Giriş
(13)

Kedim saksıdaki solucanı duyuyor olabilir mi?

a perfect lie
Evde büyük bir saksıda limon ağacım vardı, kurudu. Salonda bir köşede duruyor. Kedim ara sıra hızla kalkıp bu saksının önüne geliyor ve gözlerini dikip bakıyor. Bazen de patisi ile saksıyı pataklıyor. Ayrılmıyor saksının önünden.Evde büyük saksılı başka çiçeklerim de var. Limonun tek farkı bunu bizi
Evde büyük bir saksıda limon ağacım vardı, kurudu. Salonda bir köşede duruyor. Kedim ara sıra hızla kalkıp bu saksının önüne geliyor ve gözlerini dikip bakıyor. Bazen de patisi ile saksıyı pataklıyor. Ayrılmıyor saksının önünden.

Evde büyük saksılı başka çiçeklerim de var. Limonun tek farkı bunu bizim seradan getirmiştim, toprağı iyice doğal. Diğer tüm çiçeklerde marketlerden paket olarak alınmış topraklar var. İçinde solucan filan yoktu. Tüm çiçeklerin topraklarını ben değiştirdim.

Kedim bu saksı içindeki solucanı filan mı duyuyor? Düşünüyorum başka ne olabilir ki?
Diğer saksılara ya da çiçeklere bunu yapmıyor.
0
a perfect lie
(30.05.26)
Duyuyordur, bizden çok daha gelişkin işitme yetenekleri var. Saksı içinde böcek falan geziyorsa onu da duyuyordur.
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Solucanı duymak biraz spesifik olmuş, duyulacak şiddette bir sese yol açmıyor olsa gerekler. Hele de uzaktan dikkat çekip kediyi yanına çekecek kadar. En azından diğer ihtimallerin yanında...

Saksıda böcek, sinek vs varsa onların hareketini, toprağa girip çıkmalarını görmüş olabilir örneğin. Bu solucan için de geçerli. Veya toprağın içinde böcekler de dahil çeşitli katkılar daha farklı bir koku yaratıyor olabilir.

Belki de başka bir şeydir
0
akhenaten
(30.05.26)
Bir keresinde bahçedeki kedilerden birini odama almıştım. Ben uzanır vaziyette dizlerimde uyumuştu. Bir ara ayak serçe parmağımi o kadar milimlik kipirdattim ki kedi kafasını o yöne bir dogrulttu ki yuh demiştim bunu nasıl duydu fark etti diye. Bunun dışında gözleri de çok keskin oluyor ufacık bir böcek kimildamissa onu fark edip kafayı takmış olabilir .
0
egerbiryolcu
(30.05.26)
Hani toprağın içinde hareket ettikçe bir ses çıkarıyorsa diye belki. Kokan bir şeye gitmiyor bence. Çünkü böyle uyukluyorken birden kalkıp koşup saksının önüne gidip odaklanıyor.

Bir de şunu dememişim hep saksının altına doğru dikkat kesiliyor. Üstü ile ya da toprakla hiç uğraşmıyor, eşelemiyor.
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Bence saksıyı boşaltıp bir bakın, buraya da güncelleme yazın :D ben de merak ettim. Kediler acayip yaratıklar. Kim bilir ne çekti dikkatini.
+1
akhenaten
(30.05.26)
Saksı epey büyük ve ağır. O yüzden şuanlık boşaltamıyorum. Bahçeye gideceğim zaman götürebilirim yaptığımda yazarım tabii ki. Solucansa da öyle bi saksıda uzun süre yaşar mı? Limon kuruyunca sulamayı da bıraktım. Ama saksı derin diye alttaki toprak hala ıslak mıdır. 2 3 ay oldu sulamıyorum. Bilemedim.
+1
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Solucanı duyması için çıkarttığı frekansın daha yüksek olması lazım. Solucan olduğunu gördün mü yoksa tahmin mi ediyorsun?

Bazen bi defa sinek/böcek görmeleri o gördükleri bölgeyi mimlemelerine de sebep oluyor :) Bazen benimki yerde gezen küçük bi böcek görüp başında dikiliyor, peçeteyle alıp camdan atıyorum, benimki bunu görüyor ama yine o bölgenin başından ayrılmıyor bir süre sanki böcek bi yerlere saklanmış gibi onu arıyor :D Öyle saksıda tek seferlik bir şey gördü ve kaybolduysa rüzgar falan esip de yaprak kıprdayınca aklına gelip koşuyodur belki :D
0
truf
(30.05.26)
Sadece tahmin benimki. Bu bir süredir oluyor başta anlamıyordum ne oluyor da sonradan fark ettim. Aklıma da başka bir şey gelmedi. Belki dediğiniz gibi aklına bi an gelip tekrarlıyor :)
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
Kediler limon gibi keskin kokulu şeyleri sevmez. Yok etmeye çalışıyordur.
katpole.com
-1
lil siztah
(30.05.26)
Teşekkür ederim cevap vermişsiniz ama duyuruyu okumamışsınız. Ortada limon yok, kurudu. Toprak dolu saksısı var.
0
🌸a perfect lie
(30.05.26)
O saksıya kedilerin sevdiği bir ot vardı,evde yoksa ondan ekim/dikin bence. Kedi için de iyi olur bence.
Belki hoşuna gitmeyen bir koku vardır kedinin,hem onu bastırmış olur
0
denizciman
(31.05.26)
Arkadaşımın kedisine bakıyordum geçen Martta. İki hafta boyunca kedi evde gayet normal takıldı. Bizim ev bir dağın yamacında ve eve ulaşmak için arabayı yılan gibi yollardan sürerek dağa çıkıyorsun. Arkadaşımın arabası bizim evden yaklaşık 1 km uzaktayken kediye birden bir haller oldu. Ayağa kalktı, kapıya gitti, bağırmaya başladı, delirdi. Arkadaşım eve yaklaştıkça hayvanın delilik katsayısı da arttı. O ana kadar hayvanda iki haftadır tık yoktu. Anladım ki hayvan 1 km öteden hissediyor. O gün saygım arttı. Bence duyuyordur.
0
alice in potatoland
(31.05.26)
Muhtemelen ağaç kurdu var. Eğer ortam yeterince sessizse siz bile duyabilirsiniz kemirme seslerini.
0
ground
(31.05.26)
(7)

bayramda müzeler kalabalık olur mu?

