteki saçmalamış, z kebapçısı dururken."
cevap: "arkadaşlar kebap mı kaldı bu devirde suşi yiyin."
cevap: "paranız çok galiba evde yiyin."
(bunlar silinir, sorulan şey restoran tavsiyesi, yemek tavsiyesi değil, güzergah. ha ben olsam bugün siler miyim bilemedim, sanırım soruyu soran rahatsız olmadığı sürece silmem).

soruyu soran: "arkadaşlar hiçbiri değil, d yolunu kullandım en rahatı oymuş cevap verenlere teşekkürler." veya "@bilmemkimin dediği gibi c yolunu kullandım, teşekkürler @bilmemkim." (bu da silinmez.)

soruyu soran: (herhangi bir bilgi vermeksizin) herkese teşekkürler. (bu eskiden silinirdi, artık silmiyoruz).
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
açıklamanız iççin teşekkür ederim. ancak madem konuşuyoruz, netleştireyim:
"soruyu soran: arkadaşlar, ["hiçbiri değil" opsiyonel] d yolunu kullandım en rahatı oymuş. ["cevap verenlere teşekkürler" opsiyonel](bu da silinmez.)
bu gibi onlarca cevabım silindi, net. dilerseniz nick'imi vereyim, inceleyin. bu beni zamanında çok sinirlendirmişti; sorduğumda, "sıradan hepsi ispiyonlandı, silmek zorundayız" denilip geçilmişti.

soruya cevap: bellki :D
0
lil siztah
(06.03.26)
(3)

Turist rehberliği okunur mu?

ayağiniza gelen overlokçu
Yaş 38 . Esnafım, boş zamanım oluyor ve en büyük hobim istanbulun tarihi yerlerini gezmek ve istanbula gelenlere gezdirmek.Turist rehberliği okunur mu ? Haftada 1-2 gün yapmak ve ek gelir elde etmek istiyorum..İngilizcem iyi 2-3 aylık çalışma ile tarih anlatabilecek kıvama gelirim. Ek gelir olarak i
Yaş 38 . Esnafım, boş zamanım oluyor ve en büyük hobim istanbulun tarihi yerlerini gezmek ve istanbula gelenlere gezdirmek.
Turist rehberliği okunur mu ? Haftada 1-2 gün yapmak ve ek gelir elde etmek istiyorum..İngilizcem iyi 2-3 aylık çalışma ile tarih anlatabilecek kıvama gelirim. Ek gelir olarak istanbul turlarında , gölge rehber veya normal rehber olarak günlük ne kadar getirisi olur?
Sevgiler saygılar
+2
ayağiniza gelen overlokçu
(05.03.26)
işim gereği rehberlere çok yakınım
rehberlik okunur bence çok keyifli anlatmak da güzel olur ancak ingilizce rehberlikte pek para yok almanca ispanyolca japonca gibi diller daha çok kazandırıyor.
ancak bu işte ne kadar farklılaşırsan o kadar iyi kazanırsın

ayrıca tripadvisor airbnb gibi yerlerde de deneyimler satabilirsin.
0
croswell
(05.03.26)
Pandemi sürecinde rusça için istanbul'da maaşlar 900 dolaresti. Kalacak yerin olurdu. İşe müthiş vakıf olman beklenmiyordu. Rehberlik okumayanlar bu işi yapmasınlar diye izini, kartı, şusu busu vardı. Bugün için dolar enflasyonuyla fiyatları %20-30 arasında yükseltmek gerek ama vatandaşlar maaşlarında enflasyon kadar artış yaşamamıştır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
ek bilgi olarak, sadece okumanın yetmediğini söyleyeyim. bölgelere göre ücretli sertifika gezilerine katılıp, sınavlarını da geçmek gerekiyor. eğitimin açılması, sınavın açılması-geçilmesi vs eklerseniz, düşündüğünüzden uzun ve masraflı bir süreç olabilir; bu detayları araştırın derim. ayrıca lisans mezuniyetiniz varsa, bazı okullarda tezsiz yüksek lisans olarak da okuyabilirsiniz.
0
lil siztah
(05.03.26)
(7)

Doa kozmetik kaliteli mi?

garavel
Çok uygun fiyata ürünler satıyor, ve çok kaliteli olduğunu iddia ediyor. Twitterda baya etkileşimi vs varmış. Ben yeni keşfettim nasıldır bu marka ?Kaliteli kendi üretimi ürünler mi yoksa merdivenaltı fason mu?
Çok uygun fiyata ürünler satıyor, ve çok kaliteli olduğunu iddia ediyor. Twitterda baya etkileşimi vs varmış. Ben yeni keşfettim nasıldır bu marka ?

Kaliteli kendi üretimi ürünler mi yoksa merdivenaltı fason mu?
-1
garavel
(05.03.26)
şampuanları kaliteli diyebilirim. ama uygun değil bence fiyatları. son zamanlarda çok arttırdılar. bulaşık tableti yapacağız diye çıktıkları yolda şampuan çeşitlerine ağırlık verdiler.

ayrıca ürünleri taze yaptıkları için sipariş verdikten ürünlerin ulaşması için beklemek gerekiyor.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.03.26)
arap sabununu beğenmiştim evde hayvan olduğu için alıyorum
0
eja
(05.03.26)
Birçok ürününü beğenerek kullanıyorum. Kaliteli
-2
kel aynak kusu
(05.03.26)
Zamanında aldığım niacinamide ve hyaluronik asidi su gibi olduğu için bir daha alışveriş yapmadığım firma.
0
ekimoloji
(05.03.26)
Süslüsözlük’teki yorumları ürünlerin iyi olmadığı yönünde. Şahsen hiç denemedim.
0
lil siztah
(05.03.26)
Yoo hiç de uyguna satmıyor hatta başkasının 30 ml'e sattığı ürünleri aynı fiyattan 20 ml olarak satıyor, bu bile tokatçı bi firma olduğunu gösteriyor, ayrıca sahibinin yandaş olması ve bir anda nasıl olduysa patır patır mağazalar açmaya başlaması da buradan alışveriş yapmamak için yeterli nedenler.
0
kizil karga
(05.03.26)
Doğal diye bir iki kez almışlığım var. Ürünler pek bir işe yaramıyordu bence. O yüzden tekrar almadım. Sonra yandaş olduğunu öğrenince daha da çok almadım.
+2
inawen
(07.03.26)
(2)

kanal tedavisi sonrası beyaz renkli dolgu.

alpduez
kanal tedavisi oldum ama amalgam dolgu yerine beyaza yakın bir malzeme kullanıldı. iki gün sonra tekrar randevum var ancak işlem görecek başka dişlerim de var. o yüzden bu dolgu geçici mi kalıcı mı emin olamadım.(1- kompozit dolgu, 2- kanal tedavili diş)(git: https://hizliresim.com/zm6bkkf)
kanal tedavisi oldum ama amalgam dolgu yerine beyaza yakın bir malzeme kullanıldı. iki gün sonra tekrar randevum var ancak işlem görecek başka dişlerim de var. o yüzden bu dolgu geçici mi kalıcı mı emin olamadım.
(1- kompozit dolgu, 2- kanal tedavili diş)

(git: hizliresim.com)
0
alpduez
(04.03.26)
fotoğraftaki dolgu, idareten yapılmış 'çocuk dolgusu' olarak tabir edilen yumuşak malzemeye benziyor. düzeltilmemiş olması da buna işaret ediyor. kanalda aksi bir durum olursa sökmesi kolay olsun diye bunu yapmışlar; bir süre sonra kalıcısını yaparlar büyük ihtimalle.
0
lil siztah
(04.03.26)
Geçici dolgu bu. Cila bile yapmamış zaten. Normaliyle değiştirecek bir sonraki gittiğinde. Bu arada o dişinle sert birşey yeme. Çok güçlü bir malzeme değil.
0
nuevo
(04.03.26)
(14)

özel sağlık sigortası prim ödemesi

kibritsuyu
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bil
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.

lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bilgilerimizi, son kullanma tarihi ve cvc koduyla birlikte yazıp mail atacakmışız.

ya diyorum sene 2026 olmuş. bas bas bağırıyorsunuz kimseyle paylaşmayın, telefonda söylemeyin. 200 liralık yemek siparişi verirken telefona kod falan geliyor. banka şifremi 3 ayda bir daha önceki 5 şifremle aynı olmayan sayıyla değiştiriyorum. güvenlik güvenlik diye kıçınızı yırtıyorsunuz. ama ödeme almak için benden kredi kartımın tüm bilgilerini kağıda yazıp mail atmamı mı istiyorsunuz? diyor ki sistemimiz böyle.

acenteniz yok mu diyorum, gideyim, pos cihazından taksitle çeksin? yokmuş. ya bir insan evladı da mı yok, mail order yapıyorsa bile alsın kartımı sisteme girsin? o da yok. ne o? 2026 yılında kağıda yazıp mail atacağım. kimin göreceği, nerelere gideceği belli olmadan gezip dolaşacak. yoksa sigorta yaptıramıyoruz.

evet soruyorum 2026 yılında bunun daha güvenli yolu yok mu? adamlar ısrar ediyorsa bunu şikayet edebileceğim üst merci neresidir?

edit: sanal kart oluşturup onun numarasını vermek, ek kart çıkarttırıp onun numarasını yazmak gibi yöntemler olduğunu biliyorum. ama sorum o değil. güvenlik güvenlik diye kıçlarını yırttıkları sistemde hala böyle ilkel bir tahsilat yöntemi kullanılıyor olması, bu yüzden benim ek kart, sanal kart vs çare aramak zorunda kalmam normal mi?

bana "şifrenizi 3 ayda bir daha önce kullandığın 5 şifreden farklı bir sayıyla değiştirmek zorundasın", "alışverişinde 3d secure kullanmak zorunludur" diyen, güvenlik güvenlik diye benim burnumdan getiren sistem, koskoca sigorta şirketine "tahsilatını yapmak için pos cihazından şifreli işlem yaptırmak zorundasın", "128 bit bilmemneyle şifrelenmiş sistem ile kart çekimi yapmak zorundasın" diyemiyor mu?
-2
kibritsuyu
(04.03.26)
limitli sanal kart açıp onun bilgilerini vermekten başka çözüm gelmedi aklıma.
ben ve kızım da aynı şekilde tssliyiz. eşimin maaşından kesiliyor mesela. kredi kartıyla vs bi alakaları yok.
0
elorelia
(04.03.26)
Şikayet et kkvk ya görelim sonucu.
0
anon1m
(04.03.26)
Senden bunu isteyen muhtemelen eşinin çalıştığı yerin muhattap olduğu acenta, genel merkezlerini aramayı denedin mi?

Eğer şirkette bu haktan fayadalanacak eş sayısı çoksa birleşip eşinin şirketine taşıyabilirsiniz konuyu, onlar görüşür çözerle.

Eğer eş üzerinden ciddi maddi avantaj sağlıyorsa hiç uğraşmam sanalkart bilgilerimi verir geçerim, zaten bütün bilgilerimiz var kasmıyorum o kadar
+1
ebeş
(04.03.26)
tamam ben aklı çalışan, teknoloji kullanmayı bilen, ödeme için güvenli yok oluşturmayı başarabilen bir adamım.

ama tekrar okuyalım ne dedim? "ödeme için güvenli yol oluşturmak". ödeme için güvenli yol oluşturmak benim görevim mi? olması gereken tahsil edecek kişinin "tahsilat için güvenli seçenek sunması" değil midir? kredi kartım var diye internet bankacılığı da kullanmak zorunda mıyım? kullanmayı bilmiyor olamaz mıyım? yaşlı, engelli, veya dümdüz salak olamaz mıyım? güvenli tahsilat yolunu bana parayı alacak olanın sunması gerekmiyor mu?
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
sigorta sektörü için yapılan, tckn/vkn ve kartın ilk 8 son 4 hanesi ile ödeme alma imkanı var ama sahada kullanıldığını hiç görmedim.
+1
inheritance
(04.03.26)
@inheritance'nın bahsettiği yöntemle sanal kart kullanarak "sencard acıdabem sigorta" da ki iki adet poliçeyi bu ay yeniledim.
Senin durumunda olsam genel merkeze bu durumu sorardım, buna benzer bir altyapıları var mı yok mu yoksa acente uğraşmak mı istemiyor belli olur.
0
sealth
(04.03.26)
mail orderdan bu kadar korkmayın sürekli yaptığımız bir şey. ayrıca kredi kartında fiziksel çekilmeyen her işleme itiraz edildiğinde anında işlem iptal edilir ve geri ödeme yapılır. yani bankalar bu konuda kullanıcıyı fazlasıyla koruyor. o yüzden imzalı form olmadan kimse sizin karttan bir şey çekmez.
0
gercekdunya
(04.03.26)
sanal kart +1
evet mail order hala kullanılıyor çokça sigorta işlemlerimi bende aynen bu şekilde yapıyorum senelerdir.

katılmadığım kısım; şüpheli işlemde öyle hemen çekilen tutar geri alınmıyor 500 tl için ben 3 ay uğraştım en sonunda kartı kapttımda geri verdiler.
0
eja
(04.03.26)
mail order'dan korkmuyorum. kredi kartı bilgilerimi kağıda yazıp tanımadığım birine mail atmaktan çekiniyorum. "telefonda hiçbir bilginizi sormayız, kesinlikle kart bilgilerinizi telefonda kimseye vermeyin", "kendini polis savcı olarak tanıtan kişilere kart numaranızı vermeyin" diye içişleri bakanlığı'ndan mesaj alıp da allahın sigortacı personeline kart numaramı yazıp göndermemin mantığını anlamaya çalışıyorum. savcıyım diyene güvenme, sigortacıyım diyene güven.

tek sigorta işlemim bu değil, trafik sigortam var, kaskom var, dask var. sigortacıma gidiyorum, kartımı veriyorum, 10 taksit yapıyorum diyor, yap diyorum. kart numaramı bilgisayarına giriyor, telefonuma şifre geliyor, onaylıyorum, kartımı geri veriyor. kağıt yok, kürek yok, mail yok, yaptığı işlem telefonuma gelen şifre ile onaylanıyor, kendi bilgisayarında numaramı saklamış olsa bile şifresiz işlem yapamaz.

ama ben tanımadığım adama kart numaramı niye yazıp gönderiyorum ya. ona güveneyim, o mailin geçtiği yol ne olacak? ne kadar güvenli bir yoldan gidiyor ki? ona da güvenmiyorum, adamın bilgi işlemi de okuyacak o maili. ne bileyim aradaki mail server'ındaki adam da okuyacak, servis sağlayıcının server'ı neyle şifreleniyor bilmiyorum ki.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
Soru soranın muradı ile verilen cevaplar çok mu uyumsuz, bana mı öyle geldi?

Uygulanmayan kurallar kargaşasında bir sigorta şirketi kafasına göre takılmış. Başka bir şirkete geçme olanağınız da olmadığına göre sineye çekeceksiniz gibi duruyor.

Uğraşılmaz bunlarla.

Pek kullanmadığın bir bankadan bir sanal kart üret ver bunlara. Sadece çekececekleri günde limit yükle olsun bitsin.
+1
Mirket
(04.03.26)
evet işte bende diyorum ki kullanıcıdan mail order formunu aldık. onu bizim satıcı görüyor. danışma görüyor. ofis boy görüyor. muhasebe görüyor ve en son finans görüp işlemi yapıyor. yani o numaranın elden ele dolaşmasından hiç bir sakınca yok. banka seni fazlasıyla koruyor. işlem itirazınız olduğu anda o işlemi iptal ederler. ve o işlemi yapan firmadan işlemin doğru olduğuna dair ispat isterler.

bunun çok reklamını yapmıyorlar çünkü alış veriş yapıp yapıp hatta restoranda yemek yiyip ödeme yapan sonra işlem itirazı ile iptal ettiren çok kişi var. biliyorsunuz ki biz ahlaksız bir toplumuz. şifreli işlemler aslında kullanıcıyı değil işyerini koruyor anlayacağınız.

bu yüzden o elinizdeki kredi kartı numarası bir sır değil. öyle yada böyle korumanız gerekmiyor. yukarda bir arkadaşın da dediği gibi avrupada bu tarz form ile ödeme yapmak çok yaygın.
+1
gercekdunya
(04.03.26)
Tüm sigorta acenteleri böyle çalışıyor bildiğim kadarıyla.
Tamam haklısınız ama eşinizi, eşinizin şirketiyle ilişkisini, şirketin acentesi ile ilişkisini bozacak hareketler yapmayın.
+2
michael_knight
(04.03.26)
bu konuda yüzde bir milyor haklısın. mail order formu bilmem ne diye diye acentelerin ellerinde trilyon tane kredi kartı bilgisi oluyor. ıvır zıvır sigortalarımı yaptırdığım acentedeki arkadaşla WhatsApp yazışmama bakmıştım bir kaç sene önce, bir dolu kredi kartı resmi göndermişim.

bunun yerine online bir mail order formu oluştururlar, kredi kartı bilgilerini o sayfada girersin. kimse görmemiş olur.

ya da doğrudan online bir ödeme sayfası olur.
+1
co2s2
(04.03.26)
benim sigortacı da iki yıl önceye kadar böyle çalışıyordu; mail yoluyla sanal kartımın tüm bilgilerini yolluyordum mecbur. iki yıldır telefonla tuşlama ile yapıyoruz; bu bilgiler gerektiğinde aktarıyor; ben tuşluyorum, sonra tekrar ona dönüyor arama. daha güvenli yolu bu. ancak anlaşılan sizin firma biraz geride kalmış.
0
lil siztah
(04.03.26)
(2)

Motosikletin göstergesinde arıza başladı, nasıl çözebilirim?

hadi ya la
Mondial Turismo 50 sahibiyim, geçen hafta yakıt göstergesi yanıp sönmeye başladı, birden depo full olmasına rağmen bir çubuğa düştü. Kullanırken aniden full, yarım depo, bir çubuk olarak değişiyor. Benzin aldım, yine değişmedi. Üstüne bir de elektronik gösterge tamamen kendini kapatıyor ve yolda gid
Mondial Turismo 50 sahibiyim, geçen hafta yakıt göstergesi yanıp sönmeye başladı, birden depo full olmasına rağmen bir çubuğa düştü. Kullanırken aniden full, yarım depo, bir çubuk olarak değişiyor. Benzin aldım, yine değişmedi. Üstüne bir de elektronik gösterge tamamen kendini kapatıyor ve yolda giderken motoru yeniden çalıştırıyormuşum gibi reset atıyor. Benim çözebileceğim bir durum mu, yoksa servise mi götürmem lazım?
0
hadi ya la
(22.02.26)
şamandıra arızasına benziyor. servise gidin.
+3
lil siztah
(22.02.26)
türkiyenin en dandik motoru mondial. elektronik göstergesi bozulmuştur. servise git.
0
mikahakkinen
(22.02.26)
(11)

Kadinlarin reglken oruc tutamadigini biliyor muydunuz?

floydian
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
-8
floydian
(20.02.26)
evet küçüklükten beri biliyodum
0
jelly bear
(20.02.26)
Bu bilgiyi hangi bağlamda bildiğiniz önemli. Dinen yasak diye mi öğrendiniz yoksa regl döneminde bazı kadınlar oruç tutamayabiliyor şeklinde mi öğrendiniz?

Dinde öyle bişey yok çünkü.
-7
yaren
(20.02.26)
Tutamazlar ama Ramazan' dan
sonra kaza ederler .
Bu halleri geçtikten sonra ise kılamadıkları Namazları da kaza etmezler .
Dinen hüküm böyledir.

Erkeklerde de bazısı rüyalandığı zaman orucun bozulduğunu sanar ama bu durum oruç tutmaya mani değildir.
0
diyecevaplandı
(20.02.26)
bilmiyodum su an ogrendim. 19:12'de.
0
koela
(20.02.26)
tutamadığı değil de, istiyorsa tutmayabilir diye düzeltelim. kendini iyi hissediyorsa tutmasında engel yok. iyi hissetse de isterse tutmayabilir; böyle bir izin ve kolaylık var diyelim.
0
lil siztah
(20.02.26)
Ben küçükken, yanımda kadınlar konuşurlardı. Öyle öğrendim.
Hatta bir kadın, "kirlendim de o yüzden oruçlu değilim" demişti.
Kirlenmek (!)
Regl olan kadının kirli görülmesi fecaat.
Zaten bazı âlimlere göre dinde böyle bir şey yok. Regl olan kadın camiye de girebilir, oruç da tutabilir, namaz da kılabilir diyen var.
+1
pro9it9is9
(20.02.26)
dinin böyle bir hükmü olmamakla birlikte, emevilerden sonra böyle olmuştur.
+1
klassno
(20.02.26)
biraz geç öğrenmiştim.

esasen ben kadınların ergenliğe girdiğinde bir kez regl olduklarını ve sonra bittiğini sanıyordum. 20 küsur yaşında bir kadının 'reglim oruç tutamıyorum' dediğine kulak misafiri olunca oha lan bu yaşta yeni mi giriyo ergenliğe demiştim.
0
yurtsuz john
(20.02.26)
Kız çocuklarının oruçla ilgili öğrendiği ilk şey olabilir. Aslında tutulur deniyor ama genellikle tutulmuyor.
0
sekizdokuzon
(20.02.26)
@pro9it9is9
Burada insanlar arasında söylenen " kirliliği " dini manada anlamak gerek (hadesten taharet, necasetten taharet gibi )
Bahsettiğin o bazı âlimler(!) herşeyde sınır tanımadan güya genişlik tanıyorlarsa o halde dinde yenilik adı altında reformist ve modernist, hatta oryantalizm akımına kapılan kim oluyor ? İşte bunu anlamak imkansız hale gelir .
YouTube da karşımıza çıkan ve her daim ayetlerden konuşan bazı kimselerin ne bozuk , hatta vehhabi kafalı olduklarını bile anlıyoruz çok şükür.

@klassno
bak o sevmediğin Emevilerden önce daha neler var ? Hüküm en baştan verilmiş zaten . Kaynaklara dikkat et :
kurul.diyanet.gov.tr

En azından:
- emeviler zamanındaki fukaha yerine ben kendi halime bakmadan nasıl bu kadar kolay fetva veriyorum?
diye düşünmelisin biraz.
Emeviler dönemini eleştirmek yerine, 1800lerden itibaren oryantalizmden beslenen kimi reformist ve protest ilahiyatçıları incelemen gerekli.
-2
diyecevaplandı
(21.02.26)
Tutmasının yasak olması değil, tutmama gibi bir imkanı olarak biliyorum. Bunu ne zaman nerede öğrendiğimi hatırlayamam.