matilda
müze gezmeyi çok seven biri olarak henüz beylerbeyi sarayına, yıldız sarayına da gitmedim. diyorum ki hazır bayram tatilindeyken beylerbeyi sarayı, yıldız sarayı, saray koleksiyonları müzesi, topkapı sarayı (yeni yerler açılmış), yere batan sarnıcını gezeyim. ama bayramlarda normalden kalabalık olur
müze gezmeyi çok seven biri olarak henüz beylerbeyi sarayına, yıldız sarayına da gitmedim.
diyorum ki hazır bayram tatilindeyken beylerbeyi sarayı, yıldız sarayı, saray koleksiyonları müzesi, topkapı sarayı (yeni yerler açılmış), yere batan sarnıcını gezeyim.
ama bayramlarda normalden kalabalık olur mu yoksa insanlar ne işimiz var bayramda müzede der mi? deneyiminiz ya da gözleminiz varsa yazar mısınız?
0
matilda
(26.05.26)
Herkes köyüne gitti hocam gitmeyenler de müzeye gitmez, kalabalık olmaz yani.
0
kizil karga
(26.05.26)
bayramda müze gezen çok olur. ama ramazan bayramındansa, kurban bayramı nispeten tercih edilebilir.
+1
lil siztah
(26.05.26)
normalden çok daha kalabalık olur.
artık herkes selfie, foto falan çekip story attığı için içerde geçirdiği süre de normalden daha fazla oldu. bu da ekstra kalabalık yaratacaktır.
0
plastic_angel
(26.05.26)
Cumartesi gününden beridir müze, cami geziyorum. Sabah ilk açıldığı saatler en güzel saatler oluyor. Galata Kulesi 8.30'da ilk çıkanlardan biriydim, neredeyse kimse yoktu gönlümce gezebildim. Aynı gün öğleden sonra Eminönü tarihi yarımada tarafı inanılmaz kalabalıktı, üç gibi gezimi sonlandırarak evime döndüm. Bugün yine Sakıp Sabancı müzesine gittim, hissedilir bir kalabalık vardı hem saat 12 gibi gittim (geç kaldım sayılır bence) hem de bugün ücretsiz giriş günüydü ondan kaynaklı olabilir.
Sabah saatlerinde giderseniz eminim daha rahat olacaktır. Ama onun dışında özellikle bayramlarda ulaşımın ücretsiz olduğu gerçeği de varken (ve bazılarında bayramdan dolayı ücretsiz giriş oluyor) az kalabalık olma ihtimali yok gibi bir şey.
Bahsettiğiniz sarayları bayramın ilk günü kapalı gibi okumuştum, onun dışında neredeyse hepsi ilk gün 13.30'da açılacak yazıyordu müzekart sitesinde.
Bir de saray koleksiyonları müzesine cumartesi gittim fakat almadılar, önemli biri ziyaret ediyordu sanırım her yer çevik kuvvetti.
Bir de en son şunu ekleyeyim, dün öğleden sonra yerebatan önünde inanılmaz bir kuyruk vardı.
+1
umutt
(26.05.26)
sorduğunuz yerlerden topkapı sarayı hariç keyif alabilmek için en geç 12-1'e kadar gezmeniz lazım, sabah gittiğim yerle öğlen-akşam gittiğim yer aynı değil desem yeridir. özellikle beylerbeyi sarayı için.
0
gule gule
(26.05.26)
bayramın birinci günü nispeten sakin olsa da diğer günleri kalabalık olur.

benim ev beylerbeyi sarayının dibinde. normal günde bile kapısında kuyruk görüyorum. bayram günü kalabalığını tahmin bile edemem.
0
yurtsuz john
(26.05.26)
Bayramda kapalı olanlar var. Kontrol edip gidin hüsrana uğramayın.
0
beetlejuice
(27.05.26)
(5)

Göbek açan kedi

64654942
Üç dört hafta önce sokakta beslerken tanışıp evime kaçırdığım bir kedim var. İlk evde kedi besleme tecrübem. 7-8 aylık bir dişi. Siyahı sadece kafasında az miktarda olan beyaz bir tekir. Çok sakin, mırlaması bile çok az. Tanıştığımız günden beri kendisini sevdiren, sürtünen, kucağa çıkan bir çocuk.
Üç dört hafta önce sokakta beslerken tanışıp evime kaçırdığım bir kedim var. İlk evde kedi besleme tecrübem. 7-8 aylık bir dişi. Siyahı sadece kafasında az miktarda olan beyaz bir tekir. Çok sakin, mırlaması bile çok az.

Tanıştığımız günden beri kendisini sevdiren, sürtünen, kucağa çıkan bir çocuk. Ve o günden beri de iki dakika kafasını sevdirdikten sonra bana hemen göbek açar hatta ben fark etmezsem beni dürter veya elimi acıtmadan ısırarak göbeğine götürür.

Buraya kadar iyi de o andan sonra elimi göbeğine her götürdüğümde beni patiliyor. Daha göbeğine gelmeden elim havadayken uçan pati atıyor. O sırada sırtına götürüyorum elimi, bazen rahatsız olmasa da genelde o zaman da patiliyor. Kesik oluşturmuyor bu arada yani hafif bir pati atma ama göbeğini sevmek için ısrar etsem acıtır, zaten patiledikten sonra hemen ısırmaya yelteniyor ve ben elimi çekiyorum. Sonrasında elimi yakalamaya çalışıyor.

Hani oyun sanıyor, o yüzden elimi kaçırmayayım desem gerçekten acıtacak elimi. E göbeğini sevmemden rahatsız oluyor desem göbeği açık beni bekliyor ve dediğim gibi elimi oraya götürmeye çalışıyor falan. Sorun ne? Ya da bir sorun var mı bilmiyorum. Ne dersiniz?
0
64654942
(25.05.26)
kedinin göbeğini açması güven göstergesidir ancak her kedi için "gösterdi diye elletecek" diye bişey yok :) zira dış dünyada göbeğinden alacağı bir yara iç organlarına zarar verebileceğinden, en çok korumaya çaba gösterdiği yeri burasıdır aslında.
benim değil sevdirmek, yanından bile geçirtmeyen kedim de göbeğini açar; sıkıyorsa elimi uzatmaya cüret göstereyim :/
+3
lil siztah
(25.05.26)
Kedi evcil hayvan değildir. İnsanı bırak kedi arkadası bile çiftleşme dışında olmaz. Vahşidir tek yaşar. İnsanla aynı evde yaşar hatta aynı yatakta yatar. Ama bağ kurmaz. O beni besleyen insan diye niteler sahibini.

Göbek açar ama yavru değilse elletmez.
-14
Lh12
(25.05.26)
Oyun istiyor. 500 gram falandır o ama amacı sizi avlamak.
Ben benimkini eğittim. Elimde herhangi bir şey yokken oyun oynamayacağımızı biliyor ve ısırmıyor. Kıyafetle ya da elimde elimi koruyacak herhangi bir şey varsa elimi avlamaya başlıyor.
Kardeşi olmayan yalnız kedilerde oluyor sanırım. Kardeşi olsa sizinle hiç girmez bu tür şeylere.
Daha yavru olduğu için siz ona göre hareket edin. Bir oyuncak seçip avcılık isteğini oraya da yönlendirebilirsiniz, benim gibi elinizde havluyla sizi avlamasını da öğretebilirsiniz hiç ellemeseniz de olur. Dişi kediler göbeğini sevdirmiyorlar sanırım. Erkekler bayılıyor ama.
0
asue
(26.05.26)
Annesi göster ama elletme demiştir ahdhdhajjsjs.

Ön patilere doğru karın bölgesine dokunmaya başlarsanız ve nabzına göre yavaş yavaş hassaslaştığı bölgeye kadar inip ileri gitmezseniz zamanla alışır. Daha güven bağı için çok erken bence.
0
kimlanbu
(26.05.26)
burada açar ama elletmez, yavru değilse elletmez, dişiler elletmez diyenler olmuş da bizimki gayet sevdiriyor :D i.imgur.com

hatta yukarı göğüse doğru çıkarsan aşağı itekliyor karnını sevelim diye. her gün istisnasız karın sevdirme rutini var. beni çok sık görmüyor annemlere arada bir uğruyorum ama bana da sevdiriyor. yetişkin olarak sokaktan aldım, yavruluğunu bizimle geçirmedi. aldığımız ilk gece bile aynı yatakta uyumuş. ben bakamam diye anneme götürdüm, çip tasma vs. yoktu çevrede de arayan soran olmadı. 1 ay kadar dışarıda kalmış komşuların dediğine göre. kendisi peşime takılıp eve gelmişti ilk karşılaşmamızda.
0
konetsu
(03.06.26)
(3)

haziran'da napoli-tavsiyeler pls

euteamo
herşeyin doğrusunu bilen sevgili ekşi duyurucular,haziran'da 3 geceliğine napoliye gidecek birine tavsiye, kalacak yer tavsiyesinde bulunabilir misiniz pls budged hostel vs olursa şahane olur. bir gün pompeii görülecek, bir gece de amalfide kalmak istiyoruz eğer uygun bir yer bulabilirsek. her türlü
herşeyin doğrusunu bilen sevgili ekşi duyurucular,
haziran'da 3 geceliğine napoliye gidecek birine tavsiye, kalacak yer tavsiyesinde bulunabilir misiniz pls budged hostel vs olursa şahane olur. bir gün pompeii görülecek, bir gece de amalfide kalmak istiyoruz eğer uygun bir yer bulabilirsek. her türlü tavsiyeye açığız. ucuz olmak kaydıyla. iki hatun kişi gezecek
0
euteamo
(25.05.26)
ben temmuz sonu gidiyorum. benim de gezme konusunda henüz hiçbir fikrim yok ancak kalabalık bir etkinlik haftası gidecek olduğumdan, otel olarak f/p olarak ne kaldıysa onu ayarladım: pompei'de abalon pompei resort, amalfi'de hotel fontana.
0
lil siztah
(25.05.26)
Pompeiide kalmaya gerek var mı ya? Yarım saat gözüküyor. Napoliden grçeriz diye düşündüm
0
🌸euteamo
(25.05.26)
benim etkinlik pompei'de olduğu için orada kalacağım. yoksa gerek olmayabilir, evet.
napoli-pompei arası circumvesuviana diye yerel bir tren var dedi lokaller; akşam en son tren 22'deymiş. taksiyle tek yön 20 dk ve 100 euro imiş.
0
lil siztah
(25.05.26)
(4)

ilaçlı mr çekimi için ilaç yazdırma

lil siztah
bayramdan sonraki hafta perşembe günü devlet hastanesinde ilaçlı mr çekimi randevum var. bunun için, bayramdan önceki hafta gelip, çekimde kullanılacak ilacı yazdırman gerekiyor dediler. yarın gitmem zor olacak. çekim perşembe günü olduğu için pazartesi yazdırmaya gitsem yeterli olmaz mı acaba? yakı
bayramdan sonraki hafta perşembe günü devlet hastanesinde ilaçlı mr çekimi randevum var. bunun için, bayramdan önceki hafta gelip, çekimde kullanılacak ilacı yazdırman gerekiyor dediler. yarın gitmem zor olacak. çekim perşembe günü olduğu için pazartesi yazdırmaya gitsem yeterli olmaz mı acaba? yakın zamandan buna benzer bi tecrübesi olan var mı?
0
lil siztah
(24.05.26)
neden özellikle bayram öncesi dediler anlamadım. pazartesi yazdırıp alabilirsen sorun olmaz.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.05.26)
Neden özellikle bayram öncesi dendiğini ben de anlamadım. Normalde sorun olmaz, ama hastanenin kendi işleyişi farklıysa bilemiyorum. Ben ilacı alıp iki gün sonra falan gitmiştim.
+1
akhenaten
(25.05.26)
@akhenaten, görevli randevuyu verirken, "çekiminiz bayramdan hemen sonra, bayramdan önce yazdırın ilacınızı" diyince, tarih de iki ay falan sonra olunca, üzerinde durmayıp, bayramdan sonraki pazartesi falan herhalde diye düşünüp özellikle sormamıştım. bence de yeterli olur ya, teşekkürler.
0
🌸lil siztah
(25.05.26)
pazartesi günü yazdırdım, sorun olmadı. teşekkürler!
+1
🌸lil siztah
(02.06.26)
(10)

Eski sevgiliye yazma

messina123
1 sene önce ayrıldık. Kızı ben bıraktım. Aklımdan çıkmıyor son zamanlarda. İçimde pişmanlık var. Yeniden nasıl yazmalıyım?
1 sene önce ayrıldık. Kızı ben bıraktım. Aklımdan çıkmıyor son zamanlarda. İçimde pişmanlık var. Yeniden nasıl yazmalıyım?
-1
messina123
(24.05.26)
yazmamalısın
+6
der meister
(24.05.26)
Neden ama :(
0
🌸messina123
(24.05.26)
Yaz içinde kalmadın ama %60 olumsuz olur bence. Onun güncel durumu etkisi ve sen yazınca götünün kalkmasıyla da alakalı durum
0
Geceler
(24.05.26)
Bir sene önce ayrılmanıza sebep olan şey dış etkense (taşınma, iş yoğunluğu vb.) ve bu sorun çözüldüyse şansınızı deneyin. Aksi takdirde düşük bir ihtimalle kabul etse ve tekrar başlasanız bile aynı sebepten geri ayrılacaksınız.
0
akhenaten
(24.05.26)
1 senedir senin yazmanı bekliyordur. vakit kaybetmeden yaz
+7
my fault
(24.05.26)
konuyu sağlıklı bir biçimde değerlendirmeye yarayacak hiçbir veri yok. bu sebeple, 1 sene gibi uzun bir zaman sonra yazılmaz, diyip geçeceğim.
+1
lil siztah
(24.05.26)
küfür yemek için yazabilirsin, sinkaflı kelimelere hazırlıklı ol
+1
rhan
(24.05.26)
Yaz tabi ama rencide edilme ihtimalini de göz önüne al.
0
gadlemler
(25.05.26)
yokluğa düştüğün için yazıyorsun, onu özlediğin için değil. bence yazma. ex'ten next olmaz.
0
madridista19021902
(25.05.26)
Kiz ucuz kurtulmus diyenler cikacaktir.

Siz yazmayın, yine basa dönersiniz uzulur karsinizdaki
0
baldan kaymak
(25.05.26)
(3)

ücretli motosiklet eğitimi alacağım

madridista19021902
hayatımda motosiklete binmedim. a2 ehliyet için kursa başvurdum. temmuz'da direksiyon dersim var. direksiyon dersine güvenmediğim için özel ders almak istiyorum. motosiklet ve denge konusunda tamamen sıfırım. hayatımda trafiğe çıkmadım.instagram'da bol takipçili meb sertifikası olan bir eğitimciyle
hayatımda motosiklete binmedim. a2 ehliyet için kursa başvurdum. temmuz'da direksiyon dersim var. direksiyon dersine güvenmediğim için özel ders almak istiyorum. motosiklet ve denge konusunda tamamen sıfırım. hayatımda trafiğe çıkmadım.

instagram'da bol takipçili meb sertifikası olan bir eğitimciyle konuştum. 5 saat ders için 15 bin tl ücret talep etti. fakat işinin ehli birine benziyor. sizce bu bu ücreti ödemeye değer mi, dersi almalı mıyım ?
0
madridista19021902
(24.05.26)
özel ders alma fikriniz yerinde; kesinlikle alın. iyi hocalar, birebir eğitim için bunun daha fazlasını bir günlük eğitim için alıyor. sizin sözettiğiniz 5 saat tek gün mü bilmiyorum ama, mümkünse direksiyon dersi gibi günde 1-2 saat'e bölerek alırsanız daha çok verim alırsınız. acemiyken motorla cebelleşmek çok yorucu oluyor ve dikkat dağılınca toparlaması da zor oluyor.

bu arada denge konusu fazla önemli değil. motoru hareket ettirmeye başladığınızda merkez kaç kuvveti dolayısıyla o dengesini buluyor zaten. motoru kendi kas gücünüzle dengede tutmaya çalışırsanız, kısa sürede belinizi elinize alırsınız. keyifli eğitimler dilerim.
+1
lil siztah
(24.05.26)
Denge derken, eğer bisiklet kullanmayı bilmiyorsanız, motosiklete geçmeden önce mutlaka bisiklet sürmeyi kendi başınıza öğrenin. Yoksa alacağınız özel dersler "bisiklet sürme" dersine döner.
0
malheiros
(24.05.26)
İstanbul'daysanız Honda'dan güvenli sürüş eğitimi alın, kapalı pistte iki tam gün. Dengeniz nasıl, motorla trafiğe çıkmak istiyor musunuz zaten yarım günde anlarsınız.
+1
kobuzchu kiz
(24.05.26)
(18)