Bunu ramazana oruca çok yabancı olmayan, kadın erkek herkes bilir.
0
lazor
(22.02.26)
(4)

Smoothie blender almak istiyorum hangisini alayım?

ekimoloji
Çok büyük olmayacak plastik ürün bakıyorum ancak çoğunun plastiği kalitesiz. Kaliteli orta halli bir şey arıyorum.
Çok büyük olmayacak plastik ürün bakıyorum ancak çoğunun plastiği kalitesiz. Kaliteli orta halli bir şey arıyorum.
0
ekimoloji
(20.02.26)
Arzum şeyk end teyk
+1
artıküyeolmakistiyorum
(20.02.26)
Vestel mix&go.
Biri büyük, biri orta boy iki kabı var. Çok ideal ve kullanışlı bir alet.
+1
lil siztah
(20.02.26)
Vestel Mix & go +1
Etrafımda ben dahil 4 hanede var, senelerdir kullanıyoruz. Herkes çok memnun
+1
hakmut
(21.02.26)
vitamix tabiiki aga
0
holy biblo
(21.02.26)
(12)

Kullanılan otomobilin dışarıdaki imajı hk.

administ
Biraz da iç dökme gibi olacak. Son zamanlarda çok ilginç tepkilerle karşılaşıyorum. Kullandığım arabadan kaynaklı olarak bir küçümsenme söz konusu. En son dün iş arkadaşım senin o arabayı kullandığını görünce inanamadım dedi bana. Ne alakası var sonuçta beni A noktasından B noktasına götürüyor dedim
Biraz da iç dökme gibi olacak. Son zamanlarda çok ilginç tepkilerle karşılaşıyorum. Kullandığım arabadan kaynaklı olarak bir küçümsenme söz konusu. En son dün iş arkadaşım senin o arabayı kullandığını görünce inanamadım dedi bana. Ne alakası var sonuçta beni A noktasından B noktasına götürüyor dedim ama canımı sıktı. Kim görse sen hala bu arabayı değiştirmedin mi falan diyor. Ben de takıntı haline geldi bir yere gittiğinde biraz uzağa park ediyorum. Şimdi arabayı değiştirsem biliyorum ki yine bir kulp bulacaklar ama bu insanların neden bunu takıntı haline getirdiklerini anlamadım.
+5
administ
(19.02.26)
Micra miydi
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Citroen c3
0
🌸administ
(19.02.26)
mutevazi olmak OK. herkes gidip havali bir araca binmek zorunda degil.
ama mutevaziligin ucunu kacirirsan kotu.
arabayi, gelirini ve toplum icindeki pozisyonunu bilmeden yorum yapmak zor.
-2
cooperr
(19.02.26)
sizinle tamamen aynı düşüncedeyim. güvenli bir araba olması yeterli. küçümsemelerden etkilenmezdim çünkü benim için bir anlamı veya karşılığı yok. siz memnunsanız takmanıza gerek yok bence.
+2
eileengray
(19.02.26)
bir arkadaşımın çok eski, dökülen, sanayiden çıkmayan bir arabası vardı. yaşadığı şehirde herkes çok tehlikeli araba kullandığından ve arabasını hiç güvenli bulmadığımdan, sürekli değiştirmesi yönünde uyarıda bulunuyordum (aramızda darılma gücenme olmaz, çok yakınız). bir gün iş arkadaşlarıyla birlikte bir yere gideceklermiş; bu arabası sebebiyle basıp gidemediğinden geç kalmış, arkadaşı da laf sokmuş. benim senelerce ısrar ettiğim şeyi, bu laf üzerine yarım günde çözmüş; aynı gün peşin para sıfır suv almış. bunun üzerine de ben laf soktum gerçi :)

sözün özü, güvenlik zaafiyeti falan oluşturmuyorsa, elalemin ne dediği bence hiç önemli değil. arabayla falan statü kasan, gitsin az ötede kassın; şahsen hiç sallamam. milletin malını diline dolayan en hafif tabirle işsizdir. ancak sizin canınız sıkıldığı gibi, bir de uzağa park ediyormuşsunuz. dolayısıyla bu durum hayatınızı zorlaştırmaya başlamış gibi görünüyor. öyleyse değiştirin gitsin derim.
+4
lil siztah
(19.02.26)
kimin ne dediği umrumda bile olmaz. hatta öyle küçümseyici yaklaşanlarla ben de dalga geçerim. bizim düldül ayağımı yerden kesiyor. işimi görüyor de geç. otomobil üzerinden size presitij yükleyene de küçük görene de he de geç.
+1
exlibris
(19.02.26)
sadece sehir ici kullanimda kucuk olmasi iyi,
ama uzun yolculuklarda c segment rahat oluyor,

kullanim ihtiyaclarinizi dikkate alin,
boş verin kimin ne dedigini,


cebinde para olmayip,
eşyalar ile kendini tatmin eden
tedaviye muhtaç oluyor.
0
designer
(19.02.26)
maalesef ülkemizde böyle bir gerçek var ve bence de tabii ki çok yanlış. ancak istisna da olabilir misal eğer araç işinize/gelirinize etki edecekse göz önünde bulundurulabilir. yani patronsanız, küçük bir işletme vs yani kendi işinizi yapıyorsanız karşı tarafa mesaj verme niteliği taşıyor, alacağınız hizmet veya karşı tarafın vereceği özeni/ilgiyi artırıyor. yalnızca ülkemizde de değil var böyle bir olay. he ama basic düzende manasız bir olay, memnunsanız memnunsunuzdur. yani size hizmet etmeyecekse kafanıza takmayın.
+1
awlmi
(19.02.26)
İnsanlar canları eleştirmek istediğinde her şeyi eleştirirler, suçlamak isteyince her konuda suçlarlar, dedikodu öyle her şeyde öyle. Bence sen kendine bak ben niye bunları ciddiye alıyorum de. Çünkü asıl sorun senin etki altında kalman, istedikleri kadar konuşsunlar önemli olan onların istediğinin değil senin istediğinin olması ve senin isteğinin de onlara göre değil, hiçbir etki altında kalmadan senin hayatının ihtiyaçlarına göre şekillenmesi. Bilseler ki senin fikirlerini değiştirebiliyorlar, herkes seni ne hale getirir bi düşünsene, diyelim ki çok zengin oldun, herkes sana nasıl üşüşür, bi hayal et. Bence değer vermemeyi veya verdiğin değeri azaltmayı öğrenmek seni en iyi şekilde yaşatır.
+2
yaren
(19.02.26)
Ben de benzer durumdayım. İnsanlar uğraşmayı bırakacak diye araba almak çok mantıksız. İhtiyaçlarınızı karşılıyor, gerekli güvenlik paketleri halen çalışır haldeyse bence gerek yok.

Ben uzun yol yorgunluğu olmasa ve bagajı yetse İstanbul’da B sınıfı araca hastayım. Her yere giriyorum. Park etmesi kolay. Muazzam bir avantaj.

Takma yani kafana.
+1
jackyr
(19.02.26)
ahaha benim araç da biraz küçük görülüyor. ama gülüp geçiyorum çünkü tanıdıktan aldım o aracı değiştirince, ben de ilk gördüğümde niye bu arabayı kullanıyor ki diye garipsemiştim. yıllarca yurt dışında yaşadı orada iyi araçlara da bindi, daha iyi araçlara alışıktı burada da bütçesi daha iyisine yeterdi, ki hybrid corolla aldı şimdi.

garipsesem de bişey demedim, ilk izlenimim biraz olumsuzdu ama hafiften araç hakkında konuşunca hep övgüyle bahsetti. işini gören uygun fiyatlı sorunsuz masrafsız bi araç olduğundan memnundu. ablasının ısrarıyla değiştirdi biraz :) çocuklar da var diye yeni model daha güvenli bir araç olsun diyip ikna etti, bu 2010 model.

araba boşa çıktığında benim hiç araba alma niyetim bile yokken bunu ben alsam ya dedim :D ilk izlenimim negatif olan bu araç şimdi 5 aydır bende, alıştıkça ben de ısındım. ve kendisine de hak vermeye başladım, yetiyor işte gündelik şehir içi kullanıma. arabaya çok para bağlamaya değecek bi kullanımım yok, bunun 10 katına bi araba alsam yapacağım aynı ulaşımı yine yapıyorum. kendi fiyat aralığı için en iyi araçlardan biri.

(bkz: geely mk) benimki dış görünüşten değil de markadan dolayı, çoğu kişi bilmediğinden ve sadece bu aracın varlığını bilenlerin gözünde de ucuz araba olduğundan biraz küçümsenme durumu var. burada bile ufak bikaç sorunuyla ilgili duyuru açıp sorduğumda sat geç o arabayı uğraşma diyenler oldu :D ki sıkıntıları kullanıma engel ciddi şeyler değil, ben takılıyorum. o problemle 5 yıl kullandı eski sahibi, sensör arızası var muhtemelen elektrik tesisatından ve teorik araştırmaya göre sadece şase kablolarını güçlendirmek çözebilir gibi görünüyor.

5 aydır sadece 1 gün kullanmadım aracı, bi problem çıkarmadı, şimdilik beklentimi karşılıyor benim.
bi boşta yattığından aküyü değiştirmem gerekti, 1 ay akü değişene kadar marş problemi yaşadım takviyeyla çalıştırdım ama araçtan kaynaklı arıza değil, onun dışında filtre yağ antifriz değişimi gibi periyodik işleri yapıldı. gerisi keyfi harcamalar oldu, yeni android auto teyp vs.
0
konetsu
(19.02.26)
araba ülkemizde bir statü aracı. hatta telefon da bir statü aracı.
iş arkadasının bunu demesi saçma, çünkü onu ilgilendiren bir durum değil.
eğer ticaretle uğraşıyorsan araban iyi olmalı, çünkü karşı tarafa kazancının iyi oldugunu, onda parasının kalmayacağını göstermeni sağlıyor.
eğer iş yerinde çalısan bir beyaz yaka isen terfi almanı bile sağlayabilir. çünkü patron eski arabalı birisinin şirketi kötü temsil edeceğini düşünür.
garip ama gerçek bunlar.
ama eğer yukarıdakilerle alakan yoksa arabayı değiştirmene gerek yok.
+2
abelardo
(20.02.26)
(10)

Bu iki hırkadan hangisi daha sıcak tutar?

norules
Ürün bilgileri;1- %61 Pamuk %39 Poliester 2- %85 Pamuk %15 Poliester Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
Ürün bilgileri;

1- %61 Pamuk %39 Poliester
2- %85 Pamuk %15 Poliester

Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
0
norules
(18.02.26)
Polyester daha sıcak tutar ama daha sağlıksızdır. Pamuk yüksek ısırıyorum vermez ama vücudun ısısını muhafaza eder etmesine, polyester kadar uzun sürmez, fakat sağlıklıdır.
0
muhayyer divan
(18.02.26)
1. Daha sıcak tutar.
Sagliksizdir demek için kriter lazım. Polyester hava almaz sıcak tutar ama terkeyeceksen terli olmuş olursun. Pamuk, terleyince terini emer ama habalanmazsa üzerinde kalmış olur yine. Sağlık kısmına çok takılma. Mont olduğu için hava alması zaten sinirli olacaktır.
Yani sağlıksız kısmı sadece terli kalmakla ilgili.
iç çamaşırı alırken tabi polyester alma ama mont gibi bir şeyde çok takılma.
+1
kisa
(18.02.26)
@kisa Kapüşonlu ve çok da kalın durmayan hırka tipleri bu arada, onu da eklemiş olayım.
0
🌸norules
(18.02.26)
pamuğa nazaran polyester; ama sağlıksız bir sıcaklık verir. sıcaklık önemliyse yün karışım bakınız.
+1
lil siztah
(18.02.26)
Mantık aynı, polyester olan daha sıcak tutar ama nefes aldırma oranı düşüktür.
kriterin hangisi daha sıcaksa polyester planı çok olan
Ama ihtiyacın nedir ona göre karar ver. Baharlık bir şeyse pamuk oranı yüksek olan daha rahat olabilir vs. Bir de oranlar öyledir ama iki farklı üründe kumaşın kalınlığı farklı olabilir.
deneyip bak.
0
kisa
(18.02.26)
1
0
koela
(18.02.26)
pamuk sıcak tutmaz, kat kat lahana gibi giyinsen de tutmuyor.
canını sevdiğim sentetikleri sıcak tutar.
chatgpt niye öyle demiş anlamadım.
0
parka
(18.02.26)
sentetikler sicak tutabilir ama kasinti yapip rahatsizlik verir, gereksiz terletir.
0
turkuaz
(18.02.26)
yun hırka alin pamuk degil
0
oscar
(19.02.26)
polyester. polar dedigimiz sey polyesterden yapiliyor zaten. pamuk nefes alir, havayi tutmaz o nedenle yalitim icin cok iyi degildir.
0
antikadimag
(19.02.26)
(8)

Bu talep absürt mü? Veya anlaşılması zor bir talep mi?

erdoyil
Ankara - İstanbul arası seyahatlerimde YHT'yi kullanıyorum. Kızılay metrosunda her seferinde Ankara GAR'ına nasıl gidebileceğimi sora sora öğreniyorum. Ankara'yı bilenler söylediğimi anlayacaktır: Kızılay metrosunun çok girişli, çok turnikeli büyük bir alanı var. Bu tür merkez istasyonlarında havaa
Ankara - İstanbul arası seyahatlerimde YHT'yi kullanıyorum. Kızılay metrosunda her seferinde Ankara GAR'ına nasıl gidebileceğimi sora sora öğreniyorum. Ankara'yı bilenler söylediğimi anlayacaktır: Kızılay metrosunun çok girişli, çok turnikeli büyük bir alanı var. Bu tür merkez istasyonlarında havaalanı, otogar, gar gibi noktalar için yönlendirme tabelaları v.s. olur. Ben de bunu Ankara Büyükşehir'e yazdım.
İlk gelen cevap (Talebi okumamış veya anlamamış):"Sayın yolcumuz yht tren garına kızılay-keçiören metro hattında bulunan gar istasyonundan geçiş yapılmaktadır. Tren içerisinde göstergeler mevcuttur."
153'ü aradım, operatör haklı buldu ve talebi yeniden yazdı.
Gelen cevap:"Sayın yolcumuz tarafınıza gerekli bilgilendirme önceki başvurunuzda yapılmıştır. Kızılay istasyonunda 58 istasyon isminin aynı yere yazılması söz konusu değildir. Gidilecek yönlere göre gerekli bilgilendirme levhaları mevcuttur."
0
erdoyil
(16.02.26)
Orası da 50 yere çıkıyor ağa sen her tabelada YHT istiyorsan haklı olabilirler. 3 senedir gitmedigim için detaylı hatırlamıyorum tabela durumunu tamamen salladım
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
Ben de bir otobüs hattının dengesizlikleri ile ilgili şikayette bulundum (sistemde bildirilmeden anlık güzergah değişikliği ve sefer iptali, durağa uğramama vd). Sefer sayısı az olduğundan bu değişiklikler büyük sorun yaratıyor diye de eklettim. Temsilci hepsini ayrı talepler halinde açtı ve isterseniz sefer sayısı arttırılması talebi de ekleyelim dedi; ekleyin madem dedim. 3-4 ayrı talebin hepsine “şu an sefer sayısını yükseltme planımız yok” şeklinde bir cevabı kopyala yapıştır yapmışlar. Cevaplayan operatörün o an nasıl işine gelirse o; vatandaşın derdini çözelim diyen yok ne yazık ki.
+1
lil siztah
(16.02.26)
Kızılay metro durağında içeride büyük panolarda hangi hattın hangi duraklardan geçtiğini ve hangi duraktan nereye geçirdiğini gösteren grafikler var ama ben bu grafikleri daha çok trenin içinde görüyorum, orada durağın içinde çok gördüm diyemem. O bakımdan haklısın ama verilen ilk cevap galiba yeterli olmuş.

Şahsen sorunu tam olarak anlayamadım, acaba kaç farklı ulaşım yöntemi olduğunu belirtmelerini mi istiyorsun? Çünkü aslında sorun cevaplanmış gibi anladım ben?
+1
yaren
(16.02.26)
Ankara Büyükşehir Belediyesi'sinde bu işlere bakan arkadaş ya menopoza girmiş ya da andropoza. Geçenlerde de ASKİ'den bu tarz s.msonik bir açıklama gelmişti, milleti azarlamışlardı.
Sanki tüm istasyon isimlerini yazın talebi yapılmış gibi angut angut cevap vermişler. Bence asıl bu cevabın şikayet edilmesi gereken bir yer olması lazım.
+1
anatomik
(16.02.26)
ankara yön tabelası konusunda dünyanın en rezil başkenti olabilir.
istanbul da ara sokak ta bile ankara tabelası görebilirsin mesela.
+1
deepex
(16.02.26)
Mal bebeye bak ukalalık yapmış 58 vivivi siz kınısı diyildir diye.
Boşver kardeşim sıkma güzel canını.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
Talebinizi anladığımı varsayarak, sorunun aslında ankara'daki iki yer altı raylı sisteminin farkındaki eksiklikten kaynaklandığını düşünüyorum.

Kızılay'da çok fazla turnike olsa da aslında sadece iki tip hat var ANKARAY ve METRO. Siz YHT'ye gitmek için herhangi METRO (Kırmızı olan) turnikesinden geçerseniz zaten YHT için gerekli Kızılay-Keçiören peronuna yönlendiriliyorsunuz turkuaz zemine beyaz -YHT'ye gider- yazısı .

Aslında ANKARAY'ın da YHT aktarması mevcut. diyelim ki en başta Kırmızı turnikeden (METRO yazana) değil öbürüne geçtiniz (yeşil olan ANKARAY yazan)paniğe gerek yok MALTEPE durağının altında her trende YHT için inebileceğiniz gösteriliyor.

yok ben illa kırmızı ile geçicem ama yeşilden turnikeye geçmişim, derseniz yer altında onunda aktarması var. yerden ok ile ANKARAY (yeşil olan ) peronundan METRO (kırmızı olan ) perona geçiş de mümkün.
+2
Nerdian
(17.02.26)
@Nerdivan, İşte bir yabancı için bu cevabınızdaki kadar karmaşık bir durumdan bahsediyorum. Zahmet edip detaylı anlatımınız için teşekkür ediyorum. Ancak şunu anlatmaya çalışıyorum o malum Kızılay Metro turnikelerinin olduğu alanda durduğunuz an o noktadan YHT'ye bir ulaşım aracı olduğunu anlamanız bile mümkün değil. Orta noktada YHT'ye giden ilk turnikeyi işaret eden bir levha olursa oradan devam edilir. Tekrar söylüyorum Ankara'da yaşamayan bir yabancıyı Kızılay metrosunun o alanına bırakın birine sormaksızın YHT'nin varlığını anlaması, YHT'ye ulaşması mümkün değil. Bu falanca sokak, falanca AVM için bir talep değil; havaalanı, otogar, büyük aktarma noktaları için yönlendirme levhaları mutlaka olur. İstanbul'da öyle mesela....
-1
🌸erdoyil
(18.02.26)
(7)

Bebek arabasını yurtdışından alanlar?

hrvl
Merhaba. Bebek arabası araştırma sürecindeyiz. Cybex modelleri gözüme hoş geldi. Ama Türkiye fiyatları inanılmaz pahalı. Kasım indirimlerinde 25 bine sattıkları araba için şu an 50 bin fiyat veriyorlar (Ana kucağı hariç sadece yetişkin çocuk oturabilir hali). Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla herkes
Merhaba. Bebek arabası araştırma sürecindeyiz. Cybex modelleri gözüme hoş geldi. Ama Türkiye fiyatları inanılmaz pahalı. Kasım indirimlerinde 25 bine sattıkları araba için şu an 50 bin fiyat veriyorlar (Ana kucağı hariç sadece yetişkin çocuk oturabilir hali).

Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla herkes yurtdışından alıyor Cybex’i, daha çok da Yunanistan gördüm. Ama Kıbrıs Mothercare fiyatlarına baktığımda Yunanistan’dan daha uygun olduğunu gördüm. Yunanistan 480 EUR iken Kıbrıs fiyatı 400 EUR. Vize derdi de yok alınıp gelinir, uçak biletleri zaten uygun diye düşündük. Ama bunu tek biz düşünmüş olamayız heralde :) Araştırdığımda da çok Kıbrıs’tan alıp paylaşan kimse göremedim. Bu amaçla Kıbrıs’a giden kimse var mı? Ya da Yunanistan’a arabayla gidip alsak sınıra çok uzak olmayan bir yer bilen alan varsa aydınlatabilir mi? Teşekkürler.
-1
hrvl
(16.02.26)
selam, cybex degil ama inglesina almistim amazon.de den. dhl ile gonderdiler 2 gunde elime gecti. orada cybex modelleri de vardir muhtemelen bence bir bakin.
0
zseak
(16.02.26)
Cybex Yunanistan'da sinira yakin burada var gorunuyor. Belli bir model ariyorsaniz stok durumunu onceden sormakta fayda var.

maps.app.goo.gl
0
mbond
(16.02.26)
Ben başka bir ürün için bakmıştım (şu bisiklet ama bebek arabası gibi de kullanılan meşhur şey, adı gelmedi aklıma), uçakta check-in bagaja gireceğinden kırılma riskini yüksek bulduğumdan almayıp, Tr’den almayı tercih ettim. Araba ya da otobüsle bu risk ortadan kalktığından, daha mantıklı oluyor. Belki bu olabilir sebebi.
0
lil siztah
(16.02.26)
kıbrıs dediğiniz rum tarafıdır hocam oraya da gidip gelmek TR vatandaşları için öyle kolay değil.
+1
eisberg
(16.02.26)
Yunanistandan gelirken paketi açılmış istiyorlar haberiniz olsun. Yoksa bisürü vergi istiyorlar. Ama siz zaten kendinize alıyosunuz açıp kurup geçirirsiniz.
0
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
Bebebus diye bir marka var. ürünleri çok kaliteli ve fonksiyonel duruyor.