"Babamı arayabilir miyim?"

deniz kiyisi ve papatyalar
Son iki günde sokakta tekinsiz veletler bu soruyu sordular. Telefonu vermedim tabi de acaba bir çeşit dolandırıcılık mı bu? Denk gelen var mı böyle bir şeye?
Son iki günde sokakta tekinsiz veletler bu soruyu sordular. Telefonu vermedim tabi de acaba bir çeşit dolandırıcılık mı bu? Denk gelen var mı böyle bir şeye?
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(23.05.26)
dolandırıcılık olmasa bile telefonu alıp kaçabilirler en basitinden.
ekonomi bozuldukça, bizde de sokakta telefonla konuşanların elinden çekip çalmalar çoğalacak korkarım.
dün istanbul kart yüklerken, kızın biri makinadan çıkan fişleri topluyormuş. benim yükleme tamamlanınca, daha kartı alamadan fiş verme düğmesine basmak üzere önüme atladı. kartı kapacak sandım. o fişleri niye topluyor, ne işine yarayacak, hiç anlamadım. tuhaf tuhaf işler..
+2
lil siztah
(23.05.26)
Bana da 2 gün önce genç bir kız sordu. Telefonunuzu kullanabilir miyim dedi. ben de vermedim. Yeni bir şeyler deniyorlar galiba
+1
Rondak
(23.05.26)
gerçekten yardıma ihtiyacı olma ihtimaline karşı "telefonu vermem ama numarayı söyleyin arayayım hoparlörden konuşursunuz" mu desek acaba?
çünkü benim birkaç ay önce böyle bi yardıma ihtiyacım olmuştu da. şehirlerarası seyahat için evden çıktım bi 10 dk gittikten sonra telefonumun nerde olduğunu bilmediğimi fark ettim. arabada çok fazla eşya vardı ve telefonumu evde mi unuttum yoksa çantalardan birinde mi bilmediğim için arabadan inip birinden telefonuyla kendimi aramayı rica ettim sağolsun izin verdi. hatta telefonla arabaya girip dinledim falan çalıyor mu diye. çalsa boşa eve dönmemiş olacaktım.
+1
mezzosprite
(23.05.26)
ben yolda beni çevirenlere cevap bile vermiyorum. dinlemeden yok de geç.
ne olacağı belli olmaz. devir iyilik yapma devri değil. gözün açık olacak karşındakinin her şeyi yapabileceği bir dönem.
+1
my fault
(23.05.26)
@lil siztah
O fişleri şirketler "yol/ulaşım yardımı" için istiyor bazen. Kendi arabasıyla gelen bile akbil gişelerinden toplamak zorunda kalabiliyor.

Akbil dedim, gişe dedim. Siz onu istanbulkart dolum otomatı anlayın :)
+1
yadigar
(23.05.26)
Türkiye'ye 1 haftalığına geldim ve bu durum 2 kez başıma geldi. (aileme falan anlattım böyle bişey olursa vermeyin diye) Bence normal değil.

gerçekten iyi niyetli olsalar bile sıkıntı. Çünkü aradığı kişi X ile bağlantılı çıksa sen aradığın için seni ifadeye çağırabilirler öyle bi ülke burası :D
+1
nhk ni youkosu
(23.05.26)
sesli düşünüyorum.

iyi ses:
gençler parasız, dilenme kültürü de normalleşti. metrolarda da milletten istiyorlar.

kötü ses:
yeni jenerasyonun aile ilişkileri kötü. sokakta babalarını arama ihtimalleri düşük.
0
buenosdias
(23.05.26)
Benzer bir durumda kalmıştım. (Arabayı detaylı temizlik için gece onda tanıdık detailingciye bırak, dönüşte metroda şarjın bitsin, hep arabadaki şarj aletine güvendiğin için boş bataryayla ortada kal ve meteo'da aksaklık olsun) Böyle zor bir durumda ne yapacağımı bilemedim. Bir genç kız telefonuyla uğraşıyordu. Gece evden aniden pijama/eşofman arası bir kıyafetle ve yalınayak terliklerle çıkmışım. Saç baş da dağınık, berduş gibi görünüyorum. Güvenli bir mesafeden en uysal ve kibar ses tonumla rica ettim, "eşime WhatsApp'tan 'kocanızın şarjı bitmiş merak etmeyin" yazabilir mi diye... Hem yazılı delil hem de whatsapp olduğundan en başını ağrıtmayacak ve korkutmayacak yöntem o aklıma geldi.

Allah razı olsun, dedi ki 'arayayım, sesinizi de duysun'. Çok makbule geçti.

Kendinizi garantiye alarak, yardımcı olmaya çalışabilirsiniz. Mesela "telefonu veremem ama numarasını söyle, sms ile haber vereyim ben yazarım ne ise mevzu" gibisinden. HTS kayıtlarında arama içeriği yok. Süre, arayan, aranan, baz istasyonu lokasyonu gibi veriler var. Ama sms'lerin metni de tutuluyor. Böyle durumlarda mevzuyu net bir şekilde içeren bir sms atarsanız, sadece o mesaj yüzünden başınız ağrımaz. Anxak, arama mevzusu sakat olabiliyor...
Bilginize.
0
yadigar
(23.05.26)
-babamı arayabilir miyim
-evladım hasta
-yolda kaldım
-bir şey sorabilir miyim
-bana x yiyeceği alır mısın
-restoran çöpü eşeleyen "fakirler"
-ana caddeye ateş yakıp "ısınmaya" çalışanlar
-fırçasını düşüren ayakkabı boyacıları

Büyükşehirde yaşayanlar bu saydıklarıma metelik bile vermez. Dilimde tüy bitti izah etmekten.
+7
yurtsuz john
(23.05.26)
10 kişinin gerçekten yardıma ihtiyacı oluyor, problem çıkmıyor. Ama 11. kişi problem çıkarınca tüm insanlar böyle/insanlara güven olmaz bla bla bla

Karşıdakinin ses tonu, hal hareketi, nezaketi tüm niyetini belli ediyor zaten. Eğer sizden birisi bunu rica ettiysede nazikçe neden yapmak istemediğinizi söyleyin. İyi niyetle yaklaştıysa zaten anlayış gösterir. Ama yüzüne bile bakmayıp görmezden gelince siz de o yardım isteyen kişinin gözünde 11. kişi olacaksınız.

Dünya böyle. Zaten herkes iyi niyetle yaklaşsa hiçbir soru kalmazdı, hukuka gerek olmazdı. Ama bunu bahane edip 11. kişi olmanın manası yok.
Dünyada herkes kötü bi siz iyi değilsiniz.
-3
substituent
(23.05.26)
Ben genelde insanlara yer tarifi için bir şey sorabilir miyim derdim. Bana da biri bir şey sorabilir miyim deyince defalarca yer soracak zannedip duraksiyordum ama iki saniyede bambaşka bir dert olduğu (tanıtım, reklam, zorla bağiş, dinlemeye mecbur tutma) gibi şeyler... anlaşılıyordu. O yüzden gerçekten büyükşehirlerde insanlar artık kurunun yanında yaş yansa da bir şey rica edenlere dönüp bakamiyor.
+1
egerbiryolcu
(23.05.26)
Telefonu isteyenler tekin tipler değildi diye belirttim zaten dostlar. Yardım meselesi değil bu. Benzer durumda yardım etmişliğim oldu elbette. Benim kastettiğim şey bu çocuklar birilerini arıyor da acaba telefon üzerinden iş mi çeviriyorlar idi.
+1
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(23.05.26)
Herşey olabilir. Telefonu alıp kaçabilir de. Bundan 15 sene önce bu taktikle telefonu alıp kaçıyorlardı. Bir arkadaş telefonu verdi, adam yürüyerek uzaklaşınca hop hop nerede dedi. Adam da siktir lan deyip kaçmıştı.
+1
runaway
(23.05.26)
Telefonunuzu dolandırıcılık veya bir suç için kullanabilirler, tehdit gibi. Bunu ispat etmenizde mümkün değil maalesef. "Ben yapmadım" deseniz bile, bunu mahkemede ispat etmeniz imkansıza yakın.