Türkiye'de evofone tarafından satılıyor. bi bakın derim. benim çocuğum olsa alırdım.

evofone.com
bebebus.com
0
efreet sultan
(16.02.26)
Evofone’un sitesinden sakın direkt alışveriş yapmayın, ödemede kullandıkları aracı sistem kredi kartı numarasını çalıyor. Arkadaşım kedi aksesuarları aldı, aynı gece defalarca kk’ndan çekim denendi; sonra banka kartı kapatmış zaten. Şikayetvar’da tonla şikayet varmış meğer. Firmaya bildirdik ama sallamadılar. Ürünü gönderdiler ama kart kapandığıyla kaldı. Turuncu sitelerde de mağazası var; ürün alacaksanız oralardan alın.
+1
lil siztah
(16.02.26)
(8)

Hediye sorusu

egerbiryolcu
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda. Genelde temizlik yapıp durduğunu söylüyor. Bir defa da gardrop ile ilgili bir sıkıntı olmuştu küçük bir şey temin edebildi.. Nasıl sigcam bilmiyorum diyordu. Kendi ihtiyacindan bağımsız da olabilir tabii ki seçecegim şey. Mutlu etsin yeterli. Ama durum buyken de süs niyetine bir şey de almak olmaz gibi.
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
Bence ilk tatlı ya da saksı çiçeği ile gidip bi etrafı gözlemleyin. Arkasından ihtiyacını kargo ile gönderirsiniz.
+3
lil siztah
(16.02.26)
saksı çiçeğiyle gitmeyin. kedisi var dediniz. kedilere çoğu bitki zehirli, toksik.

tatlı falan alıp gidin.
+1
art cat chocolate
(16.02.26)
güzel bir iran halısı hediye edebilirsin
-1
koela
(16.02.26)
Kirli çamaşır sepeti, iki bölmeli olanlardan. Acil ihtiyaç değildir ama varlığı fark yaratır.
+4
tiredofwaiting
(16.02.26)
su ısıtıcı / kettle ı yoksa, veya turk kahvesi seviyorsa tekli kahve makinası, bütçe yeterse uygun fiyatlı otomatik kedi mama cihazları, temizlik seviyorsa dikey süpürge.
+3
eja
(16.02.26)
eğer yoksa kettle olabilir. çay içmeyi seviyorsa çaycılı kettle olabilir. türk kahvesi seviyorsa makinesi olabilir.
+1
elorelia
(16.02.26)
Madame Coco gibi bir yerden nevresim seti. Mutfak/banyo ürünü ihtiyacı varsa kolayca değiştirebilir.
Elektronik magaza zincirlerinden smoothy blender alabilirsiniz. Arzum shaken take fiyatı digerlerine göre uygundu mesela. Değişim kartı ile gidip evdeki başka bir ihtiyacını alabilir.
0
?
(16.02.26)
Ocağı yoksa ocak çok makbule geçerdi. evdeki en gerekli eşyalarda ilk üçe girer herhalde.
-1
dawsonscreek
(16.02.26)
(5)

Instagramda birini kisitlayabiliyor muyuz

Kittie
Bir arkadasim var. Yani vardi. Kendisiyle gorusmuyorum. Beni engelledi zaten son tartismamiz sonrasi. Cok da iyi yapti. Kendisiyle bir daha baglantim olsun istemiyorum.Annesi beni takip ediyor onceden beri. Annesini takipten cikaracak degilim sonucta, alakali alakasiz her seyimi begeniyor (yillardir
Bir arkadasim var. Yani vardi. Kendisiyle gorusmuyorum. Beni engelledi zaten son tartismamiz sonrasi. Cok da iyi yapti. Kendisiyle bir daha baglantim olsun istemiyorum.
Annesi beni takip ediyor onceden beri. Annesini takipten cikaracak degilim sonucta, alakali alakasiz her seyimi begeniyor (yillardir boyle), annesiyle bir sorunum yok sonucta ve ayip olur onu takipten cikarirsam.
Ama eminim her seyime annesinden o bakiyor. Hadi storiden kisitladik. O tamam.
Ama takip listelerimi de gormesin istiyorum bu kisi. Tamamen bir hayalet olayim annesi icin. Amacim bu.

Arkadasla tartismamiz asiri asiri merakli olusu. Her seyi didiklemesi. Hakkimda surekli bilgi istemesi. Beni korkutuyordu. En son yeter beni boguyosun dedim.
Yani bu merakli kisiden tamamen kurtulmak istiyorum. Anne icin napsam?
(Annesi yuz yuze gordugum, tanidigim insan, silemem)
-1
Kittie
(16.02.26)
hesabını dondurabilirsin. instagramsız da yasanabiliyor
+4
koela
(16.02.26)
Silmeseniz de, gönderilerinizi görmemeye başlayınca kısıtladığınızı anlayacak, bence aynı şey.
+2
lil siztah
(16.02.26)
instagram'da birini kısıtlayınca karşı tarafına pek bir yaptırımı olmuyor. siz o kişiyi pek görmüyorsunuz o kişi sizi gayet rahat görüyor. sadece yorum yaparsa diğer kişilerin görebilmesi için onaylamanız gerekiyor ama o kişinin bundan haberi olmuyor. bir de çevrimiçi durumunuzu göremiyor bu kadar. ben birkaç akrabamı kısıtladım bıktım çünkü onların çocuklarından ama onlar benim her şeyimi hala beğeniyor storylerimi falan normal görüyor. ben onların profiline girmediğim sürece storyleri de gönderileri de karşıma çıkmıyor.
0
matilda
(16.02.26)
Profiline girip kısıtlafığında yeni gönderileri göremez, eskisini görür.
0
Kahvedesu
(16.02.26)
annesiyle yüz yüze konuşup durumu anlatın, tavrı beni korkutuyordu daha fazla dikizlenmek istemiyorum sizi çıkaracağım ama üzülmenizi istemiyorum diyin. siz utanacağınıza o utansın.
0
beatbox yapan metalci
(16.02.26)
(10)

Apple Watch 11 46mm alınır mı?

substituent
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.

İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.

Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de olmadı. Bu bilgileri ne yaparım ben de bilmiyorum. 9 ay taksit cazip geldi sadece. Geçmiş yıllarda mekanik saat kullandım ama amaçsız geldiği için kullanmayı bırakmıştım. Apple Watch dinamik olduğundan az da olsa işime yarar. Ama olmasa da hayatımda hiçbir şey değişmeyecek.

Ne dersiniz? Bu durumda alır mıydınız?
0
substituent
(15.02.26)
nabız, ekg, uyku başlarda takip ederken max 1-2 ay sonra bakmamaya başlıcaksın.

yürüyüş bisiklet için güzel motive eder.

ben almam çünkü şarjı çok az gidiyor. her gün şarj etmen gerekecek. onun yerine şarjı 2 hafta giden akıllı saatler var.
+1
jelly bear
(15.02.26)
alinir. telefondan daha faydalı, herkes kullanmadan önce ön yargılı yaklasıyor ama bir uvza dönüşüyor günün sonunda. telefondan daha fazla ihtiyaç. kullanınca anlarsın.
0
koela
(15.02.26)
Aynı durumda almadım, çok memnunum :)
0
lil siztah
(15.02.26)
alma devamlı bir dalga boyu bilekte zararlı olduğu da söylenmeye başladı.
0
jamswety
(15.02.26)
benzer durumda aldim gecen sene apple watch 10. 1 sene kullandim ama artik sikildim, hem anlamsiz geliyor, hem kolumda cukur yapti biraz. uyurken surekli takiyordum, ama takmayinca daha rahat hissetmeye basladim. yaza dogru kosmaya baslamayi dusunuyorum, o zaman takarim, bi de sporda takarim, onun disinda cok takmam artik. simdi olsa almazdim. hevesimi aldim bitti.
0
lemmiwinks
(15.02.26)
Her akşam şarj ediyorum. Şarj süresi dışında 24 saat kolumda. Bir parçam oldu. Onsuz ne yapardım bilmiyorum. Evin içinde telefonu sürekli kaybediyorum. Telefonla yapılabilir her şeyde saati kullanıyorum.
Her türlü spor etkinliği dışında sağlık verileri, makarna pişirirken Siri'ye zaman tutturma veya anımsatıcıya not yazdırma gibi işler yaşamı kolaylaştırıyor. Tüm alarmlar sessizde. Kolumda titreşiyor.
Sert bir hareket yapsam Düştün mü SOS vereyim mi diye soruyor.
Grip olmadan bir ya da iki gün önce, nabzınız ve nefesiniz ortalamanın üstünde diye haber veriyor. Sporda, kalori, hız, güzergah, nabız, VO2 max bilgileri ve 6 dakika ile kardiyolojik iyileşme testleri en büyük yardımcım.

Aklıma gelenleri yazdım sadece.
0
Mirket
(15.02.26)
Almadan once en gereksiz aksesuar diyorsun. Sonra o olmadan evden cikmiyorsun.
Sarj konusu sorun gibi ama 20 dk dursa sarjda yine gunu kurtariyor. Uzun sure sarji giden modeller asla tam entegrasyon saglamiyor telefon hangi markaysa saatte ayni olmali.
0
kuzey li
(16.02.26)
Alınmaz çünkü ekg hariç (ki ona da gerek var mı tartışılır) aynı işi SE 2 10 bin liraya, SE 3 ise 13 bin liraya yapıyor, bunlardan biri alınır.

Şarj problem değil, tuvalete girerken şarja koysanız %20 dolar. İşten gelince soyunup dökünürken koysanız %50 olur. Neden bu kadar abartılıyor anlamıyorum. iPhone için başka saat alınmaz.
0
orient blue
(16.02.26)
akıllı cep telefonu kullananın dalga boyuna(?) takılması manasız.

ben kullanıyorum tavsiye ederim. özelliklerin yarısı anca kullanıyorum ama yanımda olmadığı zaman eksikliğini hissediyorum.
0
duyuruuser
(16.02.26)
bende var sana vereyim. masada duruyor hiç kullanmadım. bu kadar gereksiz bir alet olamaz... sürekli titreyen birşey var kolumda. çok sıkıcı.
+1
plastic_angel
(17.02.26)
(15)

x te ne kadar vakit harcıyorsunuz.

iwillsee
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı oldum dediğiniz bir dönem yaşadınız mı?
+2
iwillsee
(15.02.26)
şu an öyleyim. her gün minimum 6 saat
0
summerjam0306
(15.02.26)
Ben de öyleyim maalesef. Elimde günün sonunda yalnızca sinirimin bozulduğuyla kalıyorum, başka bir şey elde edebildiğim de yok.
+1
pembe nohut
(15.02.26)
0.
Bundan bir 6 önce çok harciyordum ve fark ettim ki beni gereksiz depresif yapıyor. X'i komple saldım. Günlük haber veren, bilgi akışı olan her şeyi saldım. Günde bir iki Fransız gazete ve Bloomberght bakıp geçiyorum, hayatım daha iyi.
Bu sadece Türkiye değil her ülke için geçerli. Sosyal medya çok güzel bir yer ama aynı zamanda da çok kötü.
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
7 senedir girmiyorum, hayatımda verdiğim en doğru karar oldu.
+1
sekizdokuzon
(15.02.26)
Sıfır dk.
0
gabe h coud
(15.02.26)
çok ya. ekşi ile birlikte çok fazla. azaltmam lazım. instagram sıfır ama.
0
jelly bear
(15.02.26)
Ben instagramı kapatali x ve YouTube'a sardım ama x te nedense benim içim ana haber bültenleri kadar kararmiyor abartısız dört bes haber üst üste ölüm haberi verildi geçen gün mesela. Ama benim timeline da bir garip çerezlik içerikler de çok çikiyor karşıma.
0
egerbiryolcu
(15.02.26)
Sıfır, hesabım yok, bu sebeple linkleri bile açamıyorum. Söylediğiniz sebeple ve yozlaşma da eklenince, sözlüğe de bakmıyorum artık.
0
lil siztah
(15.02.26)
Sıfır.
Sadece instagram ama muhtemelen onu da kapatacağım, az kaldı. Tamamen asosyal/antisosyal bir hayata doğru gidiyoruz, hadi hayırlısı.
0
rakicandir
(16.02.26)
kullandıgım ve sevdiğim yegane yer. kullanmasını bilene.
0
koela
(16.02.26)
Uygulamayi sildim. Paralı ahlaksız trolleri gözümüze sokan, 7/24 bu vatanın evlatlarıni birbirine düşürmek için kudurmuş köpek gibi saldıran bu trolleri viski içerek izleyen yabancılara hizmet etmek salaklık.
+1
topkapiaksaray
(16.02.26)
alengirli konuları arattırdığım için mail adreslerimden çıkış yaptım. şimdi link falan olmadan giremiyorum. büyük rahatlıkmış. sosyoloji derslerinde sosyal medya ile ilgili edindiğim ilginç bilgilerden biri de şuydu; ya zamanla seninle aynı görüşte insanlar çevreliyor etrafını bu da seni köreltip bağnaz hale getiriyor. ya da çatışma yaratacak korelosyanlarla psikolojini yerle bir ediyor. medya okuryazarlığı çok zor kontrol edilebilen bir şey.
0
ground
(16.02.26)
bir sürü akademisyen konferans, paper, syllabus paylaşıyor, onları takip ediyorum.
0
eileengray
(17.02.26)
0. hic olmadim twitter'da.
0
antikadimag
(17.02.26)
Günlük 16 dakika limitim var, bazen azcık geçtiğim oluyor. Limit koymasam daha fazla takılırım muhtemelen.
0
kumandanim
(17.02.26)
(18)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait?

korkut
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
0
korkut
(15.02.26)
4,5 - 5
0
yurtsuz john
(15.02.26)
Hikaye şeklinde değil ama "an" anısı olarak 3 aylık. Çok eskiden sürekli bi çekyat üstüne asılmış sarkaçlı saat görüntüsü geliyodu gözümün önüne. Sonra anneme sormuştum böyle bi saatimiz var mıydı yoksa uyduruyor muyum tamamen diye. Meğer varmış. Annemin doğum izni bittikten sonra anneannemlerden bizim eve geçmişiz. Orda da bizimkiler evin içinde koşturup iş yaparken beni hep koltuğun üstüne küçük bi yatak yapıp saatin karşısına yatırırlarmış, 2 ayın bitmişti o zamanlar diyor annem :)
+1
truf
(15.02.26)
5 galiba. gece sene bunu konustuk arkadaslarla herkes 2-3 yas diyor bende hic yok o donemden hatira.
0
antikadimag
(15.02.26)
bu soru bana her zaman ilginç gelmiştir çünkü insanların hatırladıklarını görünce şok oluyorum. bende en erken düzce depremi var, 5 yaşındaydım. hatta o akşam balık yemiştik, amcam bizdeydi. ben erken bitirip koltuğa çıkmış, koltuktan atlamıştım. avize sallanınca "ulan ne güçlüyüm be evi titrettim" diye düşündüğümü hatırlıyorum, tam o anda deprem oluyormuş meğer.

o dönemi uzun uzun konuşsak belki daha eski bir şey çıkar bilmiyorum ama benim aklıma ilk bu geliyor yani bende 5 yaştan öncesi hiç yok.
+4
der meister
(15.02.26)
2-2.5 yaşından travmatik bir olayı hatırlıyorum.
0
eileengray
(15.02.26)
3 falan herhalde..
dedemin beni parka goturdugunu hatirliyorum bebek arabasiyla ama baya bulanik.
-1
cooperr
(15.02.26)
2.5 yaşımdaki sünnetim. Full resolution :) bütün gün.
-1
gabe h coud
(15.02.26)
Birkaç küçüklük anımı hatırlıyorum ama bu bana sanki en eskisi gibi hissettiriyor. Yattigim yerden uyanıyorum ve güneş yüzüme vurmuş. Yanımda kimseyi goremeyince baya ağladigimi hatirliyorum. Ailem ya başka odadaydi ya da bahçede çalışıyorlardi.
-1
egerbiryolcu
(15.02.26)
4 yaşımı net hatırlıyorum
0
basond
(15.02.26)
3 yaş civarındaydım hatta anlatayım, kendime dair hatırladığım ilk anım bir köy evinde hapsedilmem :) iskenderundan adıyamana düğüne gitmişiz, ben de çok yaramazdım cidden rahat durmazdım en sonunda beni köy evinin birine kilitlediler. sonra baktım yatakta bi tane bebek uyuyor, çok net hatırladığım şey ise oradan kurtulmak için kapıya vururken bebeği uyandırmamaya çalışacak kadar nazik vuruyordum. bugün insanları rahatsız etmemek ya da her yerde hayvan gibi ses çıkarmamak konusundaki özenimin oradan geldiğini düşünüyorum.
-1
tabii lan manyak mısın
(15.02.26)
bende 7 öncesi yok. hiç yok. çok anormal şekilde.
0
summerjam0306
(15.02.26)
5-6 yaş
0
jelly bear
(15.02.26)
Bebekken havale geçirdiğimi hatırlıyorum. Beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitelerden dolayı rüya gibi 3 boyutlu ışıklı küp nesneler görmüştüm. Küpleri birleştirmeye çalışıyordum o sırada havale geçiriyormuşum.
0
dawsonscreek
(15.02.26)
1 1.5 yaş arası. ateşle oynamayı severdim, kardeşimin beşiğinin altına girip çakmakla oynarken az kalsın çocuğu yakıyordum.
-1
klassno
(15.02.26)
2-2.5; ölüm, cenaze vd.
0
lil siztah
(15.02.26)
Çocukluğumuzdan beri bize büyüklerimiz tarafından çocukluğumuzla ilgili bir şeyler anlatılıyor.
Bu anlatı bombardımanına o kadar çok maruz kalıyoruz ki, hangisini gerçekten hatırlıyoruz, hangisini anlatılanların etkisiyle hatırlıyor sanıyoruz, bunu tespit etmek güç.
0
Mirket
(15.02.26)
5 yaşındayken tasinmisiz. Önceki eve dair pek çok şeyi hatiriiyorum. Demek ki 3-4 yaşımi hatırlıyorum.
0
abelardo
(16.02.26)
1.5 kardeşimin doğumu ve bizim bir süre farklı evde kalmamız ve oradaki birkaç sahne. ama zaman içinde bu tip eski anıların kendileri kaybolup onların tekrar hatırlanması ile oluşan kısımları kaldı. yani bir şekilde o anıları hatırlayıp tekrar etmeseydim bence silinirlerdi.
0
orpheus
(16.02.26)
(7)

Dünya kupası için maç bileti olması abd vizesi için şansı artırır mı?

ezkaza
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olum
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.

Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olumlu bir etki yapar mı? Hiç abd başvurum olmadı daha önce.
0
ezkaza
(15.02.26)
yapmaz. nötr yani.
0
orient blue
(15.02.26)
Takip ettiğim bazı vize durumu paylaşan kanallarda işe yaradığını okuyorum. Bence kolayca alırsınız.
0
a perfect lie
(15.02.26)
Bir etkinliğe katılacak olmanız, sıradan gezip gelicem demenizden muhakkak ki olumlu fark yaratır ama sizin koşullarınız dahilinde. Yani sizin diğer kriterleriniz vizeye hiç uygun değilken, benimkiler uygun ve biletim yoksa, tabii ki benim vize alma ihtimalim sizden yüksek olur. Tek başına çok olumlu etkisi olur denilemez yani.
0
lil siztah
(15.02.26)
çok faul başka bir durumunuz yoksa olumlu yönde arttırır, bu konu haber oldu hatta, marco rubio kolaylaştıracağına dair bir açıklama yapmıştı.
+1
eileengray
(15.02.26)
Kesinlikle arttırır. Hatta buna özel vize çıkaracaklardı
0
michael harddd
(15.02.26)
elbette arttırır. normal şartlarda vize alamayacaksanız biletinizin olması da yeterli gelmeyebilir tabii ki ama yine normal şartlarda adamları iki kez düşündürecek bir durum dünya kupası'na gidiyor olduğunuz için göz ardı edilebilir. bu tür net, belgeli planlar genelde işi kolaylaştırıyor vize konusunda, bi nevi "yemedik ulan ülkenizi iki maç izleyip dönücez" mesajını vermiş oluyorsunuz.
0
der meister
(15.02.26)
2018'de rusya'ya vizesiz gitmistim ben. bileti alinca sana fan id diye bir sey gonderiyorlardi rusyadan postayla, onunla giriyordun. bu sistem aylar oncesinden kurulmustu ve belliydi. simdi amerikalilarin sacma kaprisleriyle ugrasacak millet. benim bildigim tek duzenleme interview almani saglayacaklar. ama sosyal medya falan istiyorlar israil karsiti paylasim yapmissan vize vermiyorlar boyle pis igrenc bir memleket oldu burasi. 40 kadar ulke zaten vizeye bile basvuramiyor.

ulke kita buyuklugunde oldugundan dunya kupasi ruhu da yasanamayacak. maclar sabah sicaginda oynaniyor, takimlar binlerce kilometre yol yapacak. tr katilmazsa hic umutlu degilim ben bu turnuvadan.

sonuc sansini azicik arttirabilir ama resmi olarak bir aciklama yok, sadece interview tarihi vermeyi taahhut ediyorlaar: www.state.gov
0
antikadimag
(15.02.26)
(4)

Çatı teraslı ev hk

aligunal
Arkadaşlar merhabaİzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var
Arkadaşlar merhaba

İzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.

Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var. Binada asansör yok ama zemin üstü iki kat çıkılıyor, bunun benim için büyük bir sorun olacağını sanmıyorum.

Emsal evlere göre fiyatı daha uygun. Evi beğendim fakat zemin kattaki dairenin de satılık olması beni şüphelendirdi.

Sizce nelere dikkat etmeliyim? Benzer bir evde yaşayan var mı? İleride başım çok ağrır mı?
0
aligunal
(14.02.26)
Isıtma, soğutma ve yalıtım sorunlarından biri ya da bir kaçını yaşama ihtimaliniz yüksek. Genelde bu sebeple tercih edilmez. İmar durumu için, bağlı olduğu belediyenin imar müdürlüğü’nden bilgi alabilirsiniz.
0
lil siztah
(14.02.26)
Ben İzmir'de bir süre çatı katında yaşadım görece sıcak olduğu için evde ısıtma tesisatı yoktu ve kışın donardım. Kışın donar yazın pişersin, o yüzden İzmir'de hep çatı katları el değiştirirken Ankara'da giriş katları el değiştirir.
+1
mirty
(15.02.26)
istanbul'da çatı dubleks evimiz var. bina sizinkine göre daha büyük. teras zaten size ait, fakat "çatının tamamı sizin o bahsettiğiniz odayı kapatacak şekilde ise" çatı da size ait olacak, bunu böyle kabul edeceksiniz. ev böyle ise ve eğer çatı akıtıyorsa, siz cebinizden yaptıracaksınız, bunun öyle kmk'ya, hukuka göre yorumlatırsanız akan yerde oturmaya mahkum olursunuz. biz çatıya kimseyi çıkarmıyoruz anten vb. için, zaten evin içinden çıkılabiliyor ve çatının tamir işleriyle de komşulardan para istemiyoruz, siz de böyle yaparsanız rahat edersiniz.

ikinci şey, nasıl yönetiliyor ve yönetilecek? ben böyle yerlerden usandım, çünkü ne doğru düzgün kapıcısı olur, temizlenir çöpü toplanır, ne komşulara ihtar çekecek bir otorite olur, ne de bir sorun için para toplayabilirsin. ha eğer sen de rahat bir insansan öyle yaşar gidersin, ama titizsen kafayı yedirir. böyle yerler aynen avrupa'da olduğu 3 dairenin bir sahibinin olduğu, birinde oturduğu, diğerlerini kiraya verdiği şekilde olursa düzgün şekilde yaşatır, yoksa uğraş dur.

tapusu kat mülkiyeti ve çatı dubleksi vb. ise içiniz rahat olsun. diğer türlü kaçak olup olmadığını tam olarak ancak belediyeden öğrenebilirsiniz.
+1
malheiros
(15.02.26)
O terasta yazın güneşte çok güzel, betona yumurta kırıp pişirilebilir.
0
Mirket
(15.02.26)
(20)

Starbucks isminiz

eileengray
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
0
eileengray
(14.02.26)
Kolay anlamıyorlar; harf harf de yazdırmıyorum. Bir kaç kez, normalde benim benzetmeyeceğim bi İngiliz ismine benzettiler(belirtmek istemiyorum); böylece kahramanlık yapmama gerek kalmadan starbaks ismim konulmuş oldu:) şimdi onu kullanıyorum, sorun olmuyor.
+1
lil siztah
(14.02.26)
John
+1
grimavi
(14.02.26)
Bill
+2
gabe h coud
(14.02.26)
Adam.

Turkcedeki anlami yuzunden bu ismi kullaniyorum. Adam iste herhangi bir adam. Just a guy gibi.
+2
antikadimag
(14.02.26)
hayir, isim kisa harf harf yazdiriyorum
+1
cooperr
(14.02.26)
yıllar önce amerikan bir kadın adımı söyleyemeyince hangi ismi istersen onu kullan demiştim. tony diyeyim demişti.

o gün bu gündür yabancılara kendimi tony diye tanıtıyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
Bason diyorum (beysın)
Genelde mason(meysın) yazıyorlar
+1
basond
(14.02.26)
Jackson
-2
arbre
(14.02.26)
Ben- beny diyorum
+1
darthvader
(14.02.26)
adım ingizlice gibi telaffuz edilebiliyor sadece telaffuzu ingilizce olarak orijinal ismimi kullanıyorum. Deniz-- Dönis gibi
+1
kuzey li
(14.02.26)
Bu soru ile fark ediyorum ki yurtdışında hiç starbucksa gitmemisim. Düşündüm hatırlayamadım. Yaşasın yerel biralar!
Ama adımın İngilizcesi var onu söylerdim herhalde.
+1
a perfect lie
(14.02.26)
ben de dedemin ismini kullanıyorum: sami yerine sam/sammy olarak. adımı da hafif andırıyor.
+1
🌸eileengray
(15.02.26)
John (yalan da değil, ismimde var).
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Alex diye yazdırıyorum, eskiden gerçek ismimi yazdırmaya çalışırdım ama hep sıkıntı çıkardı, artık Alex diyorum, çok rahat. Alex De Souza'nın Alex'i bu arada.
+1
blue rebel motorcycle club
(15.02.26)
marco :)
+1
summerjam0306
(15.02.26)
Adımın son harfi sert süreksiz bir harfle bittiği için genelde söylerken onu anlamıyorlar ve sadece ilk 4 harfli halini yazıyorlar.
0
Amaranta ursula
(15.02.26)
ilk hecesini söylüyorum. bi anlamı yok ama yabancılar anlıyor ve söylediklerinde ben de anlıyorum.
0
iwillsee
(15.02.26)
Dick
0
plastic_angel
(15.02.26)
Kevin diyip geciyorum ben.
+1
oscar
(16.02.26)
Alex.
Yanlış yazıldığını görmedim :)
Sadece bomboş bir Starbucks'ta sırada bekleyen diğer tek müşterinin de adı Alex'miş. "Adın Alex mi?" diye sorunca bir anlık kafa karışıklığı olmuştu.
+1
burfak
(16.02.26)
(6)

kahve sipariş sorunlarım hkk

lil siztah
günde bir kez -çoğunlukla sütlü filtre- kahve alıyorum. dükkan pek seçmiyorum, genelde ne denk gelirse oradan alıyorum. yakın zamanda yaşadığım bazı sorunlar şöyle:1) geçen tchibo'dan sütlü filtre kahve sipariş ettim. baktım ki eleman laktozsuz süt kullanacaktı; aramızda şöyle bir diyalog geçti:ben:
günde bir kez -çoğunlukla sütlü filtre- kahve alıyorum. dükkan pek seçmiyorum, genelde ne denk gelirse oradan alıyorum. yakın zamanda yaşadığım bazı sorunlar şöyle:
1) geçen tchibo'dan sütlü filtre kahve sipariş ettim. baktım ki eleman laktozsuz süt kullanacaktı; aramızda şöyle bir diyalog geçti:
ben: pardon, ben laktozsuz süt istememiştim. (şekeri daha çok diye tercih etmiyorum.)
eleman: laktozsuz istemiyorsanız belirtmeniz gerekirdi.
b: asıl laktozsuz belirtilmesi gereken bir seçenek değil mi? belirtmeyene normal sütle yapmıyor musunuz?
e: hayır?
eleman o kadar kendinden emin konuştu ki, uzatmadım. ama dediği gibi olmadığına emin gibiyim.

2) bir kaç gün sonra starbaks'tan maça latte istedim (şubat başı). baktım buzlu hazırlamışlar. dedim ki "ben buzlu istemedim"; "belirtmeniz lazımdı" dediler. şubat ayında?

3) bugün, bu kez cafe nero'dan orta boy maça latte sipariş ettim; sıcak diye de belirttim. baktım eleman küçük bardağa hazırlıyor. herhalde maçayı ısıtmak için kullanıyor küçük bardağı diye düşünüp karışmadım. siparişi uzattılar; küçük hazırlamışlar. dedim "ben orta boy istemiştim". eleman "ok" diyip karışımı orta boy bardağa döktü ve üstüne sıcak süt ekleyip bana verdi. yani maça eklemedi. öyle olunca maça koklatılmış süt içmiş gibi oldum. uykum açılsın diye almıştım, ha uyudum ha uyuyacağım..

sorum şu: bu ne iştir? bu baristalık bi ton eğitimi, protokolü olan bişey değil mi? uzatmaya değmeyecek konular olduğu için uzatmayıp alıyorum ama bu işlerde bi yanlışlık yok mu? yoksa bu kadar kalite beklediğim için ben mi haksızım? teşekkürler.
+5
lil siztah
(14.02.26)
sorum şu: bu ne iştir? bu baristalık bi ton eğitimi, protokolü olan bişey değil mi?

zincir kahveciler icin gecerli olan bir durum degil. asgari ucretli, vasifsiz bir is aslinda. onemli olan nokta karsidakinin isi ne kadar sevdigi. yoksa receteler, kurallar vs tabi ki ogretiliyor.

1- siz haklisiniz. mesela starbucks'ta laktozsuz pitcher'lari ayridir, normal sutle karismasin diye. zaten laktozsuz sut daha pahali. yani laktozsuz sut vermemek isletmenin isine gelir.
2- oyle bir sey yok. mevsim ne olursa olsun siparisiniz anlasilmadiysa kasiyerin size sormasi gerek.
3- ugrasmak istememis belli ki.

sorununuzu daha yetkili biriyle konusarak veya iceceginizi iade ederek icecegi hazirlayan kisiyle muhatap olmadan cozmeye calisin bence. edit: neden iade edin diyorum, cunku bu zincirlerde iadeye pek rastlanmadigi icin ekstra is yuku olusuyor. meseleyi iade vermeden cozmeye calisiyorlar. iadenin hesabi da daha ust kisiler tarafindan soruluyor. ben de genelde ok deyip geciyorum fakat kimse hesap sormayinca tepeye cikma durumu oluyor malesef. diger zincirlerde var mi bilmiyorum fakat starbucks icin pipet, pecete vs alinan yerde bolge mudurunun karti bulunur. isterseniz arayin isterseniz mail atin, kesinlikle ilgilenirler. kart yoksa siteden de atsaniz olur.
+2
arakaali
(14.02.26)
Türkiye
0
michael_knight
(14.02.26)
@akaraali, aslında bu laktozsuz süt konusu için tchibo'ya; yağsız süt bulundurmaları için tchibo ve nero'ya mail attım. tchibo'ya yağsız süt bir kaç gün içinde geldi ama maillere dönüş yapmadılar.
üst üste, yanlış yaptıklarını kabul etmemek için default'u o gibi davranmalarına denk gelmişim gibi görünüyor öyleyse. teşekkür ederim!
0
🌸lil siztah
(14.02.26)
türkiye klasiği. hizmet sektöründe bir şey olmaz kültürü hakim. genelde baristanın eline en yakın süt hangisiyse onu koyuyor. yağlı, yağsız,laktozsuz bir önemi yok. latteye kaç shot espresso atacağının da bir standardı yok mesela. 2 sipariş birden geldiyse single shot atıyor. 2 ye bölüp her bir latteye single shot atıyor, tek sipariş geldiyse double atıyor. şurupları kafasına göre döküyor. bir yaptığı kahve diğerini tutmuyor vs vs. kurumsal, butik farketmez yüzde 90 böyle.
+1
catakutle
(14.02.26)
1. Laktozsüz süt olunca noluyor ki?
Yağ oranı aynı, geldiği hayvan aynı, organikse o aynı, bir tek içinde ek olarak biraz enzim var o da sindirime yardım ediyor.

2. olay: buz mesela bazı ülkelerde çok standart olarak konuluyor. ABD'de örneğin. Bir de buz istemeyince çok bozuluyorlar çünkü koyması gereken içecek miktarı artıyor. Ama Türkiye'de böyle bir şey yok. Yani bu konuda, eğer "iced" kelimesini kullanmadıysan kesinlikle haklısın. Ben gene de belirtiyorum.

3. olayda sen haklısın. Tekrar hazırlamasını isterdim. Matcha oranı ne oldu onun söyler misin bana? derdim. Az paraya çok iş yapıyor olabilirler ama bunun cezasını ben aldığım hizmetle ödemek zorunda değilim.
+1
huladancer
(15.02.26)
@huladancer, laktozsuzda şeker oranı daha yüksek olduğundan diyabet durumunda dikkat etmek gerekiyor, bu sebeple tercih etmiyorum.

maça konusunda, ikinciye hazırladığı için bişey desem, bi laf yiyeceğim gibi geldi; uzatmadım o nedenle:) Bir de nero’da maça karışımını direkt dolaptan çıkarıp döktükleri için, içeceği ılıklaştırıyor. Geçen sefer bu yüzden bayaa ılık içmek zorunda kalmıştım; bunu da hiç sevmem. Öyle olunca bu sefer, “ekstra sıcak olsun” dedim, starbaks’ta öyle yapabiliyorlar çünkü. Bence ekleyeceği maçayı yeniden ısıtmamak için böyle yaptı ama içecek de formatından çıktı..

Artık anlıyorum ki, baştan hepsini üstüne basa basa söylemek, iyi bir içecek için şartmış. Bakıyorum millet “vayt çaklıt moka, badem sütlü, yarım pompa şekersiz vanilya ekle, üstüne tarçın serp” diye sipariş veriyor, onlarınki nasıl oluyor, hayret :D Teşekkürler.
0
🌸lil siztah
(15.02.26)
(13)

Bayat eşiğiniz nedir?

yurtsuz john
Yaptığınız bir yemeği buzdolabında kaç gün bekletiyorsunuz?
Yaptığınız bir yemeği buzdolabında kaç gün bekletiyorsunuz?
0
yurtsuz john
(14.02.26)
1 normal
2 taze son gün
3 bayat
4 büyük ihtimal çöp.
Yemeğe bağlı
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
3 güne kadar kafam rahat yerim, 5 e kadar da bir şey olmaz diyerek yerim *swh
-1
belkider
(14.02.26)
yapıldıktan sonraki 2. gün yenilmediyse atarım.
bu süre içinde de bir kez ısıtır, artan varsa yine atarım.
pişirme ve yeme konusunda buna göre planlama yaptığımdan neredeyse hiç atmıyorum ama.

eski bir patronum, dolapta bekleyen şeyler için "yiyecekseniz bi bakın, bozulduysa ben yerim" derdi. maşallah donuz gibi adamdı..
0
lil siztah
(14.02.26)
Yemekleri yapıp dolaba koyarız. Ertesi gün yiyeceğimiz kadar ısıtıp isitmadigimizi ertesi güne saklariz. Yani üç güne kadar yolu var.
+1
egerbiryolcu
(14.02.26)
Hanıma kalırsa 2 bana kalirsa 5 den sonra atarım
+2
mirty
(14.02.26)
Yemeğin önce kokusundan sonra tadından anlaşılıyor. Yemeğine ve nasıl sakladığına göre değişir. Zeytinyağlılar dolapta 1 hafta rahat bekliyor
0
grimavi
(14.02.26)
Bozulmadıysa tazedir.
0
auroraaurora
(14.02.26)
Koklarım, kötü kokmuyorsa tadarım, ekşimemişse yerim.

Son kullanma tarihi geçmiş ürüne de aynı tarifeyi uygular, ekşime kokma yoksa gömerim. B.k boğazlı bir adamım.
0
kibritsuyu
(14.02.26)
Bozulmadığı sürece gömerim, bulamayanlarlar var hakka giremem.
0
baldan kaymak
(14.02.26)
genelde 3 günde bitiyo ama bitmemişse 4. gün de yiyorum. hep dolapta duruyo tabii. yiyeceğim kadarını ısıtıyorum.
0
spirit crusher
(15.02.26)
3-4 gun yiyoruz rahat.
mis gibi tencere yemegini 3 gun sonra dokeceksek ona para yetmez.
0
cooperr
(15.02.26)
Psikolojik olarak 3 gün ok dir sonra atarım. Yemeden önce bi koklarım tabi hep.
0
basond
(15.02.26)
Oğluma günlük taze yediririm ısıtılmış yedirmem.
Kendimize de sadece dünden kalanı yeriz daha fazla bekleyeni yemeyiz. Onda da kremalı yiyecekler, balık vs riskli diye yemeyiz. Olabildiğince taze yeriz.
0
yenibirgüzelnick
(15.02.26)
(8)

Gürültü önleyici kulaklık

egerbiryolcu
Toplu taşımalar bazen çok uğultulu veya gürültülü oluyor, müzik vs de dinlemek istemediğin sesten soyutlanmak istenilen anlar için bir ürün önerisi arıyorum.
Toplu taşımalar bazen çok uğultulu veya gürültülü oluyor, müzik vs de dinlemek istemediğin sesten soyutlanmak istenilen anlar için bir ürün önerisi arıyorum.
0
egerbiryolcu
(14.02.26)
fiyat aralığı; kafa üstü mü, kulak içi mi, bunlar önemli kriterler.
kafa üstü olarak, bose quiet comfort ultra kullanıyorum. uzay boşluğunda süzülürmüşçesine soyutlanmışlık sağlıyor. ancak bu kadarını sağlamak için az da olsa bi ses ya da müzik çalmanız lazım. spotify'da uygun playlistler var.
0
lil siztah
(14.02.26)
Fiyat aralığı ortalama bir şey olabilir. Kafa üstü ve kulak içi iki türden de öneri alirim.
0
🌸egerbiryolcu
(14.02.26)
Kulaklık değil de kulak tikaclari olabilir.
Toplu taşımada o kadar soyutlanmayi da önermem. İçeride birisi madde etkisinde cinnet geçiriyor olabilir, kaza olmuş olabilir, dalıp gidersin durak kaçabilir, kavga çıkmış ve olaylar bana dokunacak olabilir.
Dışarısı soyutlanmak için güvenli değildir.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
Yürürken sokakta kaldırımda saydığınız sebeplerden asla kullanmıyorum toplu taşımada da bir aksiyon olunca diğer insanların aksiyonlarından belli oluyor genelde.
0
🌸egerbiryolcu
(14.02.26)
Anker Soundcore Liberty 4 nc almıştım birkaç ay önce bayağı memnunum.

Kulakiçi nc çok para vermedikçe işe yaramayacağını düşünüyordum yurtdışı bi iki test izledim orada övmüşlerdi bu kulaklığı bayağı. Aldım, pişman olmadım.
+1
chicha_v2
(14.02.26)
www.trendyol.com


müzik dinlemek istemiyorsan bundan al, ben uyurken kullanıyorum etrafımda inşaat olduğu için, bir sürü tıkaç denedim en iyisi böyle olanları. tamamen sesi yok eden bir çözüm yok.
0
nahtoderfahrung
(14.02.26)
Ben kulak içi kullanamadığım için şöyle bir şey almıştım:

www.trendyol.com

tamamen kesmez ama daha katlanılabilir kılıyor.
0
inawen
(14.02.26)
Çok pahalı olsa da bugüne kadar denediğim en iyi nc kulaklık Sony XM6. Ben de pahalı sayılabilecek bir kulaklık sahibi olmama rağmen (Bose NC700) Sony başka bir seviyede
0
kimlanbu
(15.02.26)
(4)

Tam gün liseye giden bir öğrenciye ne kadar harçlık veriliyor?

koskoca kirpi
Merhaba,Ben liseyi bundan 25 yıl önce tam gün okuyordum, yani öğle arası vardı. Bugün o yıllarda öğle arası pide yediğimiz ortalama bir yere gittim. Bir pide + kolaya 600 lira hesap geldi inanılmaz bir şey. Babamın bana liseye giderken bugünün 600 lirasına karşılık gelen harçlık vermediğine adım gib
Merhaba,

Ben liseyi bundan 25 yıl önce tam gün okuyordum, yani öğle arası vardı. Bugün o yıllarda öğle arası pide yediğimiz ortalama bir yere gittim. Bir pide + kolaya 600 lira hesap geldi inanılmaz bir şey. Babamın bana liseye giderken bugünün 600 lirasına karşılık gelen harçlık vermediğine adım gibi eminim. Hadi benim anam babam memurdu, sınıftan arkadaşlarla giderdik durumu ortalama altı çok arkadaşım vardı bir sorun olduğunu hatırlamıyorum. Bugün düşündüm aklım çıktı. Adam çocuğuna kaç lira harçlık verecek daha bunun yolu var, ekstrası var; genç adam bu, gezmesi tozması sineması var.
+2
koskoca kirpi
(14.02.26)
çok haklısınız. öğlen yemeklerini bir avm'de yiyorum, tam lise çıkış saatinde; çocukların harcayabildiği paralara inanamıyorum. eski zamanlara göre tüketim de, fiyatlar da çok arttı. benim zamanıma göre en önemli fark; artık annelerin de çalışıp, aile bütçesine katkı yapması diye düşünüyorum.

yeğenim aylık 3 bin lira harçlık alıyor, nakit ihtiyaçları (minibüs parası vs) için. öğlen yemeğini evden götürüyor. okuldan çıkınca yemek sipariş edecekse, anne-babasının kk'nı kullanıyor. rahat bi 15 bin lira oradan harcıyordur. bunu ona da sordum; arkadaşlarla dışarıda menü söylemiyoruz, sadece büyük patates söyleyip hep birlikte yiyoruz, ucuz kahveciye gidiyoruz falan dedi. ama daha büyük bir kalem, giysi harcamaları bence. genç olduğundan ayakkabısı, sweat'i falan hızla eskiyor ve kendime almadığım kadar ona kıyafet alıyorum (ailesine ek olarak). mavi'de sıradan bir sweat 2-3 bin lira. iyi bir spor ayakkabının ömrü 4-5 ayı geçmiyor ve her gün aynı ayakkabıyı giymesi de sağlıklı değil. sonra diyorlar ki en az 3 çocuk yapın..
+4
lil siztah
(14.02.26)
Ben de KYK bursunun 3 bin TL olduğunu öğrendiğimde şok yaşamıştım. Üniversite öğrencisine değil, ilkokul öğrencisine yetmez o para. Ne kadar verebiliyorlarsa o kadar verebiliyorlar. Çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden bir adam vardı. Neyse ki milletimiz kararlarından memnun.
-2
arbre
(14.02.26)
kredi kartları patlamanın en yüksek seviyesinde. Veliler nakit dayandıramadığı için ek kartlarını veriyor öğrencilerine.
0
jamswety
(14.02.26)
bizim eve yakın bir meslek lisesi var. öğlenleri öğrencilerin çoğu a101 bim gibi marketlerden kola gazoz vs alıp sigarayla beraber öğleni geçiriyorlar. ülkede en ucuz şey sigara maalesef. paraları yemek almaya yetmediği için sigara daha cazip geliyor.
0
catakutle
(15.02.26)
(9)

Naabıyonuz

sehpa fx350
La işe yaramazlar?Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
La işe yaramazlar?
Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
-18
sehpa fx350
(14.02.26)
Sevgililer günün kutlu olsun.

Ne olsun işte vizem bitti vize almaya çalışıyorum. Temmuz’da Maastricht’te Andre Rieu konseri var.