Birisi size para gönderiyim çek, hesabını kullanıyim, kredi kartını kullanıyim, telefonunu kullanıyim vs. derse uzak durmak lazım. Gitsin devletin resmi kurumlarından, karakoldan destek alsın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(23.05.26)
Hukukçuyum. Kesinlikle vermeyin. tekrar ediyorum kesinlikle vermeyin. Eğer inanıyorsanız sadece mesaj atmasına izin verin mesajda siz yazın.
+2
ground
(23.05.26)
telefonu alıp kaçacak
+1
co2s2
(23.05.26)
Bir çocuğu ekleyebilir, bir çocuğa mesaj yazabilir. Sonra büyükleri seni tehdit edip şantaj yapmaya kalkar. Başın ağrır. Kimseye de anlatamazsın
0
hebanon
(23.05.26)
Tekinsiz bir çocukça vermemekle iyi etmişsiniz, ben telefon verdiğimde yanımda konuşturuyorum ya da biraz köşeye sıkıştırıyorum alıp kaçmasın diye. Ama asıl problem alıp kaçması değil birine suç olan bir şey deme ihtimali. Bu zamana kadar görmezden geldim ki artık önemsenmeyecek bir durum değil bu.

—-

Şarjım bitmiş ya da telefonum kullanılamıyor İsa ve birini aramamız gerekiyorsa biz ne yapalım? Eskiden büfelerde kontörlü telefonlar vardı ya da sık şık Türk Telekom’un jetonlu telefonları vardı. Artık kullanılmıyor ya da yoklar. Varlar mı hala?

Yani cebimde kredi kartı var ve telefonumun şarjı bittiyse iki dklık bir görüşme yapmam ne şekilde mümkün?
0
biseysorcaktim
(24.05.26)
(9)

Bu dişi nasıl 10 günlüğüne idare etmeli?

yadigar
10 gün daha yurt dışındayım. Kısmen mahrumiyet bölgesi durumları var. Bir azı dişim var, sol altta, 2 yıl kadar önce beğenmediğim bir ksnal tedavisi yapıldı. Birkaç ayda bir, bir hafta gibi süre boyunca o tarafla yerken ağrıyor, zamanla geçiyordu.3 gün önce yine yerken ağrı yaptı, önemsemedim. Dün a
10 gün daha yurt dışındayım. Kısmen mahrumiyet bölgesi durumları var. Bir azı dişim var, sol altta, 2 yıl kadar önce beğenmediğim bir ksnal tedavisi yapıldı. Birkaç ayda bir, bir hafta gibi süre boyunca o tarafla yerken ağrıyor, zamanla geçiyordu.

3 gün önce yine yerken ağrı yaptı, önemsemedim. Dün akşama doğru yemek yemediğim zaman da ağrımaya başladı. Gece arttı. Parol içtim, azaldı biraz.

Şimdi kahvaltıda oraya ne değse korkunç ağrımaya başladı. Diğer tarafla çiğnerken minimal ölçüde gıdalar sol tarafa kaçınca (domates çekirdeği, bulgur büyüklüğünde soğan veya maydanoz) beynimde şimşekler çakıyordu... Hafif apse de başlıyor sanki.

Gittim diklofenak (dolorex muadili) aldım. Antibiyotik getirmiştim yanımda (azitromisin), ona başladım. (Penisiline allerjim var, makrolid grubu iş görür mü dişte, bilemiyorum ama başladım çaresizlikten)

Şimdi fırçaladıktan sonra baktım, 0.4 mm gibi bir kavitasyon var dış taraf ortasında. Çürük yeri dikine kesen ve diş etinden dişin tavanına uzanan kılcal da bir çatlak var. İç (dil) tarafı nasıl, bilmiyorum.

Dişe kanal tedavisi yapılmış, içi dolgulu.

Ayın 25-28'i arası çook önemli bir etkinlikte bulunmam gwrekiyor. Ömürde bir kerelik bir şans (kelimenin tam anlamıyla) 1'ine de memlekete dönüyorum.

Bu dişi hayatı bana zindan etmeden nasıl ayın 1'ine kadar idare etmeli? Kendimi Türk diş hekimlerine emanet etmek istiyorum...

Yahut bugün bir şekilde dişçi bulup (bulabilirsem) direkt çektireyim mi? Ayın 25'ine sağlam çıkmış olur muyum? Dişe yazık olur mu?
0
yadigar
(23.05.26)
Kılcal çatlak dediğiniz, diş yarılmış belli ki. Kanal tedavili dişin hazin sonu..
Yine de bir kökü kurtarıp kaplama yapabilirler döndüğünüzde; bu sebeple çektirmeyi son ihtimal düşünün derim. Ben benzer bir sorunla yurtdışına çıkmam gerektiğinde (ağrıdan ağzımı kapatamıyordum), doktor basit tedaviyi yapıp, kalçadan ağrı kesici yapmıştı; iki tam gün idare etti (bende sallanan kısmı kökten çekip aldı; kalan yarıyı da traşlayıp bıraktı. diş alçaldığı ve çevreyle teması azaldığı için etin iyileşmesi kolaylaştı. dönünce de kaplamayı yaptı).

Bence öncelikle bulabildiğiniz bir diş hekimiyle tedavi şansınızı deneyin; belki işiniz rast gider. En kısa zamanda kökten çözüm diyorsanız, çektirmekten başka çare yok gibi duruyor. Ancak bahsettiğiniz koşullarda, çekimden sonra bu kadar ajite olmuş diş etinin hijyenini sağlayamamak, iyileşmesini zora sokabilir.
Şahsi tecrübelerim bunlar. Diş hekimleri için up niyetine olsun; acil şifalar dilerim.
0
lil siztah
(23.05.26)
apse yaptıysa zaten çekilecekse bile apseli apseli çekemez. illa ki önce antibiyotik tedavisi uygulayıp apseyi kurutması lazım. o da en az 1 hafta sürer. 1 hafya boyunca antibiyotik + ağrı kesici ile apseyi kuruttuktan sonrası türkiye'ye yetişir bence.
0
kibritsuyu
(23.05.26)
Ağzında bir sürü kanal tedavili diş olan biri olarak bence antibiyotik yanlış karar olmuş :)

Ayrıca önce antibiyotik tedavisi sonra kanal tedavisi ya da çekim olayı tarihe karışmadı mı :D? Apse yapan dişin apsesi orda boşaltılıp çekim ya da işlem neyse yapılıyor akabinde.

Bende de benzer bir durum olmuştu. Crownlar çok pahalı olduğu için yaptıramamıştım, sora benzer ağrılarla doktora koştum. Kanal tam temizlenmediği için apse yaptı sandım ama meğer kanallı diş boyuna çatlamış. Boyuna bi de yani enine olsa yine daha iyi :D Hekim çok da umudum yok ama çekmek yerine sağlam bi dolguyla gittiği yere kadar götürelim demişti.