İstediğim bir şey yok, önüme ne gelirse sevinçle karşılıyorum. Yaşamak çok güzel şey.
+1
gabe h coud
(14.02.26)
gitmiyor ama gidecek.
ben işten çıkartılır mıyım diye düşünürken o olay iptal oldu yolunda ama eşimi işten çıkartmışlar. benden çok daha zor iş buluyor kurumsal iletişimci olduğu için (ben ön muhasebeciyim). canımız bayağı sıkkın bu duruma.
ama düzelecek.. inanıyorum.
+1
matilda
(14.02.26)
Mubi üyeliği aldım. Varoluşsal sancılar geçiyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
Hayırlısı da bu ise istediğimiz gibi gitmemeye devam etsin .
0
diyecevaplandı
(14.02.26)
Büyük bir prog grubuna iki Türk eleman seçildi iki gün önce, adamların adına sevinip duruyorum. Nisan’da İstanbul’da konser verecekler ama iptal olmazsa bakalım. Yunan arkadaşla konuştum, geçende onlarda da kilise konser iptal ettirmiş. Şaka gibi işler..
0
lil siztah
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
@lil siztah ile nevermore heyecanını paylaşıyorum. O kısım pozitif.
+1
cay koy geliyorum
(14.02.26)
Hoi An, vietnam‘da okyanusa karsi coconut ice coffee iciyorum. Bekledigim bir haber var. O da olumlu sonuclanirsa hayat mükemmel gibi bir sey benim icin.
-2
Purple life
(14.02.26)
Beş para etmez, deprem riskli yerlerde açlıktan ve depremden ölmeden aile evine döndüm. Annemler kendi odalarını bana tahsis ettiler, istediğin gibi düzenle dediler. Absürt kira, depozito, fatura yükünden kurtuldum, o parayla Balı, Gürcistan, vizesiz ne kadar Balkan ülkesi varsa teker teker gidip gezmeye gitmisken de haftalarca kalmaya karar verdim. Bir daha İstanbul'da eve çıkmak istemeyeceğimi umut ediyorum. Cidden zor zamanlardan geçtik.
-1
sekizdokuzon
(14.02.26)
Bazen istediğim gibi gitmez tamam da hep mi gitmez
0
yakalayamadığın.ışıklar
(14.02.26)
(5)

Gerilim/korku önerisi (Netflix veya Prime)

hadi ya la
Black Mirror bölümü gibi bir dizi bölümü de olabilir, film de. Önerilerinizi bekliyorum
Black Mirror bölümü gibi bir dizi bölümü de olabilir, film de. Önerilerinizi bekliyorum
0
hadi ya la
(12.02.26)
Prime'da ilk aklıma gelen;

The Devil's Hour.
+2
put it in your appropriate place
(12.02.26)
Get out(2017) varsa öneririm.
0
lil siztah
(12.02.26)
Haunting hill
Cassandra
0
Purple life
(12.02.26)
netflix ya da prime'da var mı bilmiyorum ama dizi bölümü önerim:
www.imdb.com
0
late viper
(12.02.26)
Speak No Evil son yıllarda seyrettiğim en iyi gerilim filmi. Orjinalini seyrettim. Ama Amerikan versiyonu da gayet iyi diyorlar.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(04.03.26)
(8)

sit alanı olan ev alınır mı?

princess eugenie
yaptırması nasıl oluyor?
yaptırması nasıl oluyor?
0
princess eugenie
(08.02.26)
sit alanı olan arsaya ev mi yaptıracaksınız, yapılmış evi mi alacaksınız?

4-5 sene öncesine kadar bodrum'da sit görünen yerlerde numune kazıları yaptırıyorlardı, ve bir şey çıkmıyorsa inşaat izni veriyorlardı. tabi bahsettiğim, bodrum merkezde kalmış küçük arsalar ve küçük inşaatlar. şimdi nasıldır bilmiyorum. ama dağ başındaki sit alanına aynı şekilde mi izin verilir veya verilir mi bilemem.

yapılmış evi alacaksanız, yıkım kararı çıkar mı bunu gidin belediyeden sorun. sonuçta oraya inşaatın yapılmasına göz yummuşlar, size her bilgiyi de vermek zorundalar. biz bilemeyiz, alırsınız, sonra yıkarlar öyle kalırsınız.
0
malheiros
(08.02.26)
aslında belki de sit alanı demek doğru olmadı. çok eski, şık bir ev. "anıtlar kurulu kararıyla restorasyon yapılabilir" deniyor.
0
🌸princess eugenie
(08.02.26)
boğaz ön görünüm gibi o zaman dediğiniz. zor bence. o işi yapan, prosedürü bilen mimarla çalışmanız gerekli. para varsa, restorasyondan sonra değecekse veya satılırsa kar edebilecekseniz girin. yoksa değmez. ha alıp çivi çakmadan oturursunuz, o da olabilir.
0
malheiros
(08.02.26)
Doğru tanım: eski eser tescilli parsel. Sit alanı ya da ön görünüm kavramları, yeni yapı inşaatını bağlar. Tescilli parseldeki binanın ömrü olduğunca aynı yapıyı onararak yaşatmak; ömrü bitince de aynısı rekonstrükte etmek, yani yeniden yaptırmaktan başka şansınız yok.

Restorasyon konusunda da, yapının durumuna göre aldığınızın 3-5 katı restorasyon masrafı çıkabilir + yalnızca projesinin onaylanması bile bir kaç yıl alır. Ciddi alıcıysanız, yapının bağlı olduğu “koruma bölge kurulu”na giderek bilgi almayı ihmal etmeyin. Onarım için başvuracağınız merci de burası. Ancak çatı onarımı, cephe boyası gibi yapıda önemli değişikliklere sebep olmayacak “basit onarım” gerekiyorsa, buna il ve ilçe belediyelerindeki “kudeb” birimleri bakıyor. Bu işler kısmi projeyle daha hızlı yapılabiliyor.

Özetle zengin ya da vakti bol birisi değilseniz çekilecek dert değil; girmeyin derim.
+1
lil siztah
(08.02.26)
ev yeni mi eski mi? dedemin evi Bursa'da sit alanı olarak belirlendi, satarken çok zorlandı ve baya ucuza gitti ev. ev 30 senelikti ve yıkılınca yerine yeni bir ev yapılmayacaktı.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
çok eski. boyutuna göre gayet ucuz. neden yapılmayacaktı?
0
🌸princess eugenie
(09.02.26)
Yukarıda söylediğim gibi, tescilli parselde aynı evi yeniden yapmak dışında seçeneğiniz yok.
0
lil siztah
(12.02.26)
anıtlar kurulu onaylasa bile yıllar sonra fikir değiştirip ya da hiç onaylamamış gibi tekrardan başınıza bela açabiliyor. sonra davalarla uğraşıp yıpranıyorsunuz. bu da burada dursun.
0
eileengray
(12.02.26)
(11)

swatch x omega

eileengray
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.Omega:https://www.swatch.com/en-us/bioceramic-moonswatch-collection/bioc
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.

Omega:
www.swatch.com

Blancpain:
www.swatch.com
0
eileengray
(08.02.26)
asiri hosuma gitti ama linkte genel sayfa cikiyor hangi urun sectiginiz anlasilmiyo
0
ala09
(08.02.26)
@ala09
renk seçemedim ki.. bu yüzden koleksiyonun tümünü koymak istedim. mission to mercury olabilir. kısaca görevimiz hangi gezegene bilmiyorum :) blancpain’de de yeşil abyss olan belki.
0
🌸eileengray
(08.02.26)
Çık giziilll
0
üğpoıuy
(08.02.26)
Ben de omega serisi var oldukca guzel duruyor. Saat seven birisi iste murlaka isteyecektir. Saat meraklilari genelde koleksiyonuna bir tane ekliyor.
0
oscar
(08.02.26)
saatten anlayan biri icin iyi bir hediye olmayabilir. gercekten horolojiyle ilgilenen birisiyse tavsiye etmem hediye alinmasini.

cok girip cikiyorum saat subredditlerine. bu seri cok tartismali. seveni de var, ki ben de omega sevdamdan ciddi ciddi almayi dusundum bi ara, yalan yok. ancak sonucta bir para kaybi olduguna karar verdim. zaten omega speedmaster kullaniyorum.

kasa bioceramic dense de sonucta plastik bir saat. cami da ayni sekilde plastik. kullanicilar cok cizildigini soyluyor. yani icinde ucuz quartz mekanizma, disi marketing terimleriyle suslense de sonucta plastik. bu fiyat kesinlikle asiri ucuk. tamamen omega, blancpain isimlerini kullandiklari icin bu paralari istiyorlar. (omega, swatch, blancpain hepsi swatch grubuna ait markalar) daha ucuz olsa dusunulebilirdi ama bu haliyle onermem.
+1
antikadimag
(08.02.26)
hosuma gitmedi benim, bana hediye olarak gelse aa niyeti iyi tesekkurler ama sadece o kadar olarak bakardim begenmezdim.

antika+1
0
gule gule
(08.02.26)
Yakından orijinal bi tasarımın Çin malı çakması gibi duruyor bu seri ne yazık ki. Ben tercih etmezdim.
0
lil siztah
(08.02.26)
mekanik olan blancpain alınabilir, ama quartz moonwatch bence alınmaz. hoş moonwatch'in dizaynı daha güzel ama değmez.
0
malheiros
(08.02.26)
Olmaz ya.
0
gabe h coud
(08.02.26)
bence bir mağazada yakından incelemeden almayın. plastik malzeme ile çocuk saati kalitesinde bir saate sırf üzerinde omega yazıyor diye 10küsür bin lira vermeyin
+1
mutantking
(09.02.26)
saatle hiç alakasızsa moonswatch da olur ama biraz meraklıysa mekanik olmasından dolayı blackpain olanını alırdım. Koyu yeşil rengi çok güzelmiş.
+1
burfak
(09.02.26)
(3)

Parafpara halkbank nerelerde geciyor

optimistbakunin
Hepsiburadada yokmus. Online oncelikli olmak uzere nerelerde bu paraciklar geciyor biliyor musunuz
Hepsiburadada yokmus. Online oncelikli olmak uzere nerelerde bu paraciklar geciyor biliyor musunuz
0
optimistbakunin
(07.02.26)
Üç harfli marketlerde, pos'u bulunan akaryakıt istasyonlarında,
0
Mirket
(07.02.26)
Online olarak neredeyse yalnızca N11’de geçiyordu yakın zamana kadar; bir kontrol edin.
Fiziksel pos olarak A101, Şok ve Migros’ta geçiyor; ilk ikisinde çok sorun çıkıyor ama, her mağaza çekemiyor vs.
-1
lil siztah
(07.02.26)
Online olarak kullanılamıyormuş maalesef.

Parafmobil uygulamasını indirin. Profil kısmında program ortakları var. Oradan filtreleyerek hangi mağazalarda geçerli görebilirsiniz.
0
elorelia
(08.02.26)
(6)

Dans spor ilişkisi

muhayyer divan
SelamSporu dans gibi yapmak istiyorum. Bu işlerden anlayan var mı, kime danışılır bu iş? Olay şu, çook kilolu ve muhtemelen de tip 2 diyabetli olduğum için hem ortopedik hem de metabolik olarak kendimi harekete getiremiyorum, ağrılarım çok, hareket etmezsem daha beter olacak, spor yapmayı da o kadar
Selam

Sporu dans gibi yapmak istiyorum. Bu işlerden anlayan var mı, kime danışılır bu iş?

Olay şu, çook kilolu ve muhtemelen de tip 2 diyabetli olduğum için hem ortopedik hem de metabolik olarak kendimi harekete getiremiyorum, ağrılarım çok, hareket etmezsem daha beter olacak, spor yapmayı da o kadar tuhaf acaip ve anlamsız buluyorum ki, yüzme hariç spor da yapamıyorum (yüzmüyorum yani, yüzme hariç her şey anlamsız geliyor, dans çok daha anlamlı ve eğlenceli geliyor).

Benim gibi böyle ağrılı sıkıntılı bir kadına yavaş yavaş harekete başlatıp hareketi sevdirecek, hareketini ve enerjisini artırmasına yardımcı olacak, iskeletine çok yüklenmeden yapabileceği dans gibi bir spor arıyorum. Bu işin tıbbî bir uzmanlığı varsa (bence yoktur, keşke olsa) beni aydınlatır mısınız?

Line dance diye bişey çıktı karşıma, o uygun mu mesela?
-1
muhayyer divan
(01.02.26)
Step aerobik olmaz mı?

www.google.com

Yalnız anladığım kadarıyla grup derslerinde geri kalır ya da zorlanırsın. Eklemlerine binecek yükü en iyi sen bilir, durman gereken noktayı sen takdir edersin.

Onun için grup dersi değil de bilgisayar başında evde kendin başlaman için de şöyle şeyler var.

www.youtube.com
+1
Mirket
(01.02.26)
Evet evet grup dersi olmaz, anca bir doktor veya uzmandan görüş ve tavsiye alarak tek başıma başlarım diye düşünüyorum, zaten utangaçlık da var kolay kolay uluorta dans edemem :)

Fakat işte step aerobik pek dans değil gibi, müzikle uyumlu ve anlamlı hareketler olsun istiyorum :)

Göksu Tümaç iyiymiş yalnız, bakalım bakalım, güzel başlangıç 👏🏻👏🏻👏🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻
0
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
Aradığınız şey barre olabilir, bale egzersizleriyle karışık esneme ve kardiyo hareketleri. Yakınınızda barre dersi varsa çok keyifli olabilir aslında. Ya da takip edebileceğiniz bir sürü video var. www.youtube.com

O olmazsa zumba var, hiç utanıp sıkılmadan derse gidebilirsiniz bence, benim kuzenim gidiyor, sınıfında her boyda her kiloda kadınlar var, çok eğleniyorlar. Ya da yine Youtube'dan yapabilirsiniz. www.youtube.com
0
kobuzchu kiz
(01.02.26)
Çok teşekkürler, zumba epey hareketli zıplamalı atlamalı bir şey, şu an için yapmam pek mümkün değil. Ufak hareketler lazım. Step gibi bir dans olsa çok tatlı olur. 👏🏻👏🏻👏🏻🌷
-1
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
Kilonuz çoksa, kendi seçtiğiniz dans tarzı hareketler içeren bir sporla sakatlanma/kendine zarar verme ihtimaliniz yüksek olur. Bu sebeple, güvenli bir kiloya inene kadar yürüyüş öneriliyor. Eğlenceli bişeyler dinleyerek yürüyüş yapabilirsiniz mesela. toplayamadığımdan ara vererek yaptığım setler, sonrasında hiç zorlamaz oldu. Bir yaştan sonra kalp açısından da dikkat etmekte fayda var.
+1
lil siztah
(01.02.26)
Evet onu yapmaya da gayret ediyorum, anlamsız gelse de yapıyorum :)
-1
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
(5)

Yurt dışından Türkiye en ucuz şekilde nasıl aranır?

holy biblo
Biliyorsunuz bazen kurumları, Whatsapp olmayan kişileri ve yerleri aramak gerekebiliyor. Bunun en ucuz yöntemi nedir?
Biliyorsunuz bazen kurumları, Whatsapp olmayan kişileri ve yerleri aramak gerekebiliyor. Bunun en ucuz yöntemi nedir?
0
holy biblo
(31.01.26)
ben vatsap kullanmıyorum. (iphone'da) uçak modunda wifi'a bağlıyken normal arama yapar gibi (rehberimdeki numaralara tıklayarak) arama yapabiliyor ve alabiliyorum. sanal sim'le hiç denemedim ama onda da bu şekilde oluyor olabilir.
not: aradıklarım hep cep numarası idi, sabit numara denemediğimi ekleyeyim.
0
lil siztah
(31.01.26)
Ben www.mobilevoip.com kullaniyorum, siteden ya da iOS/Android app'lerinde hesap acip kredi yukleyip kullaniyorsunuz. Turkiye'deki bir sabit hatti aramanin dakikasi 3-5 cent gibi miktarlara geliyordu en son.

Zamaninda 10 Euro kredi yuklemistim, hala 9 Euro'ya bile dusmedi :)
0
sertac akin
(31.01.26)
araştırmanız gereken şey wifi calling
çoğu telefonda var. ücretsiz.
0
memantine
(31.01.26)
bu wifi calling'i yurtdisi hattiniz uzerinden mi yoksa turk hattinizdan mi yapiyorsuz?
0
🌸holy biblo
(22.02.26)
Her ikisi de olur.
0
lil siztah
(22.02.26)
(7)

Yola terk alanı sahiplenen apartman kişisi haklı mı?

psmstc
Yani para ödeyip apartmanın özel otoparkı filan yapmamışlar. Bizim apartmanın karşı apartmanı. Bizim de otoparkımız var yine yola terk herkese açık. Bizim otopark dolu olduğunda bu karşı apartmanın ön alanı hep boş oluyor diye bırakıyorum. Giriş kat evi olan adam geldi buraya bırakmayın nerede oturu
Yani para ödeyip apartmanın özel otoparkı filan yapmamışlar. Bizim apartmanın karşı apartmanı. Bizim de otoparkımız var yine yola terk herkese açık. Bizim otopark dolu olduğunda bu karşı apartmanın ön alanı hep boş oluyor diye bırakıyorum.

Giriş kat evi olan adam geldi buraya bırakmayın nerede oturuyorsun filan muhabbeti yaptı. Dedim burası yola terk. Rahatsız oluyor apartmandakiler vs muhabbeti yaptı. Rahatsız olan gelsin benimle konuşsun dedim. Ayar oldum çünkü.

Böyle durumlarda ben kendi apartmanımın önü diye sahiplenmiyorum çünkü karşı apartman da gelsin parketsin komşuyuz sonuçta. Neticede benim apartmanım da satın almamış ön alanımızı.

Kim haklı kim haksız?

Dipnot: Her iki apartman olarak da çıkmaz sokaktayız bu arada. Trafiğe açık bir bölge değil.

Tamam abi kusura bakmayın deyip aracımı almam mı doğru olandı?

Ki ben söylemem gerekeni söyledikten sonra aracımı aldım da bu arada.
+1
psmstc
(31.01.26)
umrumda olmaz. arabamı koyar geçerim çünkü o alan onların da degil. anladıgım kadarıyla trafigin akışını da engelleyecek bir durum yok. muhtemelen her apartmanda olan saga sola salça olan ihtiyar bir tipe denk geldiniz. Rahatsızsanız şikayet edersiniz diyip geçin. zaten şikayet etse de hiç bir sonuç çıkmaz
+1
limonlu eksi
(31.01.26)
Bu tur durumlarda yazili olmayan kural, kendi apartmaninizin onu boşsa oraya konmasi. Eger degilse neresi uygunsa oraya birakilir.

Cok rahatsiz oluyorsa bedelini odeyip belediyeden kiralayabilirler.
+4
brkylmz
(31.01.26)
yola terk alanı, kaldırıma kadar olan kısım, yani bahçe duvarı çekilebilecek alanda ise bence komşu haklıdır, izin alarak hoşgörüyle olur tabi

oraya isterse ağaç dikebilir, bostan yapabilir
0
hoot
(31.01.26)
ben olsam "rahatsızlığın sebebi tam olarak nedir?" diye sorardım. hukuki kısmı bir yana, aracın orada bulunması adamın ışığını/manzarasını kesiyorsa, mesela eski araç olup da çalışması vakit aldığından sabahın köründe aşırı motor sesi oluyorsa, sizin apartmanın önünde yer varken özellikle oraya bırakıyorsanız vd haklı olabilir.
anlattığınıza bakılırsa size yüksek perdeden yaklaşmış; o muhabbet imkanını yaratmamış gibi duruyor. şimdilik gerekeni demişsiniz bence.
0
lil siztah
(31.01.26)
zorunlu terk alansa park etmeyin, etseniz de gereksiz diklenmeyin. yasal haklı değiller, doğal haklılar. yasal olarak bir şey yapamazlar ama o alanı ağaçlandırabilirler ya da başka bir şekilde değerlendirebilirler. terk alanlarına peyzaj çalışması yapılabilir. herkes mağdur olur...
-1
hiphopotam
(31.01.26)
Kendi apartmaninin onu bos ama yine de oraya mi birakiyorsun anlamadim. Oyleyse ben de sinirlenirim. Bir de giris kattakiler icin bu tip seyler sorun oluyor cidden. Kisinin cam onukapaniyor. Belki camdan bakan biri var evde, yaslilar mesela seviyolar cam onunde kahve mahve icmeyi.
Ama kendi apartmanimin onu de doluysa her zaman olmamak kaydiyla birakirim kamu mali olan her yere tabii
+2
Kittie
(31.01.26)
Terk mevzusunu anlamadan yorum yapılmış.

Terk, kendi tapulu malın iken yol olmak üzere (zorunluluktan) bıraktığın, malından ayırıp terk ettiğin yere denir. Buraların artık sahibi yoktur. Kamuya terklidir. “Eskiden benimdi de yol açılırken bizden alınmıştı da bizim de hakkımız vardı da” falan da filan da bunlar boş laf. Terk edilmişse, artık o binadakinin de yoldan geçen rastgele bir adamın da oradaki hakkı aynıdır.
Dolayısıyla terk edilen yere yok ağaç yok bostan zart zurt hiçbir şey yapamazsın, çünkü senin mülkiyetinde değil, hakkın yok.

Üzerinde bina olmayan ama aahini olan, ağaç dikilebilecek, duvar çekilebilecek olan yer terk değil BAHÇEdir. Arsanın (terkten sonraki) sınırından, binaya kadar olan yerdir bu. Burada başkasının hakkı yoktur, özel mülktür. Çevresini duvarla sarabilir içine çiçek dikebilir.

Yer terk mi bahçe mi bunu bilmek lazım. Bahçeyse zaten haklı, ama terkse haksız olmasına rağmen kabul edilmiş gerçekler var. Çıkmaz sokakta yüzyüze bakılan bir yer diye anlıyorum. Mevzu çıkmasın kapansın gitsin istiyorsan çekmen doğru. “Burası dağ başı mı ulan” dersen de haklısın, uğraşır, tersler, korkutursun.

Ben alttan almayı sevmiyorum.
0
lazor
(01.02.26)
(5)

Herkesin her şeyin en iyisine layık olduğunu düşünmesi

yakalayamadığın.ışıklar
Mantıklı mı sizce? İnsanlar çok mu beklenti içerisinde, çok mu hayalci? Ya da olması gereken şey bu mu?
Mantıklı mı sizce? İnsanlar çok mu beklenti içerisinde, çok mu hayalci? Ya da olması gereken şey bu mu?
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(30.01.26)
Her şeyin en iyisine layık olduğuna inanmak iyidir fakat sorumluluk ister, çok büyük çoğunluk bunun farkında değil.

Evet her insan, sırf insan olduğu için her şeyin en iyisine layıktır ama kendisi gibi başkaları da her şeyin en iyisine layık. Herkes her şeyin en iyisine layık. Bunu hayata geçirebilmenin tek yolu, kendine yapılmasını istemediği ne varsa bir başkasına asla yapmamak. MESELA sınırlarına saygı gösterilmesini isteyen kişi başkalarının sınırlarını ihlal etmeyecek, özellikle de ZAMAN konusunda. Hiçbir insanın ömrünün 1 saniyesi bile hiçbir insan tarafından yeniden yaratılamaz, kimse kimseye ömür hediye edemez. Ama herkes birbirinin zamanını çok hakkıymış gibi çarçur ediveriyor mesela.

Anadiline saygısızlık edilmesini istemeyen kişi başkasının anadiline saygısızlık etmeyecek. Kendi anadiline de saygısızlık etmeyecek. Kendi için istediğini başkası için istemedikçe insan, gerçekten insan olmaz.

Öyle kolay değil yani.
-2
muhayyer divan
(30.01.26)
bence daha çok 20'li yaşlardan geriye, yeni nesil böyle. biraz yetiştirilme biçimi, biraz da kendi dünyalarında yaşamaktan kaynaklanıyor sanıyorum. ben kenarından y jenerasyonuna giriyorum; bizim nesil istisnasız disiplin ve baskı ile büyütülmüş izlenimlerime göre. ikisi de uç; orta karar bir kendini ve haddini bilme durumu iyidir bence.

bir üniversite'de dışarıdan ders veriyorum. öğrencilerin büyük çoğunluğunun kendine güvenine, yer yer küstahlığına inanamıyorum bazen. çok takılmamaya çalışıyorum; çünkü yarım gün bulunduğumdan o kadar katlanılmaz değil benim için ve son sınıf olduklarından lafla eğitilecek yaşı çoktan geçmişler. normalde -özel sektör koşulları ortadayken- yeni mezunlar olarak piyasaya atıldıklarında karşılaşacakları muamele için onlara üzülmem gerekirken, asıl onlarla muhatap olacak patronlara üzülüyorum doğrusu..
0
lil siztah
(30.01.26)
Mantıklı değil. Kabul etmekte zorlansak da insan kendini çevresiyle kıyaslıyor. Neredeyse hepimiz 60-70 sene önce ağa falan olmayan ama az çok toprağı olup işleyip kazanan köylüden daha iyi yaşıyoruz. Bu durumu herşeyin en iyisine sahibiz olarak görüyor muyuz? Hayır.
Çok da hayalci değil aslında, iyi bir hayat yaşamak isteyen çoğu kişi için fırsatlar var. Sıkı çalışma, fırsatları değerlendirme ve mümkün olduğunca deneme sonrası göreceli olarak herşeyin en iyisine sahip olunabilir.
0
mbond
(30.01.26)
İnsanın bir şeyin iyisini istemesi başlı başına kötü bir şey değil ancak öyle kendiliğinden, sanki bir doğa kanunuymuşçasına "Layık olmak" diye bir şey yok. Herhangi bir canlı, doğal halinde hiçbir şeye layık değil. Eğer bir şeyler (Hak, varlık, saygı, sevgi) ediniyorsa bunu ya kendi çabasıyla ya da kendinden önce gelenlerin çabalarıyla elde ediyor. Yani bir şekilde birilerinin entropiye karşı koyması lazım; bu da emek sarfetmek, enerji harcamak demek. Bu bir insan için çalışıp bir yerlere gelmek de olabilir, iyi bir aileye doğmak da olabilir.

Bu noktada bir şeye layık olduğunu düşünen insan bunun için çabalıyorsa; bu daha çok çalışmak da olabilir, layık olduğuna inandığı şeyi elinden alanlara karşı mücadele etmek de olabilir, bence çok sorun yok. Ama sadece durduğu yerde "Ben buna layığım, ona da layığım" diye atıp tutuyorsa olsa olsa hezeyanlardadır. Tani şunu da unutmamak lazım; hayat sosyal bir olgu. Yani sen "Ben bu kafede daha iyi bir hizmete layığım" derken sana hizmet veren kişi de muhtemelen bununla çatışan şeylere layık olduğunu düşünüyor.
0
salihdt
(31.01.26)
Tersinden düşün, bir insan neden her şeyin kötüsüne layık olduğunu düşünsün ki? İnsan hayata bir kere geliyor, alabileceğini almak ister doğal olarak.
0
creepy
(31.01.26)
(8)

Cicibebe

basubadelmevt
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
0
basubadelmevt
(30.01.26)
Ben 90'larda bebekken Eti Cici Bebe çok pahalıydı ve bir tür statüydü. Prima bez gibi.

Şahsen o dönemde ulaşamayan kişilerin günümüzde bebeklerine yedirmeyi daha çok tercih ettiğini gözlemlemiştim.
Zaten genel olarak kendi çocukluğunda birçok şeyin eksikliğini çeken kişilerin kendi anne babalıklarında şayet durumları az biraz müsaitse bile yararlı mıdır zararlı mıdır düşünmeden çocuklarının önüne her şeyi yığdıklarını görüyorum. Tamamen psikolojik. Kendi travmaları, kendi yaşadıkları ebeveynliklerini şekillendiriyor ve bunu iyi yönde yapmıyor. Instamom, vlogger family gibi hayatların ünlü olmasındaki bir başka neden de bu. İnsanlar, çocuklarımızın önüne başka neler yığabiliriz, kendi hayatımızı başka nasıl sergileyebiliriz arayışındalar.
Rafine şekerin zararlarını şunun şurasında 20 belki 25 senedir konuşuyoruz. 90'larda Cici Bebe yedirmek statü meselesiydi ama günümüzde hala bunu yediren varsa şahsen cehalet göstergesi olarak algılıyorum.
+3
alice in potatoland
(30.01.26)
çocuk olmadan önce ben de onu yapmam bunu yapmam, aaaa sen nasıl anasın filan diyordum da şu an kızım 3,5 yaşında. aşırı olmamak kaydıyla dondurma, çikolata, hazır tatlı filan yiyor.

önceleri evde cips, çubuk kraker, dondurma, rafine şekersiz tatlı... neler neler yaptık. ama ya sen yerken görüyor istiyor, ya misafirlikte görüyor ya da parka indiriyorsun diğer çocuklar ikram ediyor. parkta yediğini evde yasaklayamıyorsun.

ha bebekken cici bebe vermedim. yani cici bebe vermenin şöyle manası yok. zaten 6 ay akadar emiyor. 6 aydan sonra ek gıda. ek gıda döneminde zaten sınırlı yiyebiliyor, onu da cici bebe ile harcamanın manası yok ve tabi zararlı bi yandan. ha rafine şekersiz cici bebe şeklinde ürünler de var. neyse. 1 yaşında çocuğu cici bebe yerken görsem anlam veremem. ama annesine bi şey de diyemem. herkesin anneliği kendine.
+7
elorelia
(30.01.26)
bu paketli ve aşırı şekerli şeylerin zararlarına yavaş yavaş uyanıyoruz çünkü. biraz bilinç kazanınca insana diken gibi batmaya başlıyor. ben şeker sevdamdan, tip2 diyabetin sınırından yeni döndüm. şu yaşımda kazandığım farkındalıkla kimseyi yargılamak da istemem; zira geçen yıla kadar gece gündüz tatlı gömüyordum..

geçen hastanede sıra bekliyorum; karşımda hamile annesinin kucağındaki 4 yaş civarında bir kız çocuğu, sürpriz yumurta yiyordu; hatta ıslak mendil bulamadılar, ben verdim. annesi dedi ki, "kızım aç olduğunu bilseydim poğaça alırdık." sonra çocuğun hiçbir talebi olmadığı halde annesi ikinci sürpriz yumurtayı da açıp verdi; sanırım doysun diye. valla bi uyarasım gelmedi değil ama ne haddime yani. devletin bunları politika bellemesi lazım diyeceğim de.. neyse.
+10
lil siztah
(30.01.26)
o da bir şey mi çürümüş meyvelerden yapılan püreleri çatır çatır yediriyorlar çocuklarına. bebelac mıdır nedir o.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.01.26)
Çocuk abur cubur bir şeylere ihtiyaç duyuyor ve insanlar bütçeleri dahilinde vermek zorunda kalıyor. Dışarda filan özellikle çocuk durmadığında (0-2 yaş) eline bir bisküvi verince oyalanıyor. Her zaman evde kendin yapamazsın dışarıdan almak zorunda kalırsın.
Parası olanlar organik olanları veriyor. Hipp vs. Ben de veriyorum açıkçası organik olandan ama organik ve sağlıklı olmadığını en pahalısının bile kimyasal içerdiğini biliyorum ama çocuk istiyor yani sıkılıyor oyalanmak için istiyor.
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Çok garip bir şekilde şu ürünü bebeklerden çok belli bir yaşın üstündeki erkeklerin tükettiğine şahit oluyorum.

Bebeklere de zaten belli bir müddet katı gıda verilmiyor katıya geçer geçmez de sanki mütemadiyen faydalı şeyler yediriyorlarmış gibi düşünmemek lazım, bu faydasız yiyecekler içinde belki de masumlardandır bu bisküvi bilemedim. Ben arkadaşımın çocuklarına sağlıklı şeyler almaya çalışıyordum ama baktım ki jelibonlar, çikolatalar bir sürü kötü şeyi tüketmesine izin veriliyor ben de saldım artık. Çocuklar maalesef çok kötü besleniyor ya üzücü.
+4
mutekebbir
(30.01.26)
Benim gördüğüm ya organik olanı alıyorlar ya da kendileri evde yapıyorlar. Ben de öyle yaptım şeker yerine elma suyu konsantresi hurma özü gibi şeyler koymuştum. Hazır olanı verene rastlamadım.
0
ekimoloji
(30.01.26)
doyumluk değil, bir bardak yoğurt, içine ufalanmış 4-5 adet cicibebe ara öğün olarak yediriyorduk.
0
synick
(31.01.26)
(3)

Crocs terlik numarası

kizil karga
Ayakkabı gibi aynı numara mı yoksa 1-2 numara büyük mü almak gerekiyor nasıl oluyor?
Ayakkabı gibi aynı numara mı yoksa 1-2 numara büyük mü almak gerekiyor nasıl oluyor?
0
kizil karga
(29.01.26)
benim ayağım 40; spor ayakkabıda 40.5 giyiyorum. crocs'un 39-40 olanı tam oluyor bana. yani tam numara diyebiliriz.
0
lil siztah
(29.01.26)
36 giyiyorum normalde spor ayakkabılarda 36-37 aldım. ama 2. parmağım baş parmağımdan uzun olduğu için rahatsız ediyor bir süre sonra :D açıkçası çok aşırı rahat bi terlik olduğunu düşünmüyorum.
0
elorelia
(30.01.26)
hatırlatma; güneşe koyma. 41 numara terliğim 37 oldu hanım kullanıyor şimdi.
+1
ground
(30.01.26)
(12)

Duyuruda cinsiyetini yanlış bildiğiniz yada tahmin ettiğiniz duyurucular oluyor mu?

pembediken
Bazen duyurulara cevap yazarken ayıp olmasın diye dikkat ediyorum.
Bazen duyurulara cevap yazarken ayıp olmasın diye dikkat ediyorum.
0
pembediken
(29.01.26)
Herkesin cinsiyetini doğru biliyorum ya da tahmin ediyorum bence.

Yanlış biliyormuşum ya da tahmin ediyormuşum bir de. Böyle özgüvenli ve iddialı konuştum ama 😂
-1
rock n roll
(29.01.26)
Yanlış yok da, emin olamadığım var. Sorucam bigün de yanlış anlar diye sormaya çekiniyorum.
0
Bruce
(29.01.26)
soru soranın cinsiyetinden bana ne? cinsiyetin önemli olduğu bir durum varsa, zaten genel olarak belirtiyorlar.
+7
co2s2
(29.01.26)
Ben mesela mesaj atacaksam nötr yazıyorum. Kız erkek bı varsayimda bulunmuyorum.
Ama bana erkekmisim gibi mesaj atan çok oluyor. Hitaplar yani oyle oluyor.
Bir de kendisine yürüyormuşum gibi ters davranan kadınlar oldu. Ya da gerçekten rahatsız oldular da çok olunacak bir şey yok gibiydi ;)
+1
a perfect lie
(29.01.26)
co2s2 bazen pot kırmamak için bilmek iyi oluyor
0
🌸pembediken
(29.01.26)
notr olarak cevap veriyorum +1
0
cooperr
(29.01.26)
bence pek çok insan bu sorunu aşmak için özel mesajlara "hocam" diye giriş yapıyor. ben de buna uyuz oluyorum:D

soruya cevap: potluk bir durum olduğunu hatırlamıyorum; zaten genelde belli oluyor.
gönül işiyse özellikle bilerek cevap vermek isterim; ama o durumda genelde belirtiyorlar zaten.
0
lil siztah
(30.01.26)
cinsiyet nötr nickler bende.
0
gabe h coud
(30.01.26)
Herkes cinsiyetsiz gibi düşünüyorum nedense. Ama agresif düşmanca tavırda olanlar otomatik olarak erkek diye kodlanmış bana
+2
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Yanlış tahmin ettiğim insanlar oldu. Çok spesifik nickler veya sorular hariç soran kişinin cinsiyetini anlamak zor. Zaten pek gerek de yok. Herkese nötr +1.
0
cay koy geliyorum
(30.01.26)
Oluyor, bir fincan kahve ile film izlemek ve aknehateni kadın sanıyordum, diillermiş.
0
(30.01.26)
Aknehaten erkek miymiş
0
hain kostokk
(30.01.26)
(12)

Benzer şeyler yaşamış olan var mı?

gnosis
Son birkaç aydır konuşurken bazı kelimeleri hemen hatırlayamıyorum. Elektronik aletleri şarjda unutuyorum. Fırında kek unuttum, yandı. Ocakta yumurta unuttum, 20 dk sonra değil 45 dk sonra kapattım. Gece erken yatsam da sabah uyanmakta zorluk çekiyorum.Bu durum uzun sürünce bende hata yapma korkusu
Son birkaç aydır konuşurken bazı kelimeleri hemen hatırlayamıyorum. Elektronik aletleri şarjda unutuyorum. Fırında kek unuttum, yandı. Ocakta yumurta unuttum, 20 dk sonra değil 45 dk sonra kapattım. Gece erken yatsam da sabah uyanmakta zorluk çekiyorum.
Bu durum uzun sürünce bende hata yapma korkusu başladı. Yaptığım işleri OKB'li gibi defalarca kontrol ediyorum. Bu yüzden ekstra yoruluyorum.

Benzer şeyler yaşamış olan varsa ne yaptınız, nasıl iyileştiniz?
0
gnosis
(28.01.26)
sadece vitamin b12 eksikliği bile olabilir. hayatınızı bu kadar zorlaştıran bişey için gecikmeksizin sağlık kontrolü yaptırmakta fayda var.
0
lil siztah
(28.01.26)
@lil siztah b12'm normal seviyede. Demir ve d vitamini eksikliği için ilaç kullanıyorum.
+1
🌸gnosis
(28.01.26)
Çok benzerlerini yaşıyorum, benimki kafada dönen tilkilerle ilgili. Hafta sonu alkol tüketimiyle beraber iyi hissediyorum mesela, hafta içi ayyuka çıkıyor.

B12 ile de ilgili olabilir ama muhtemelen başka eksik şeyler de olabilir, kontrol +1
0
Bruce
(28.01.26)
öyleyse -yaptırmadıysanız- nörolojik kontrolde fayda var.
şahsen ağır stres altında olduğumda böyle şeyler yaşıyorum, anksiyete bozukluğu sebebiyle; rahatlayınca geçiyor. gerçi siz öyle bir etkenden de bahsetmemişsiniz..
geçmiş olsun.
0
lil siztah
(28.01.26)
hareketsizlik,
gün boyu fazla ekran isigina maruz kalma,
gec saatte yemek,icmek,
ve sonunda gec uyumak
yada huzursuz uyuma,

bu sonuclari olusturabiliyor.
0
designer
(28.01.26)
@designer yıllardır masa başı çalışıyorum. Hiç bu kadar kötü olmamıştım. Arada ekran bulanıklaşıyor, okuyamıyorum, ara vermek zorunda kalıyorum.
0
🌸gnosis
(28.01.26)
@konusma
canan karatayda anlatiyordu,
periyodik cetvelde
halojenlerin oldugu grupta
flor
klor
bromür
iyotu bagliyor
ve iyot eksikligi ile troid bozuklugu vs olusuyor diye ifade ediyordu,

sonra herkes hasimato,
herkes yorgun..
0
designer
(28.01.26)
Bunları kısmen deneyimliyorum. Açıkcası telefon ve bilgisayarda abuk zubuk şeylere bakmaktan ve/veya saçma sapan abur cubur yememden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.
0
mbond
(28.01.26)
beyin/zihin sisi de olabilir. kan testi yaptırın fiziksel değilse ruhsal olabilir.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
beyin sisi konusunu da araştırmanızı öneririm. ben ikinci covid oluşumdan sonra yaşadım, long term covid effects şeklinde anlatmıştı nörolog ve ilerleyen yıllarda çok fazla insan bundan muzdarip olacak demişti. nöroloğun verdiği bir ilaç ve önerdiği multivitaminle birkaç ayda toparlandım. ama covid vb. dışında da pek çok tetikleyici nedeni var, uzun süre ekrana bakmak/maruz kalmak, sürmenaj olmak, beslenme şekli vb.
0
Phoebe
(28.01.26)
Benzer şikayetlerden dolayı bir tahlil yaptırdım. Demir değerim alt sınırın daha altında çıktı, bu etkiliyormuş. Fiziksel olarak bir sıkıntı yoksa gerisi sanırım tamamen stres kaynaklı. Bir de ekmek, poğaça gibi şeyleri daha az tüketmekte faydalı olabiliyor.
0
hayalhayal
(28.01.26)
uyku kalitesi üstadım. 3 hafta erken saatte yatıp erken kalkın düzeleceğini göreceksiniz.
+1
galahad reloaded
(29.01.26)
(1)

Şarkıcı Güllü olayı ne oldu?

parka
Cinayet miymiş?
Cinayet miymiş?
0
parka
(28.01.26)
söylentileri bir yana bırakıp adli tarafına bakarsak, olay yeri inceleme raporu (muydu neydi) çıktı yakın zamanda; ona göre öyle görünüyor. düştüğü anda odada bulunan kızı (içeride) ve kızının arkadaşı (ev hapsinde), pencereden bakarken düştüğünü söylüyorlardı. rapora göre baldır arkasındaki izler, arkası cama dönük ve mücadele ederken düştüğünü -yani büyük ihtimalle atıldığını- gösteriyor şekilde çıkmış.
+1
lil siztah
(28.01.26)
(6)

Oyun alanı için fikir desteği

mojiziku
Merhaba, çocuk esirgeme kurumu olarak bilinen çocuk evleri sitesi içinde büyük olmayan alanımız mevcut. Bağişçi aracılığıyla masa tenisi koyduk, langırt masası aldık. Çocukların güzel zaman geçirebileceği neler önerirsiniz? 0 12 yaş grubu çocuklarımız var ve ödeneğimiz yok diye bağış yoluyla yaptıra
Merhaba, çocuk esirgeme kurumu olarak bilinen çocuk evleri sitesi içinde büyük olmayan alanımız mevcut. Bağişçi aracılığıyla masa tenisi koyduk, langırt masası aldık. Çocukların güzel zaman geçirebileceği neler önerirsiniz? 0 12 yaş grubu çocuklarımız var ve ödeneğimiz yok diye bağış yoluyla yaptırabileceğimiz tutarda şeyler arıyoruz.
Basketbol şutu atmalı makineler güzel geldi ancak çok pahalı.
0
mojiziku
(28.01.26)
halka oyununu çok seviyorlar, gerçekten çocuk esirgemeye gidecekse elimde 1 adet bundan var size yollayabilirim, amazondan almıştım:
www.amazon.com.tr

barfiks kurdurabilirsiniz alan büyükse.
+1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(28.01.26)
Top havuzu olabilir mi uygun fiyatlı olan daha minimal seçenekler de var gibi. Onun dışında bir dolap ayarlansa raflara çeşitli kutu oyunlari konulabilir. Hem kutu oyunları için ilgi alanı ve yaşa göre eğitici ve eğlenceli olmasına göre sınırsız seçenek var.
+1
egerbiryolcu
(28.01.26)
Halka oyunu ortak alan için değil de küçük yaş grubunun evi için olabilir :)
Kapalı ve büyük olmahan bir alan. Ben de top havuzu dusundum ama onun hijyenini korumaya dair kaygılarım var. Evlerde raflar, yaşlarına göre kutu oyunları ya da oyuncak evler falan var şu anda :) tırmanma tahtası da aldik altına tatami döşedik:)
0
🌸mojiziku
(28.01.26)
voleybol filesi (500 tl civarı) ve birkaç top (o da toplam 500 tl) olabilir.
0
lil siztah
(28.01.26)
Alan küçük onun için, ortalama 1.5m×2m genişliğinde alanımız kalıyor
0
🌸mojiziku
(28.01.26)
playstation, wii.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.01.26)
(6)

Telefonda sohbet ederken üçüncü bir kişiden bahsedilmesi

egerbiryolcu
Bir arkadaşım var bazen telefonlasiyoruz dikkatimi çekti kendi kankasının dertlerini anlatıp duruyor. O kişiyi tanıyorum ama benim bir bağim yok merhaba merhaba en fazla. Bir de kendi derdim başımdan aşkın istiyorum ki normal karşılıklı sohbet olsun. Aradım mesela kendim hakkında ne iyi ne kötü habe
Bir arkadaşım var bazen telefonlasiyoruz dikkatimi çekti kendi kankasının dertlerini anlatıp duruyor. O kişiyi tanıyorum ama benim bir bağim yok merhaba merhaba en fazla. Bir de kendi derdim başımdan aşkın istiyorum ki normal karşılıklı sohbet olsun. Aradım mesela kendim hakkında ne iyi ne kötü haberleri verebildim. Biliyor da yaşadığım şeyleri. Kanka benim derdim bana yetiyor başkasını dinlemek istemiyorum diyesim geldi ama durdum. Ben de bazen başkalarından bahsediyorum ama kendimle bağlantılı bir olay durum olmuşsa. Kuru kuru direkt başkasının derdini anlatmiyorum. Bir de şöyle hissettirdi benim sıkıntılarimin üstünde durmadan veya gelişmeleri sormadan kankasınınkini anlatıyor. Demek ki benim paylasimlarimi önemsemiyor veya geçiştiriyor. Konu sadece dert de değil. Güzel paylaşımlarda bulunmak istemiştim ama bu defa o kişinin derdini dinlemekten sıkıldim hevesim kaçtı çok anlatamamış oldum.