Tavsiyem ağrı kesici ve antibiyotik (bence hala çok yanlış bi seçim :D) yerine bulunduğun yerde bi klinik bulup durumun acil olduğunu ısrarla belirtip dişin gereği neyse orda halledip kurtulman. Almanyadaysan "akut" deyince çoğu kapı açılıyor :D
-1
truf
(23.05.26)
Ayrıca önce antibiyotik tedavisi sonra kanal tedavisi ya da çekim olayı tarihe karışmadı mı :D?

@truf karışmadı geçen ay aynen böyle tedavi oldum.
+2
peki madem
(23.05.26)
@peki madem işini bilmeyen doktorlarlar hep aynı metodu kullanıyor sanırım. geçmiş olsun.
0
truf
(23.05.26)
Benzer bir durumda Endonezya'da bir hastaneye gitmisdim. Catlak yoktu ama apse vardi ve baya sismisti yuzum. Igne ile apseyi bosaltti biraz, o epey rahatlatmisti. Sonra Tr ye dondugumde ilgili tedaviyi yaptirmistim.
0
The_Lollok
(23.05.26)
diş hekimliği fakültesinde endodonti profesörü olan mükellefime bu apse boşaltma işini soracağım, hangi koşullarda yapılıyor, niye yapılmıyor vs diye. yakın zamanda bilgilendirme yaparım. kendisi hep antibiyotikle apseyi kurutup sonra tedaviye başlar.
0
kibritsuyu
(23.05.26)
Diş hekimine gittim. "Yaptıklarını yapmaya devam et" dedi...

Enfeksiyon bitince ağrın geçer, sık tekrarlanıyorsa dişe veda edecekmişiz...
+1
🌸yadigar
(24.05.26)
o catlak taraftan iceri mikroorganizmalar sizip enfeksiyona sebep oluyordur. catlak dis kokune kadar gittiyse tek cozum cektirmek.

kanal tedavili dise genelde kaplama yapiliyor. kanal tedavili dis oldugu icin kaplama yapilmazsa dis peyderpey catlayip kiriliyor ve cekime gidiyor boyle.
0
antikadimag
(25.05.26)
(9)

Sık arıza çıkaran araç ne demek?

ya ben lan neyse
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol arac
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?

her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?

ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol araca da razı olurum. çünkü gerçekten çok ama çok pahalı arabalar.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(21.05.26)
100km’de bi değil tabi. Ama orada kilit nokta sanayiye gitme gelme değil rahatsız edecek bişeylerin sürekli çıkması. Kendi eski aracımdan örnekle anlatayım, hem eski hem km’si çoktu;

Şanzımanda sorun vardı haftalarca stres yaşattı sanki her an yolda bırakacak gibiydi, sonra öyle de oldu 2 gün dükkan gezdim 60-70k masraflar havada uçuyordu en son temiz bi usta olum basit bişeyi gitmiş deyip 3k’ya halletti. Onu kurtardım sonra şanzıman d’ye alınca sert vuruntu yapıyordu aylarca o can sıktı. Bir kaç hafta sonra motor arıza ışığı yandı ne olduğunu bulamadık, sonra conta yanığı oldu 25 liralık olduk bir kaç haftam rezil oldu. O bitti 2-3 ay sonra oksijen sensörü başa bela oldu. Arada bir de hava çeken hortum yırtıldı. Onu fark edene kadar araç aşırı bağırıyordu yine motor gidiyordu diyordum. Hepsini ülkenin en iyi ustasının eline verip baba komple temize çek desen 30-40 kağıda en baştan hallederdi mesela ama sürekli başka yerlerde başka zamanlarda arıza veriyordu. Bir kere gönül rahatlığıyla bişey olmadan bi uyarı vermez demeden süremedim. Her an tetikteydim ve aşırı yorucuydu. Dediğim gibi vurdumduymaz biri olsam sanayide 4-5 farklı usta arkadaşım dostum olsa dert değildi belki ama sürekli sanayiye gittim sürekli stres panik endişe. Kaç kere keşke almasaydım dedim ve sonra kurtuldum bıraktım aracı.
+1
avatar is back
(21.05.26)
Cok ariza cikaran pejo 207 kullandım. 30 bin km ve 2 yil falandir toplam.

Bir kere arac yag yakiyormus zaten, arastirinca kronik olduğunu öğrendim. Cozumu rektifiyeydi yani değmeyecek kadar pahaliydi, ara sira yag ekleyerek idare ettim.

Butun sogutma sistemi peyderpey bozuldu. Baktim su eksiliyor, test yaptik, termostattan cikti, değiştik, sonra su tankından basladi, sonra baska bir yerden.

Bir kez uzun yol yaptim baya 2500 km falan sinirda 8 saat beklemeli vs, arac yag uyarisi vermeye başladı. Bilmediğim bir ülkede çözmeye ugrastik sonra sensörün sorunlu olduğu kanaatine vardik, sonra kendi kendine duzeldi.

Gene bir ara hararet uyarısı verdi ve o da sensörlerden cikti.

Bir ara yag bobinlerin oralarda bir yerlere girdiydi, hepsi değişmeli dedi usta ama salladim hic de birsey olmadi.

2010 model aracta butun bu maceralar yaşandı. Cok daha eski birkac japon arabasi kullandim, onlarda neredeyse hiç sürpriz problem cikmadi. Tabii gene onlarin da bakimsizi kötü olabilir. Peşin pesin japon diye güvenilmez.
0
mbond
(21.05.26)
benim icin sik arizanin karsiligi direk bmw.

farkli modelleri 7-8 sene kullandim. naparsan yap 6 ayda bir servistesin, istedigin kadar iyi bak, km dusuk olsun, kazasi olmasin, 6 ayda bir isik yakar. isik yakmasa su kacirir. su kacirmasa yag akitir. hep elinin ustunde olmasi lazim. servisten ciktigin hafta yolda kalabilirsin.

ama iste namussuz, gaza basinca butun sikintilarini unutturur.. zaten oyle olmasa coktan batarlardi herhalde.
0
cooperr
(22.05.26)
ne kadar az özellik, o kadar az sorun.
0
designer
(22.05.26)
arızası bol olmayan ucuz araçlar da var. piyasası yok diye ucuza giden araçlar sadece tutuluyor kolay alınıp satılıyor diye fiyatı şişirilen daha eski daha yıpranmış araçlardan daha iyi bence.

her şey bi arada olmuyor sadece. senin önceliklerin önemli.
mesela genel olarak turbo dizel daha az yakar, atmosferik benzinli daha az sıkıntı çıkarır arızaları da daha düşük maliyetli olur.
piyasası hızlı araçlar daha pahalı veya yüksek km olur, fiat vs. almak istersen markasına para verirsin, piyasası olmayan araç aynı fiyatlara sana daha çok şey sunar.

piyasası var, çok yaşlı değil, çok yüksek km değil, az yakıyor, az arıza çıkarıyor, e bu araç pahalı oluyor tabi.
şimdi ucuzlatmak için nelerden taviz vereceksin? ben marka bilinirliğinden ve yakıt tüketiminden taviz verdim fiyatına göre düşük kmde ve genç sayılacak atmosferik benzinli araç aldım. 213k km'de 235k tl'ye 2010 model. memnunum...

sen bilmediğim marka almam dersin, daha eski veya yüksek km araç alırsın. veya her şey idare eder görünüyordur ama bilinen masraf açabilecek sık karşılaşılan arızası vardır o modelin ondan ucuz gidiyordur... parçası zor bulunuyordur vs.

az bilinen araçların çoğuna yönelik bu parçası bulunmaz ön yargısı var direkt mesela. kiminde haklı kiminde haksız. aslında parça sorunu olmasa da o bulunmaz algısı varsa direkt piyasasını etkiliyor.

ha sıfır problem mi? hayır. ufak tefek sorunlar tabiki var 16 yaşında araçta.
trim sesi var, zrotlar sıkıntılı, akü ölüydü, hortumlar eskimiş geçen üst radyatör hortumundan kaçak oldu, klima soğutmuyor(umarım sadece gazı eksiktir :D) arka cam rezistansının bazı sıraları ısınmıyor, dikiz aynalarının ısıtması çalışmıyor, oksijen sensöründen arıza kodu var ışık yakıyor. ama işte arıza var arıza var... bunların hiçbiri aracı kullanıma engel büyük sıkıntı değil, bi hortumu hemen değiştirmek gerekti öyle kullanılmazdı gerisi can sıkar ama yolda bırakmaz. 7 aydır günlük kullanıyorum. ustalara güvenmediğimden aylardır sorunlarıyla idare ediyorum, muayene öncesi şehir dışında komple baktıracağım genel bi toparlanacak bakalım... temmuzda muayenesi bitiyor, bu ay sonu veya haziran içinde halledilir. motoru mekaniği sorunsuz aracın.

burada ben birkaç sorununu anlatıp sorunca kendim çözmeye çalışınca bir sürü yorum geldi "sat kurtul" vs. yazan. yok abicim ben gayet memnunum. sıfır araç almıyoruz illaki problem olacak. böyle ufak can sıkan problemlere ben ok'im. geçiştirebilir erteleyebilir kendim çözebilir veya diğer olası büyük problemlere göre düşük maliyetle yaptırabilirim. hiçbiri deal breaker değil benim için. satsam yerine alabileceğim sıfır sorunlu araç mı var bu fiyata? kurtuldum tamam e ne alacağım şimdi? ona cevap yok sat diyenlerden :D

az özellik az sorun+1, basit sistem iyidir. o yüzden işçilik fiyatları ve kalitesine bakınca ben varsın biraz daha çok yaksın sanayide masraf edeceğime yakıta veririm dedim. ki lpgli olduğundan oradan kaybım da az. ha lpg de sorun ihtimalini arttırıyor mu? evet. ama demir bloklu atmosferik çelik sübaplı araçta risk yine güncel turbo benzinlilerden düşük.
turbolu küçük motorlu modern araç alsam yakıt tasarrufunu ustaların eline sayacağım :D ne anlamı kaldı? o tip araçları sıfır alan alır kullanır tasarrufundan konforundan faydalanır sonraki sahipleri sıkıntılarıyla boğuşur.
0
konetsu
(22.05.26)
mesela bir markanın bir modeli diğer modellere göre daha sık sorun çıkarır o araç o gruba girer. araç lpglidir bakımları düzgün değildir, araç bakım süreçleri düzgün takip edilmemesi arızaları geçiştirilmişse her araç sürekli sorun yaratabilir. mesela bir tanıdığım togg aldı ve aldığı gibi araç arıza ışığı yaktı. yani kronik sıkıntılı araç böyle oluyor.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
Periyodik gibi düşünmeyin; mesela giyinmiş süslenmiş bir yere yetişiyorken yolda bırakabilir gibi düşünün.
0
lil siztah
(22.05.26)
çok eski olmayan bir arabayla, periyodik bakımlar haricinde her yıl en az bir kere tamirciye gidiyorsanız bu sık arıza çıkartmaktır bence. (kaza vs bahsetmiyorum)

yılda bir tamirciye gitmekten ne olur demeyin. arabadan anlamıyorsanız zaten ayvayı yediniz.

1- araba bozulmak için sizin bol bol boş vaktinizin olduğu zaman bozulmayacak. tam bir yere yetişmeniz gerekirken, arabada sıkıntı çıkacak. "bu araba şu anda beni oraya götürmüyorsa, neden aldım bu arabayı?" diyeceksiniz.
2- tamirciye gittiğinizde bazen yarım gün, bazen 15 gün araba kalıyor orada. bazen sağdan soldan parça gelmesi gerekiyor boş boş bekliyorsunuz.
3- tamirciye gittiğinizde ödediğiniz paranın haddi hesabı olmuyor. tamirci ne kadar dürüst, ahlaklı olursa olsun, araba tamiri pahalı bir şey.
0
co2s2
(22.05.26)
Bolca 20+ yaşında araba kullandım arıza örnekleri vereyim...

1) Giderken su hortumu patlar yolda kalırsın

2) Sarj dinamosu gider yol uzunsa ve akşam vaktiyse kesin yolda kalırsın

3) Marş motoru gider gene yolda kalırsın

4) kayış, kasnak, su pompası gider gene yolda kalırsın

5) debriyaj teli kopar gene yolda kalırsın

6) saçma bir sensör arıza verir, bulamazlarz abuk subuk alakasız parçaları değiştirip dururlar, ya yolda kalırsın ya performans kaybı yaşarsın

7) elektrik tesisatı sıkıntılıdır, bir kopuk veya bazen temassızlık yapan kablo yüzünden yolda kalırsın

8) arızalı veya bypass edilmiş sensör yüzünden düşük yağ basıncı, hararet, düşük su seviyesi gibi kritik uyarılar çalışmaz motoru kucağına alırsın

9) yakıt hattı eskidir, özellikle benzinli bir araçsa herhangi ufak bir kaçak = facia

10) kronik problemi olan bir araçtır ve aldığında ciddi masraf edip değiştirmen gereken parçalar vardır, değiştirmezsin araba kadar masraf çıkar. Yan sanayi parça takmışlardır rastgele bir zamanda büyük sıkıntı çıkarır.

Bütün bunlar bazen çok sık aralıklarla yaşanır araba size biner tabiri caizse.
+1
kimlanbu
(23.05.26)
(3)

Boşa çıkan evimi napsam

goodyes
6 ay önce Başakşehir’de bir ev almıştık. içindeki kiracı iyi biriydi ilk görüştüğümde evlendiğimde oturmak için düşünüyorum burayı demiştim, o da “6 ay önceden haber vermeniz şartıyla size zorluk çıkarımam” demişti. Bu süre zarfında evden gelen kirayla işyerimin kirasını ödüyordum rahatlatıyordu ben
6 ay önce Başakşehir’de bir ev almıştık. içindeki kiracı iyi biriydi ilk görüştüğümde evlendiğimde oturmak için düşünüyorum burayı demiştim, o da “6 ay önceden haber vermeniz şartıyla size zorluk çıkarımam” demişti. Bu süre zarfında evden gelen kirayla işyerimin kirasını ödüyordum rahatlatıyordu beni. Kiracı aradı, tayini çıkıyormuş evi iki ay sonra boşaltacakmış.

Tekrar kiraya versem şuan ortada birşey yok ama evlendiğimde içindeki kiracıyı doğal olarak çıkartmak mümkün olmaz. boş kalsa üstüne bir de aidat masrafım olacak.