Kendisi çok konuşkan biri. Ben ise lafa zor giren biriyim bu durumu da kullandığını düşünmeye başladım. Artık insanlar kötü olmasa da böyle hareketler beni çok soğutuyor. Haksız mıyım ne yapayım normal mi bunlar?
+1
egerbiryolcu
(28.01.26)
Yakın arkadaşlarımıza "Kanka benim derdim bana yetiyor başkasını dinlemek istemiyorum" diyebilmeliyiz bence.
Haklısınız ben olsam ben de dinlemek istemezdim başkasının dertlerini ve soğurdum arkadaşlıktan.
+4
mutekebbir
(28.01.26)
o kişiyle telefonla konusmazsınız olur biter. o da gider bu 3. kişiyi baska kişilere anlatır ki anlatıyordur da.
+1
koela
(28.01.26)
mutekebbir'e katiliyorum ya, sizin bahsettiginiz gibi insanlar cok, hic durmadan konusan ve size alan acamayan. ben artik yakinimsa direk diyorum 'x bir dur ya surada iki dakika bir sey anlatacagim' ya da hic ilgilenmiyorum/bunun icin vaktim ve enerjim yok, bile diyebiliyorum karsidakine bagli olarak. yani derdinizin cok olmasina gerek yok acikcasi bunun icin, ne gerek var boyle uzun uzun 3.kisinin anlatildigi tek tarafli 'sohbetlere'. ve bazi insanlar gercekten sohbet konusunda cok zorluyor, sohbet edilmiyor.
+2
kassiopeia
(28.01.26)
siz lafa girip anlatmayı başarsanız, sizin dertlerinizi de 3. kişilere anlatacak demek ki; bir de böyle düşünün. bence bu arkadaşlığın biraz arasını açmanın vakti gelmiş.

benim çok yakın bir arkadaşım da, mesela iş yeriyle ilgili dertlerini saatlerce anlatıp, -hiç tanımadığım kişiler hakkında- benden yorum alıyordu. e yakın arkadaşım olunca da, ister istemez onun tarafını tutup, gönlünü hoş ediyordum. bir süre sonra iş yerimde çok ciddi sıkıntılar oldu; anlatıp rahatlamak istediğimde, "kusura bakma, şimdi yorum yapsam hiç tanımadığım kişilerin günahına gireceğim, bunu istemiyorum" diyip çıktı. onun aksine, ben onun suratına "kardeş, benim defalarca günahına girdiğim senin iş arkadaşların ne olacak?" diyemedim. bir süre sonra iş yerinde olan büyük bir sorunu anlatmaya kalkınca "hadi ya, kısmet.. hayırlısı" gibi kısa cevaplar verip konuyu değiştirdim. bayaa bozulduğunu hissettim ama anlamış mıdır bilemiyorum.. bu olaylar arkadaşlığımıza bakışımı değiştirdi. önceden bazen günde iki kez konuşurduk (farklı şehirlerdeyiz; telefonla konuşuyoruz), şimdi haftada 2-3 günü geçmemeye çalışıyorum. az konuşunca, detaylı dertlere de sıra gelmiyor zaten.
özetle böyle durumlarda mesafe iyidir. yaş ilerleyip vaktin kıymeti artınca, insan bunu daha iyi anlıyor.
+2
lil siztah
(28.01.26)
Böyle durumlarda ben “amaaan benim derdim bana yetiyor boşver onu” diyip geçiyorum, demek lazım.
+2
ekimoloji
(28.01.26)
tabii ki böyle bir şey normal değil. "ya boşver x'i" diyip konuyu kapatın. bir kaç kere söylediğinizde anlamıyorsa, bu arkadaşınızla da konuşmayın.
+1
co2s2
(28.01.26)
(14)

Karganın balkonumdaki saksıya ceviz gömmesi

titanic kemancısı
Çok uzun süredir günde 1 kez balkona uğrayıp giden bir karga var, yem vs hiç vermedim çünkü kaçıyordu açıkcası münasebetimiz de hiç olmamıştı bakışmak dışında. Dün ilk defa komik bir şey oldu; normalde balkon zeminine hiç inmeyen kargayı zemine yakın saksılardan birisine inmiş gördüm nane vardı onu
Çok uzun süredir günde 1 kez balkona uğrayıp giden bir karga var, yem vs hiç vermedim çünkü kaçıyordu açıkcası münasebetimiz de hiç olmamıştı bakışmak dışında. Dün ilk defa komik bir şey oldu; normalde balkon zeminine hiç inmeyen kargayı zemine yakın saksılardan birisine inmiş gördüm nane vardı onu yiyor sandım, beni uzaktan görünce kaçtı. Sonra ben de dışarı çıkıp bakmadım yemiş mi vs diye. Birkaç saat sonra çıktım nanenin içine kocaman kabuklu ceviz saklamış yarısı açıkta duruyor şehrin göbeğindeyiz ceviz ağacı da yok marketten çaldı galiba :D
İlk defa böyle bir şey geldi başıma çok güldüm cevize de kinlenir diye dokunmuyorum ama gelip geri alacak mı diye de merak ediyorum biraz geyiğine sorayım dedim başına gelen/duyan oldu mu böyle bir şeyi süreç ne olacak acaba şimdi? :D
+6
titanic kemancısı
(28.01.26)
Yaaa harika. Bir karga dostum olsun diye balkona kurmadığım düzenek kalmadı, kumrular ve güvercinler tarafından istila edildi ama bir tane karga gelmedi, hiçbir şey yapmadan karga dost edinmenizi çok kıskandım.
Bu durumu ara ara günceller misiniz lütfen çok merak ediyorum ilişkinin geleceğini.
+4
mutekebbir
(28.01.26)
bana kalırsa hiç ellemeyin. hem rahatsız olmasın hem de kinlenir konusu şaka gibi ama gerçek. bir keresinde çok karga bulunan bir yerde çalışırken -kabahatimi bilmemekle birlikte- birisi bana takmıştı. en sonunda bir gün kafamı öyle bir gagaladı ki, az kalsın delecekti :/ şimdi çok dikkat ediyorum :D
bence ceviz için sağlam bir kaynak bulmuş ve size bıraktığını stoklamak amacıyla oraya saklamışa benziyor. yoksa direkt kırıp yiyorlar malum.
ona küçük sürprizler yapın ve oraya ceviz içi bırakın derim :)
+1
lil siztah
(28.01.26)
kargalarda hediyeleşme vardır. ilk adımı o atmış.

pencere önüne peynir, et parçası gibi seveceği şeyler koy. karşılığında para, altın bile bulup getirebilir. benim bahçede sabit iki karga var. devamlı yiyecek atarım. toka falan bırakıyorlar cam kenarına.
+9
yurtsuz john
(28.01.26)
Hemen bugün gider gitmez balkona hediye koyayım güncelleyeceğim tamamdır çok komik ve mutlu da etti beni çünkü hiç beklemediğim bir yerden çıktı XD
+10
🌸titanic kemancısı
(28.01.26)
karga hırsızdır ya 1 çuval cevizi yok ettiler balkondan fark etmedik birde yuksekten atıp kırılmasını beliyorlar sokaklarda birde benim önüme atıyorlar bilerek.
bunu martılarda yapıyor, balkondan muz çalan martı mı olur ya.
kendi haline bırakın karga akıllıdır malını çaldığınızı anlarsa sizi o balkonda yaşatmaz pike yapa yapa çıkmanızı engeller.

hediye verin +1
+1
eja
(28.01.26)
Ne kadar iyi düşüncelisiniz. Ben olsam bundan "seni bu saksıya gömerim" anlamı çıkarıp kavgaya tutuşurdum.

Şaka bi yana sizi test ediyor olabilir. Geldiğinde cevize hiç dokunmamışsan yeni bir dost edindin demektir
+3
hebanon
(28.01.26)
Şimdi eve geldim cevizi geri almış iyi ki dokunmamışım :D hazır iç ceviz koydum aynı oraya bakalım güncellemeleri yazarım adadfsfs
+2
🌸titanic kemancısı
(28.01.26)
Testi geçmişsiniz, başarılar! Sırada, arkasını dönüp kendini sizin kollarınıza bırakmak var sanırım xD
Soruya cevap: test yapıyordur :p
+1
lil siztah
(28.01.26)
Size hediye değil o, erzak saklıyor. Bizim burda palmiyelerin tepelerine saklarlar. Lazım olunca alırlar.

Bir yaralı kargayı evde iyi etmiştik. Onların hediyeleri genelde tel mel gibi parlak metal parçaları oluyor. Gelip balkona bırakıp gidiyorlar.
+4
antihero
(28.01.26)
Güncelleme:
1. Gün cevizi içi koydum yemedi meğersem iç cevize güvenmeyebiliyormuş kabuklu cevize güveniyormuş.
2. Gün kabuklu ceviz koydum 24 saat dokunmayıp gözlem yaptı ertesi gün kabuklu cevizi aldı XD

Şimdi 1 tane daha kabuklu ceviz koydum aramızda henüz güven ilişkisi yok ama ben yokken mutlaka balkona geliyor. Uzun bir süreç gerekecek gibi dostluk kurmak için gene güncelleme yaparım :D
+7
🌸titanic kemancısı
(31.01.26)
Bütün kabuklu cevizleri alıyor. Bugün 3. Kez kabuklu ceviz koydum karga sonunda ben varken geldi ve bakıştık uzun uzun, en son cevizi alırken bana tekrar 5 saniye bakıp gitti sanırım ilk defa aramızda güven ilişkisi olmaya başladı. Şimdi her gün sadece 1 tane ceviz koyup rutine bağlayacam saat 11:30 gibi geldi muhtemelen ben işteyken geliyormuş hep ondan görmüyorum diye tahmin ediyorum. Ama beni artık tanıyor bayağı bakıp gitti XD
+3
🌸titanic kemancısı
(01.02.26)
leylek yaren'in yuvasını canlı yayınlıyorlardı sen de karga reyizi yayınlayabilirsin :)
+2
yurtsuz john
(01.02.26)
Dünden itibaren 5-6 kere yanıma geldi ilkinde sürekli ceviz motivasyonu ile geldi; bugün 2 defa 10’ar dakika kalmak suretiyle beni izlemeye geldi. Aramızda güven bağı gelişiyor yavaş yavaş, bir tane kamera düzeneği kuracağım galiba çünkü çok tatlı :D bana gelen juvenil denilen genç kargaymış, gençler biraz daha risk alıyormuş sanırım o yüzden tanıştık sgdhdjjd
Henüz bana hediye getirme filan yapmıyor, sabah yemek koymadım işten gelince ceviz ve kuru üzüm koydum yarım saat sonra geldi kondu. Ama bugün yemeği almadı uzun süre izliyor hala. muhtemelen karnı tok, yarın ben yokken alacak XD
+5
🌸titanic kemancısı
(02.02.26)
Arkadaşlar karga ile bayağı dostluk kurmaya başladık gibi; ilk haftalardan sonra eşini de getirdi beraber geliyorlar. Bugün ilk defa dominant büyük olan bana bayağı yaklaştı ve ağzında kaşarla beni inceledi afgshdhd
2 dilim kaşarın birini de arkada bir saksıya gömdü yine takılıyor kafasına göre.
Bu da ilk yakın pozu :D
ibb.co
+5
🌸titanic kemancısı
(25.02.26)
(12)

Hangi terapist?

sekizdokuzon
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anl
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anlatıyorum ve bu kadar derine inmek ve ilk travmalarimla yüzleşmek bana pek iyi gelmiyor, bugünkü hayatımı sürdürmemi zorlaştırıyor. Belki duzenimi oturtmuş, rahat bir dönemimde olsam geriye dönüp hayatımda şimdiye kadar olup bitenler üzerine uzun uzun kafa yorardim, hoşuma gidiyor sondaj işi ama şu an benim hayatında ilk kez tek başına ayrı eve çıkmış, hayatında ilk kez düzenli bir gelir elde etmiş ve borç harç içinde yaşamaya çalışan, yemek yapmayı bile ancak iyi kötü becerebilen biri olarak bugünü atlatmama da yardımcı olabilecek bir terapiste ihtiyacım var, diye düşünmeye başladım.

Bu hafta başka bir terapistle daha ön görüşme yaptık. EMDR ekolundenmis o da. Elbette geçmişte yaşadıklarınız ve bunların bugünkü davranışlarınız üzerine etkisi üzerine de konuşacağız ama bugünü ve bugünün mücadelelerini de es geçmeyeceğiz, dedi.

Özellikle bu işi bilen, uzun yıllar terapi almış ya da terapi veren arkadaşlara soruyorum; sizce hangi terapistle ya da ekolle devam etmem gerekiyor?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(28.01.26)
Bu konuda fularsız entellik'in bir kaç podcasti vardı. Ben de terapiste gitmiyorum mesela, eşim de artık ısrar etmiyor. sorunum zaten az para kazanmak, sorunumu biliyorum öyleyse niye bir de ona para harcıyayım diyorum
0
hoot
(28.01.26)
Hayatımın en yanlış kararıydı psikolog ve psikiyatriye gitmek. Hiçbir işe yaramadığı gibi, sanki yangını daha da körüklediler.
0
gobekliraki
(28.01.26)
BDT ile daha hızlı sonuç alınıyor.
EMDR'yi de denedim. Belki terapist iyi değildi bu konuda bilemiyorum, ama bana da geçmişi bu şekilde deşmek hiç iyi hissettirmedi ve devamını getirmek istemedim.
+1
auroraaurora
(28.01.26)
Terapi almak ayrı.bir efor gerektiriyor. Ben daha büyük bir enerji harcayabilecegimi düşünmüştüm bu işe ama sanırım çocukluk travmalarina kadar inip kök problemleri çözecek seviyede değilmiş. Ama bugünümü iyileştirmek ve daha sağlıklı düşünebilmek için elimden geleni yapmaya hazırım. Dolayısıyla ekol değiştirmek daha mantıklı mı olur yoksa başladığım işi yarım bırakmayayım mı? Sormak istediğim bu. Terapi almayı bırakmayacagim.
0
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
O zaman ekol değiştirme bence, başladığın işi yarım bırakma. Baktın olmadı/olmuyor o zaman değiştirirsin. Efor kısmına sonuna kadar katılıyorum, hiç kolay bişey değil. Terapiler sonrası saatlerce uyumak isterdim sadece.
0
gobekliraki
(28.01.26)
Öncelikle mevcut terapistinle durumunu konuşman lazım. O bunu bir yöntem dahilinde de yapıyor olabilir ama feedback i mutlaka senden almalı ve ona göre süreci netleştirmelisiniz birlikte.
0
mor oje
(28.01.26)
Ben de benzer sebeplerden bırakmıştım, üstünü örtüp unuttuğun şeylerin bir anda ortaya çıkması o travmalarla tekrar yüzleşmek çok zor, ben kaldıramamıştım.

Birkaç denemeden sonra kendinize uygun olan terapisti buluyorsunuz. Bol şans.
0
mutekebbir
(28.01.26)
Önce şimdiki terapistinle konuş bakalım anlaşılmış hissedecek misin bu konuda. Hissetmezsen diğerine geçersin. Bu konu temelde ekolle ilgili değil anlaşılmış hissetmekle ilgili.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.01.26)
Yüz yüze terapi almayı ben de isterim ama bilin bakalım ne yok?
+1
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
ekoller sorunlara göre belirlenir benim bildiğim. sorununuzu belirtmemişsiniz ama ona en uygun ekol hangisi ise ondan devam etmek faydalı olur sanıyorum. bir de yazdığınız kaygıları önce uzmanla paylaşsanız daha iyi olmaz mı? küt diye ayrılmanın size iyi geleceğini düşünmüyorum açıkçası. önce bir konuşun, baktınız aynı sayfada değilsiniz, yeni arayışa girersiniz.
0
lil siztah
(28.01.26)
Ekleme yapayım cevabıma;
Terapinin belli bir düzen içinde devam etmesi önemlidir, ben de yüz yüze terapiden daha çok verim alan online asla yapamayan biriyim ama mesela haftada bir online yerine ayda bir yüz yüze önerisini en azından başlangıç aşamasında önermiyorum.
Biz ilk konuştuğumuzda haftanın aynı günü ve aynı saatinde olmasının bile gidişat için çok önemli olduğunu konuşmuştuk. Seansların seyrekleşmesi tamamen kişinin ilerlemesiyle alakalı.
Bir de travma tetiklenmelerimi yaşamak istemediğimi ve bu sebepten dolayı bitirmek istediğimi söyleyince bana hak vermiş ve hazır olmadan zaten verim alamayacağımı söyleyerek beni kendisi başka birine yönlendirmişti.
Bu yüzden aniden bırakmadan önce kendisi ile bu konuyu konuşmanın da faydası olacaktır.

Benim şu an kendimi hazır hissedersem başlamak istediğim bir terapist var fiyatı uygunmuş sormadım ama ben online terapiye uygun olmadığım için bekletiyorum.
Doktorunla konuştuktan sonra durumunu netleştirince paylaşabilirim doktoru hakkında çok çok iyi yorumlar var.
0
mutekebbir
(28.01.26)
psikoloji soft bilim ne bekliyorsunuz ki? evet ücretler çok yüksek bir sürü kendini yanlış pazarlayan psikolog/psikiyatrist var. yaranız yok ki psikolog ilaç yazsın.
ayrıca ben bir psikolog olarak online terapinin yararlı olacağına inanmıyorum. terapi bir gözlem sürecidir, danışanın hareketlerini tepkilerini anlamak yüz yüze daha kolay. bilişsel terapi size daha yararlı olacaktır. beklentilerinizi ve geçmiş travmalarınızın deşilmesinin istemediğini terapiste iletebilirsiniz.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
(13)

Medeni durum/gönül işleri hakkında cevap vermek

pembediken
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor. Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.Hayatımda biri olmadığı halde var
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor.
Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.
Hayatımda biri olmadığı halde var desem doğru olmayacak ama bıktım. Eğer biri var dersem bu kez ne tür sorularla karşılaşırım? Ayrıca ailemin kardeşimin yanında soran oluyor ben ailemle böyle şeyler konuşmam.
+3
pembediken
(27.01.26)
Tek kelimeyle iş bitiyor: Nasip.
İkinci soruya cevap: kısmet
Üçüncü soruya cevap. Hayırlısı

Hiç uzatmadan tek kelimeyle...

Devamı geliyorsa öküzdür. Ciddiye almam. Çok ısrar ederse inatlaşır yukardaki paragrafı tekrar uygularım...

Bu defa kesin susuyorlar.
+7
halk
(27.01.26)
"Bu konuda konuşmuyorum, anlayışınıza teşekkürler"

Gayet net, kibar, had bildirici.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
yok gibi ama olursa ilk haber verecegim sizsiniz,
beni bu kadar düşündügunüz göre,
nikah günü,
hepinizden birer reşat alirim.

...sessizlik ,
sahte tebessümler,
konu kapanir..

utanmaza sende biraz utanmaz ol.
+2
designer
(27.01.26)
Toplum içinde özel hayata burnunu sokmaya çalışan kimseye karşı kibar olmak zorunda değilsiniz. Haddini bilmeye haddini bildirin.
+1
sucvecezve
(27.01.26)
32e olarak katılıyorum yarışmaya. Bana da çok soruyorlar. Normal tepki veriyorum. Evli değilim diyorum. Favorim ben bilmem, Allah bilir demek nasip işlerinde. :D
-4
arbre
(28.01.26)
Ay bende de cok var. Deliricem. 36'ya geldim. Biri var mi yok mu? Neden evlenmiyorsun laflari. Evlen artik bidi bidi.

Su an istemiyorum.arkadasim. Hayatimin o doneminde degilim yani. Evlenmeye zaten pek merakli olmadim.

Zamaninda tabiki hayatimda birileri oldu.

Nasip, kismet deyip gecistircem artik.

Ya da var ama kibrista dicem. Bi ara kibrista olan biriyle cikmistim.

Millet manyak olmus ya.
0
ırene adler
(28.01.26)
bu konuda en uç noktayı yaşayanlardan biri benimdir herhalde.

bi gün Ezine'nin Bayramiç sapağında minibüs bekliyorum. teyzenin biri ilişti yanıma "kız mısın?" diye sordu. cevaplarınızı bekliyorum :)

bunun üzerine çıkabilen olmadığı için normal cevaplar veriyorum artık.
+1
beetlejuice
(28.01.26)
hayatimdaki en sevdigim isi, isi aramiyorken bulmustum, resmen ustume dustu, muz orta ayaga iyi oturursa gol oluyor.

o yuzden kadinsam ve bosta isem, boyle sorulara terslemek yerine, "elinizde ise yarar bir adam mi var?" seklinde cevap veririm. cunku firsatlar beklenmedik zamanlarda gelebiliyor.
+1
cooperr
(28.01.26)
Soruların sonu yok, biri var derseniz evlilik soruları başlar, bence geçiştirme en iyi formül.

Bundan sonra sorulardan rahatsız olduğumda beetlejuicee yanaşan teyzeyi hatırlatacağım kendime:)
0
(28.01.26)
bence kırmak istemediğiniz kişilerse en kolayı şakayla geçiştirmek; ayy utanırımmm falan gibi. bir ara benim genel müdürüm sık sık böyle şeyler soruyordu. bi noktada, yeni bi yüzük aldıysam falan ben ona dalga geçmeye başladım; işte, çok hızlı oldu, haftasonu istemeye geldiler, şekerimi yarın getiricem falan diye.. böyle böyle bıraktı bu türlü hadsiz soruları :D
0
lil siztah
(28.01.26)
beetlejuice 😄 tekrar soran olursa bu aklıma gelir suratlarına gülerim. Biri var dersem artık senaryoyu hazırlarım
+1
🌸pembediken
(29.01.26)
Bunu bana marketteki kadın bile sormuştu ya. İnsanlar bu hakkı kendinde görüyor.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Varsa zengin bir tanıdık ayarla de, hemen kaçarlar. İşin içine para girince bizim millet kaçıyor
0
michael harddd
(29.01.26)
(19)

Üniversiteye geri dönseniz hangi özelliğinizi değiştirirdiniz?

zen1th
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
0
zen1th
(27.01.26)
İstanbul dışında okurdum.
Ekşi sözlük gibi yerlere girmezdim.
Daha az ilişki yaşar, daha çok ders çalışırdım.

Ama bunların tamamı boş laf bakınca. O zaman öyleydi şimdi böyle neticede.
+1
sekizdokuzon
(27.01.26)
ben bilgisayar okudum, ama bilgisayarla alakalı bir iş yapmadım, yapmıyorum. şu andaki sektörümle alakalı bir şey okurdum.
0
co2s2
(27.01.26)
Rusça yerine bir avrupa dili öğrenirdim ama bize yol gösteren yoktu o dönem.
Onun dışında bir şey değiştirmem çünkü hanımla tanıştım, kendisiyle tanışmama riskini alamam. Kelebek etkisi olmasın.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
Sosyal yönümü daha erken olgunlaştırmak amacıyla insan içine çıkardım bilen bilir Görükle'yi, orada yaşıyordum okurken. Hatta kaldığım yer Görükle'nin de dışında kalıyordu. :D Öğrenci ortamlarına girmekten bahsetmiyorum aslında insan içine çıkamk derken. Haftasonu, dönem arası, yaz dönemi gibi tatillerde muhakkak alanımla ilgili işerde çalışırdım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.01.26)
Uzun ilişki istemezdim, 1 tane uzun ilişki yerine 5 kısa ilişki daha iyi olurdu, sosyalliğimi geliştirirdim
-7
arbre
(27.01.26)
Derslere daha çok asılırdım ve iş hayatına o zamandan ufak ufak adım atmak iyi olurmuş. Daha fazla skill edinmeye çalışırdım tabi o zamanlarda öngörülü olamıyor insan.
0
pembediken
(27.01.26)
Bölümümü değiştirirdim öncelikle. 4 senede bitirmeye de çabalamazdım, bir yandan değişik işlerde çalışırdım, okul gerekirse biraz uzardı. Ders çalışmaktan ilgi alanlarımı geç keşfedebildim, kendimi çok sonradan buldum. 18 yaşın ömür boyu yapılacak mesleği seçmek için çok erken olduğunu düşünüyorum.
0
kullanicadi
(27.01.26)
Branşımla ilgili CVmde bana artı değer katacak bütün kurslara giderdim.
İkinci bir dil kovalardım.
Finansal okuryazarlığımı o yıllarda geliştirirdim.
0
Mirket
(27.01.26)
Gurbette değil memleketimde okumak isterdim. Dini vecibelerimi yerine getirmek isterdim. Okuduğum bölümü de belki değiştirmek isterdim ondan tam emin değilim. Arkadaş ortamımı kesinlikle değiştirmek isterdim.
0
Topalordek
(28.01.26)
Sosyal bilimler yerine teknik bir bölüm hatta burun kıvırdığım mühendislik bölümlerinden birini okurdum.
0
Amaranta ursula
(28.01.26)
anksiyetemi, depresyonumu, beni, kendimi...
0
anon1m
(28.01.26)
Üniden mezun olmadan iyi bir yayın yapma şansım vardı, üşenmiştim. Onu yapardım. Onun dışında bi keşkem yok. Uzun bi süre yanlış bölüm seçtiğimi düşündüm ki hâlâ daha bana daha uygun bölümler olduğunu biliyorum ama hayatımın şu ana kadarki kısmından şikayetim yok pek. Riske atmak da istemem
0
nundu
(28.01.26)
Laboratuvarlar ve sınavlar dışında okula uğramamış birisi olarak okula daha çok gider, insanlarla daha çok kaynaşmaya çalışırdım. Okul dışı etkinliklere de katılmaya çalışırdım. Koskoca şehrin sosyal imkanlarını kullanmadan sap gibi okul okuyup mezun olduk.

Dövüş sporlarına daha üniversitedeyken başlardım. Mezun olduktan sonra can sıkıntısından başladık ama gençlerin reflekslerini, yaşıtlarımın deneyim seviyesini görünce geç kalmış hissettiğim oluyor.
0
aloha snackbar 3
(28.01.26)
Başka bir üniversite seçerdim.
0
peki madem
(28.01.26)
yirmi yıldan fazladır kesintisiz üniversite okuyorum. meslek seçimime ailem karışmadı; ama önlisanstan sonra maddi destek de sağlamadıklarından, oldukça zorlu yıllar geçirdim. bununla birlikte mesleğimle alakalı okunabilecek tüm okullarda ve seviyelerde okuma şansı buldum diyebilirim. bu sebeple kendi adıma çok pişmanlığım yok.
gençlere en temel önerim; zaman yönetimini baştan öğrenip, okula ve notlara olduğu kadar, sosyal hayata, klüplere, etkinliklere de yeterli vakit ayırıp, her alanda donanımlı bir insan olmaya çabalamaları olurdu. benim bunlar için ne halim, ne vaktim, ne de beş kuruş param vardı ne yazık ki. bu sebeple full ineklemekten başka şansım yoktu.
şimdiki gençler çok daha şanslı. mesela aileler artık yüksek lisansı, lisansın devamı gibi görüp, finanse ediyor. bu türlü, sosyalleşme imkanı olan bir öğrencilik hayatı çok tatlı olurdu bence. bakıyorum, lisans öğrencileri, skuba gibi -bana çalışan halimle pahalı gelen- sporları yapabiliyorlar. böyle finansman imkanlarım olsa 20 değil, 30 yıl öğrenci olurdum :D
0
lil siztah
(28.01.26)
En az bir dil daha öğrenirdim, hatta mümkünse daha çok. Şu anki kariyerimde bir kaç dil daha konuşsam çok çok güzel olurdu.
0
kumandanim
(28.01.26)
"şimdiki aklınla o zamana döneceksin" türü, mevcut becerimiz ve tecrübemiz dâhilinde bir değişiklikse bu önüme bakıp kazandığım ilk bölümü bitirirdim. severek, isteyerek gitmiştim aslında ama çok çabuk vazgeçtim. aslında devamında olanlardan da pişman olmadım, hikâyenin ta en sonunda pişman oldum. şimdi dönüp bakınca en başta fantezi aramamak en iyisi olabilirmiş diyorum. orada sefillik olarak gördüğüm şey bütün hayatım oldu. şimdi imkânım olsa o sefilliği paşa paşa 4-5 sene çeker, önüme bakardım.

şıp diye cinden dilek dilemeli bir özellik değiştirebiliyorsak anksiyetemi yok etmek isterdim. böyle söyleyince insanlara şımarıklık gibi geliyor. gerçekte HİÇBİR ŞEY YOKKEN nasıl perişan olduğumu, yaşadığım bazı şeylerin de etkisiyle nasıl yıprandığımı ben bilirim. o yaşlarda bu kadar ürkek, gergin, mutsuz olmak yerine çok basit şeylere odaklanabilseydim hayatım bambaşka olurdu şüphem yok. hatta anksiyetesiz yaşamak, üç üniversite bitirmekten çok daha iyi olurdu sanırım ama bu ömür boyu uğraşacağım bir şey o yüzden tümüyle elimde veya şimdiki aklımla yapabileceğim bir iş sınıfına koymuyorum.

bir önceki duruma ve hatta daha geçmişe gidersek sanırım "çalışmayı öğrenme" kavramını oturtabilmeyi çok isterdim ek olarak. hayatım boyunca hiçbir şeyi çalışarak elde etmedim desem yeridir. altın tepside de sunulmadı. müthiş keyif verdiği, ben uğraşmakla sevdiğim için saldırdım ve bu bana liseyi kitap açmadan yüksek not ortalamasıyla bitirme/alanımda iyi üniversitelere girme şansı verdi. öyle 500 üzerinden 490'lık puanlardan bahsetmiyorum asla ama ben kendi alanımda canım sıkılınca istanbul üniversitesi, ertesi sene ankara üniversitesi filan yazıp tutturuyordum yani. ama sevmediğin şeye katlanma, anlamadığın şeyin üstüne düşme, sistemli olarak emek verme, 30 gün boyunca 1 verip en sonunda 30 alma... bu mefhumları hiç geliştiremedim. genel bilişsel kapasite olarak şikayetim yok ama bazı açılardan çok aptal hissediyorum kendimi yalan yok.

öyle olunca GLOBALLEŞEN DÜNYAMIZDA tutunamadık zaten. gerçekten kendimi övmek için söylemiyorum üç tane adamın işini tek başıma yapardım ama cv hazırlamaya üşendiğim için başvurmazdım çünkü ustası olduğum, sevdiğim, bildiğim bi şey değildi. bu herif aptal değil de nedir? yav olum düz yolda herkes sürer, sen en ufak virajda şarampole yuvarlanıyon? bir değil iki değil insan hiç mi ders çıkarmaz, hiç mi öğrenmez? einstein ne demiş, bir şeyi bir kez yapmak hatadır ama aynı şeyi ikinci kez yapmak ise ulan bu der meister ne mal herif demiş.

onu çözebilmek isterdim. bu yaştan sonra da yapabileceğime inancım yok beyin muşmulaya döndü zaten becerebildiğimizi de beceremez olduk pii.
0
der meister
(28.01.26)
Daha fazla sosyal olurdum. Daha fazla film dizi izlerdim. Daha fazla kitap okurdum. İngilizeye abarnırdım. Kendime hayat ve yaşam anlayışı geliştirebilseydim.

Keşke evde mal mal boş takılmasaydım.
0
put it in your appropriate place
(28.01.26)
ya istanbul'da okur (yıldız teknik makina) ya da 8-10 senede bitireceğimi bile bile yurt dışında (viyana teknikte herhangi bir bölüm) okurdum ve en başından yurt dışına kapağı atardım.

veya taa 2010 - 2011'den beri green card başvurusu yapardım.
0
rain when i die
(28.01.26)
(4)

Küf önleme

arbre
Selam. Kış gelince yine küf oluştu. Küf temizleyiciyle yeni temizledim. Ama tekrar etti. Bunu nasıl önleyebilirim? Nem alıcı mı kullanmak gerekiyor? Duvara bir şey mi sıkılmalı? Nasıl çözülür? Sağ olun.
Selam. Kış gelince yine küf oluştu. Küf temizleyiciyle yeni temizledim. Ama tekrar etti. Bunu nasıl önleyebilirim? Nem alıcı mı kullanmak gerekiyor? Duvara bir şey mi sıkılmalı? Nasıl çözülür? Sağ olun.
-4
arbre
(27.01.26)
muhtemelen yalıtımla ilgili bir sorun var. sen evin içinde ne kadar uğraşsan da düzeleceğini sanmıyorum.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
küfün kışla ilgisi yok aslında. tam tersine küf sıcakta daha iyi gelişir.
ama kış olduğu için sık yağmur yağıyor ve kurumuyor. o duvara da bir yerden
nem geliyor olmalı.
0
orpheus
(27.01.26)
Dış cephede sıva çatlağı var. Onu onarın.
En üst katsa çatı küpeşte kenarlarına bakın
0
Mirket
(27.01.26)
bizim ev 50 senelik. dış cephe yalıtımı yapılana kadar soğuk odalarda yoğuşma sebebiyle hem döşemede -genelde baza gibi eşya altlarında- hem de duvarlarda küf oluyordu. ev içinin sıcak havasındaki su buharı, mekanın soğuk yüzeylerinde yoğuşunca küf oluşuyor. ne denediysek kar etmedi, ta ki yalıtıma kadar. biz çok sallamasak da, amerika'da falan küften öcü gibi korkuyorlar; zira ciğerlere çok zararlı. yalıtım imkanı yoksa sık sık havalandırın ve nem emici çarelere bakın.
0
lil siztah
(28.01.26)
(6)

Son işyerimden kovuldum

thefirstaction
En son girdiğim işyerinden 2 ay deneme süreci sonucunda beni işten çıkardılar. Ama ben son dk. Hamlemle istifa gösterdim. Şimdi iş arıyorum. Bu son işyerimi de kariyer.net teki özgeçmişime yazdım. Ama 2 aylık çalışma sürecini şimdi yeni gireceğim her işveren soracak. Neden çıktın falan diyecek. Ben
En son girdiğim işyerinden 2 ay deneme süreci sonucunda beni işten çıkardılar. Ama ben son dk. Hamlemle istifa gösterdim. Şimdi iş arıyorum. Bu son işyerimi de kariyer.net teki özgeçmişime yazdım. Ama 2 aylık çalışma sürecini şimdi yeni gireceğim her işveren soracak. Neden çıktın falan diyecek. Ben ne diyeceğim ik ya
+1
thefirstaction
(27.01.26)
Aynen bu şekilde anlat.
+1
gobekliraki
(27.01.26)
ya bu deneyimi öz geçmişinden sileceksin
ya sorulursa neden kovulduğunu anlatacaksın
ya da işten çıkman üzerine bir yalan söyleyeceksin

bence bu deneyimi ög'den çıkar.
+3
santimantal
(27.01.26)
son calıstıgın yeri yazma ya da 1 sene olarak göster kimse bir şey yapamaz denetleyemez onu. benim cv'mde iş yerlerine giriş cıkıs tarihleri hep farklıdır. kısa süreli çalısanları her zaman işverenler sorunlu görür.
+2
koela
(27.01.26)
ya yazma boşver. denk gelir de konusu açılırsa, bir yerden duyarlarsa "girdim, beğenmedim, kötü bir deneyim olduğu için istifa ettim ve cv'ye yazacak kadar değerli bulmadım" diye kakalarsın :d
+2
nolmus yani
(27.01.26)
Bu Türkiye’de oluyorsa ve sigorta girişiniz yapıldıysa, 2 ay çalışıp ayrıldığınız şu aşamada olmasa da, tutun ki bir sigorta dökümü alındı, orada çıkar. Bence ne süre ne de çıkış biçimi konusunda yalan söylemeyin; farkedilmesi kolay ve gerek yok.
+1
lil siztah
(27.01.26)
2 aylik calistigin yeri yazma bos gec.
+1
cooperr
(27.01.26)
(3)

Sirkeci marmaray

stejerners
Arkadaşlar Sirkeci Marmaray durağında malum 4 çıkış var. Hangi çıkış Beyazıt yerleşkesindeki İstanbul Üniversitesine götürüyordu, Vezneciler tarafına yani.
Arkadaşlar Sirkeci Marmaray durağında malum 4 çıkış var. Hangi çıkış Beyazıt yerleşkesindeki İstanbul Üniversitesine götürüyordu, Vezneciler tarafına yani.
0
stejerners
(27.01.26)
potsdamer
(27.01.26)
En yakını Cağaloğlu çıkışı ama min 15 dk yürürsünüz.
+1
lil siztah
(27.01.26)
3. çıkış en yakını ama az bir şey yokuş yukarı çıkacaksınız, 10-15 dakika yürüyeceksiniz.

ya da 1.çıkıştan çıkıp tramvaya bineceksiniz.
+1
co2s2
(27.01.26)
(9)

Mülakat?

Topalordek
Herkese selamlar. Kamu kurumunda bir alım açıklandı. Kpss a grubu ve puanım yüksek. 100 kişi alınacak, mülakat için 300 kişi çağırıyorlar. Yazılı sınavda 65.oldum, alınacak kişi sayısı 100. kimle konuşsam referans bul yoksa almaz diyolar. Referans arasam mı sizce? Başkasının hakkını yemek istemiyoru
Herkese selamlar. Kamu kurumunda bir alım açıklandı. Kpss a grubu ve puanım yüksek. 100 kişi alınacak, mülakat için 300 kişi çağırıyorlar. Yazılı sınavda 65.oldum, alınacak kişi sayısı 100. kimle konuşsam referans bul yoksa almaz diyolar. Referans arasam mı sizce? Başkasının hakkını yemek istemiyorum ama kendi hakkımı da yemesin istiyorum kimse. Yazılı sınavdan başka başarıyı adam gibi ölçecek bişey de yok, nasıl derseniz mülakat 2 dk sürüyor. Bu ne bktan iş anlamadım ben. Tus olsa dus olsa benim atanmam gerekiyor ama bu benim İİBF bölümüm böyle bktan işte, her yer sözlü sınav. Merkezi atama 0. Ne yapacağım, kafamın içi allak bullak, hafiften de depresyon.
0
Topalordek
(26.01.26)
Referans diye hemen umudunuzu kaybetmeyin. Ben de referans olmadan imkansız diye bazı pozisyonlara hiç başvurmuyordum, uğraşmaya değmez diyordum.

Ama gördüğüm kadarıyla oluyor. Mesela bir belediye iştirakine kabul almıştım. Ve bayağı sağlam bir iştirak, milyon dolarların döndüğü. Oryantasyondaki çoğu kişi Boğaziçi, itü, ytü’den idi. Sonra birimlere dağıldık, 2-3 hafta sonra benim olduğum ofise biri geldi. Direkt ilk gün ofiste şefle konuşurken kendisi dedi, x önerdi sağ olsun öyle buldum, diye.

Öylede oluyor ama böylede oluyor yani.

Mesela savunma saniyeye hiç bulamamıştım, özellikle sosyal medyadaki o aşırı negatif yorumlar yüzünden. Hata yapmışım. Bir arkadaşım gayet başvurmuş, mülakatına girmiş ve almışlar.
+2
substituent
(26.01.26)
Yüz kişinin yüzü de torpilli olmayacaktır. O yüzden kendinize güvenin ve ya nasip diyerek mülakata girin bence.
0
candide
(26.01.26)
Hocam işte sorun kimi duysam ulaşıyor birilerine. 100 kişi alınacak ama 300 kişi çağırıyorlar sözlüye. Sözlü dediğim de 2dk. Sorular kime ne denk gelirse, objektif bile değil. 101.olsam içime sinmez gitmezdim kimseye ama 100 kişi alacaklar ben 65.yim. başkasının hakkına girmekten de ödüm kopuyor.
0
🌸Topalordek
(26.01.26)
Çok zor bir ikilem. Ancak şu sıralar yalnızca puanınızla girebilmeniz rüya gibi bir şey olurdu. Ne yazık ki durum bu. Umarım kimsenin hakkının yenmediği adil bir süreç olur.
+1
lil siztah
(27.01.26)
Başkasının hakkına girmekten korkuyorsanız referans olayına girmemeniz lazım zaten. Candide'nin dediği gibi yapmanız en iyisi. Referans bulsanız bilemezsiniz ki gerçekten zaten 65. sıradasınız diye mi oldu yoksa referanstan dolayı mı oldu diye.
+1
mbond
(27.01.26)
Şu anki haliyle, mülakaatsız, merkezi sistemle atama yapılsa, müracaat ettiğiniz pozisyon zaten sizin hakkınız. Sonuçta kimsenin hakkına giremezsiniz. İşinizi sağlama alın. İmkanınız varsa referans bulun.
+1
Mirket
(27.01.26)
yüz kişinin yüzü torpilli olmaz çünkü sadece yazılı sınavın birincisini alırlar. diğer 99 kişinin referansı olur.

referans ara acil.

kamu kurumuna dereceyle girmiş bir merkez uzmanı olarak diyorum bunu. işin içinde olmayan insanların lafını dinleme burada insanların çoğu hayal dünyasında yaşıyor.
+1
Hallegadola
(27.01.26)
devlet memuruyum, ne referansım vardı ne de tanıdığım yerleştim. mülakatlıydı. 2 sene önce de tayinim çıktı. 10 sene yazdım olmadı ama sonra oldu. ne referans ne tanıdık var. yani referans/torpilsiz zor diyorlar ama oldu mu oluyor. hakkımızın yenilmediği bir alan var mı ki?
+1
mikahakkinen
(27.01.26)
Sen beni dinle referans bul
+1
Hallegadola
(28.01.26)
(5)

eski gozluk numarasi ile yeni gozluk

angelofdeath
selamnumarali gozlugum deger olarak cok dusuk ama astigmat hayat kalitesini zorluyor.yillardir goz muayenesi yaptirmadim, yeni bir muayene yaptirmadan ayni numaralar ile yeni cerceveye gozluk yaptirmak mumkun mu?
selam
numarali gozlugum deger olarak cok dusuk ama astigmat hayat kalitesini zorluyor.
yillardir goz muayenesi yaptirmadim, yeni bir muayene yaptirmadan ayni numaralar ile yeni cerceveye gozluk yaptirmak mumkun mu?
0
angelofdeath
(25.01.26)
bazi yerlerde mumkun ama; tavsiye etmiyorum. bozuk goz yerinde duran birsey degil. seni ikna etmek icin sunu soyleyeyim,

o gozluge en az 1000 kagit vericen. min. 2 yil takacaksin. o 2 yil boyunca hep gozunde olacak. hayatinda bu kadar onemli yer tutan bir esyaya "aradan cikarayim" diye yaklasmak mantiksiz.
+2
buenosdias
(25.01.26)
semt gözlükçüleri yapıyorlar. geçen kardeşimin gözlüğünün üstüne oturduğum için koşa koşa yaptırmak durumunda kaldım, oradan biliyorum.
ailede çok gözlüklü var. her doktora gittiklerinde, "numaram da ilerlemiş, hiç farkında değilim" diyorlar. gerekçenizi bilmiyorum ama bence onu bir yana koyup, muayene olun.
0
lil siztah
(25.01.26)
numaranız ilerlemiş olabilir. bu durumda aynı numarayla almak ölü yatırım olur. bir göz muaynesinden zarar gelmez, astigmat bende de var gözlüksüz ekrana bakmak çok yoruyor.
0
zen1th
(25.01.26)
yaptığımı kimseye tavsiye etmiyorum. bulabilirseniz göz randevusu alıp muayene olunuz.
en son 2013 yılında göz muayenesine gittim. o yıla kadar birkaç sene düzenli doktora göründüm. doktor her seferinde numaramı artırır gönderirdi.
sonra ben doktora gitmeyi bıraktım. 4 yılda bir optikçiye gider, ordan mevcut derecemin üzerine 0.25-0.5 koyar gözlüğümü takarım. o şeklde devam ediyorum. camları Zeiss almaya özen gösteriyorum.
sağ gözümde yakından da net görememeye başladım. ölene kadar beni bu gözler götürsün yeter. toprağın altında çürüyüp gidecek zaten. bedenimi çok önemsemiyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(25.01.26)
Göz ölçtürmek önemli, ölçülürken gözleri kısmamak ve makinadaki resmi görmek için ÇABALAMAMAK da önemli.
Geçen bir gittim, gözlükten daha düşük çıkıyor gözlerim. Görmek için çok uğraşınca olduğundan daha büyük hesaplayabiliyormuş makina. Gerçek numaramdaki gözlükleri alınca aşırı rahatladım. Doğru numaralı gözlük takmak gerçekten konfor arttıran ve iyi hissettiren bir şey.
Bu yüzden git, ölçtür, rahat bırak kendini ölçtürürken, doğru gözlük al. Çerçeveni de hafif ve tel gibi olanlardan seç. Kemik alma çok ağır ve burnu ağrıtıyor. Varlığını hissetmeyeceksin bile.
0
nolmus yani
(25.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.