Sizce ne yapsam? Sarı siteden ikinci el temiz eşya bulup airbnb ya da sezonluk kiraya verme gibi birşey mümkün mü? Yoksa boş mu kalsa. Bu konuda tecrübem ve fikrim yok, siz olsaydınız ne yapardınız?
0
goodyes
(21.05.26)
Ufukta evlilik var mı, yok mu, orasını anlamadım.
yoksa, belirsiz bir gelecek için, -gelen kira da sizi rahatlatıyorken- boş bırakmak çok anlamlı olmayabilir. bana kalırsa, illa yakın vadede evlenirim diyorsanız -ki biri yoksa vs, min 2 sene veriyorum-, kiracı almak, airbnb için döşemekten daha makul olurdu. ayrıca airbnb için apartman imzası lazım, işletmek ya da işlettirmek lazım, ev daha hızlı eskiyecek vs.. özetle, bu senaryoda en mantıksızı airbnb bence.
0
lil siztah
(22.05.26)
yine tayini çıkacak birine kiraya ver.
0
babilfish
(22.05.26)
evliliği ben de anlamadım. bir sözlünüz nişanlınız mı var? yoksa çeyiz gibi ev mi aldınız?

sözlünüz nişanlınız varsa, 1-2 yıl içinde evleniyorsanız, "1 yıllığına kiralık, sonra ben kendim oturacağım" diye ilan verin sarı sitede. illa bir kiracı çıkar. okulda son yılı olan bir öğrenci, ya da geçici görevle oralara giden birileri. anlatsınlar dertlerini, tahliye taahhütnamesi de alın.

eğer çeyiz gibi aldıysanız, o zaman sarı siteye süresiz koyun, rayiçlerinden de pahalıya koyun. kiraya verdiğinize değsin, hemen kiralayamayacaksanız da kiralayamayın.
0
co2s2
(22.05.26)
(16)

Bu erkeğin vücudunu ve giyim tarzını yorumlayalım

64654942
https://ibb.co/7hd5wtP
-1
64654942
(21.05.26)
Çömünce çatalı görünen tesisatçı abiye benzettim ben.
Karbonhidrat tüketimine kısıt koymalı.
+2
Mirket
(21.05.26)
Olumsuz anlamda söylemiyorum bunu, ama ortada çok tartışacak bir şey göremedim açıkçası. Sokaktaki herhangi birinden ayıran, öne çıkan bir vücut tipi veya belirgin bir tarz bulamadım.

Eğer bir tarzdan bahsedilecekse biraz daha kafa yorması gerekecek gibi.

Ben normal diyeceğim.
+2
akhenaten
(21.05.26)
giyim tarzı güzel ama vücut berbat. göbek var, bel kalın, kalça leğen gibi geniş. böyle erkek olmaz.

erkek vücudu budur: img-s1.onedio.com
+1
yurtsuz john
(21.05.26)
en azindan siyah giyiyor.
0
baldur2
(21.05.26)
kalça ve göbekte toplanan yağları vurgulayacak kesimlerden kaçınsın derim.
0
lil siztah
(21.05.26)
Erkeğe göre komik bi vücudu var, östrojeni yüksek olabilir.
0
kizil karga
(21.05.26)
Poğaçayı bıraksın.
Çok klasik giyiniyor. Simsiyah, pantolon çok klasik, deri ceket filan. Yağ yaksın ve giyim tarzını biraz değiştirsin
+1
mor oje
(21.05.26)
2 metreyse gerisi teferruat. Boy oldugu surece kadinlar ustune atlar, Notre Dam'in kamburu olmussun onemli degil.
-5
freedonia
(21.05.26)
Hantal, sıradan. Spora ihtiyacı var.
0
ekimoloji
(21.05.26)
Full östrojen bu. Klinefelter sendromu falan olabilir
-2
michael harddd
(21.05.26)
Allahın yarattığına laf etmem ama hiç olmazsa pantolon seçimini değiştirsin kesimi bu vücuda uygun değil.
0
yenibirgüzelnick
(21.05.26)
alamanci gibi.
spor sart, birayi, arpayi, unu kesmesi lazim.
hormonlu sergen.
0
cooperr
(22.05.26)
Giyime özenmesi yok, ayak uydurmak adına rahat hissedeceği bir şeyler tercih etmiş. Özenli değil
0
gadlemler
(22.05.26)
tişört boyu ceketten uzun, bu biraz eğreti duruyor.

spor ayakkabı ya da bot olsa daha iyi dururdu. özellikle siyahla kombin olunca beyaz stan smith ayakkabılar iyi gözüküyor.
0
galahad reloaded
(22.05.26)
ata demirer'in zayıf hali.
0
ground
(22.05.26)
kolye var bir şeylere özenmeye çalışmış.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
(8)

okul müdürü olmak ister miydiniz?

wilhelmwasmuss
arkadaşlar toplamda 5 yıldır filan farklı kurumlarda okul müdür yardımcılığı yaptım ve halen devam etmekteyim. çalıştığım okulun müdürünün görev süresi sona erecek. bu süre zarfında çalıştığım farklı yerlerle beraber toplamda 3.kez müdürlük teklif edildi. ben bugüne kadar hiç kabul etmedim ve şimdi
arkadaşlar toplamda 5 yıldır filan farklı kurumlarda okul müdür yardımcılığı yaptım ve halen devam etmekteyim. çalıştığım okulun müdürünün görev süresi sona erecek. bu süre zarfında çalıştığım farklı yerlerle beraber toplamda 3.kez müdürlük teklif edildi. ben bugüne kadar hiç kabul etmedim ve şimdi de etmeyi düşünmüyorum. aslında çok da netim bu konuda. soruyu sorma nedenim esasında kamuoyunun genel fikrinin ve algısının ne olduğunu merak etmem. kurumlar lise ve devlet okulu bu arada.
0
wilhelmwasmuss
(21.05.26)
Getirdiği sorumluluğa karşı pek bir fayda sağlamıyor gibi.
Ha ben müdür olurum, okulun spor salonunu kiralarım parayı cebe atarım gibi bir kafa varsa getirisi olur elbet.
Normal şartlarda müdür olmayı istemem

(öğretmen vs değilim, çevremde çok öğretmen var)
0
kisa
(21.05.26)
mevki merakı olan biri olsaydınız bu soruyu sormazdınız; bu sebeple olmayın diyorum. zira bunun dışındaki hiçbir getiriye değmeyecek unvanlar bunlar.
benim kariyerimde iki kez teklif geldi (okul değil); ikisinde de olmadım ve hiç pişman değilim.
+2
lil siztah
(21.05.26)
Devlet okuluysa çekilir çile değil. Yardımcılıktan devam edin. Yardımcıyken tek muhatabınız müdür olur. İzni de müdürden alırsınız yapacağınız işi de müdür söyler yaparsınız. Müdürken şefle de şube müdürüyle de veliyle de öğretmenle de ilçe müdürüyle de uğraşacaksınız.

Özel kurum ise fikrim yok.
+2
roookie
(21.05.26)
istemem.
+1
gurur
(21.05.26)
Uzun zamandır mebde müdür olanları partili olarak veya karakteren zayıf olarak görüyorum/düşünüyorum. Algıda seçicilik de olabilir.
-1
bumbum
(22.05.26)
ya demeyeyim demiştim ama şunu da ekliyim; müdür olup da partili olmayan, yemeyen yok gibi bişey malum. sırf bu devirdeki bu algı sebebiyle bile uzak durulur derim.
0
lil siztah
(22.05.26)
arkadaşlar öncelikle yorumlarınız için teşekkür ederim. hem kanaatim pekişti hem de eğitimci olmayan kişilerin genel algısı hakkında da fikir edinmiş oldum.
biraz uzun bir açıklama yazmak istiyorum, ileride denk gelip okuyacak kişiler olursa onların da zihninde bir fikir oluşturur.

okul müdürlüğünü tercih etmememin hem kişisel hem de genel sebepleri var.
kişisel sebep olarak hayatımın tümünde huzur mu kariyer mi tarafında huzuru tercih etmiş biriyim. bu içsel bir durum tabii.

genel mesleki sebeplere gelince, evet dedikleriniz doğru herhangi bir kurum müdürlüğünde iktidarın torpillisi algısı var, mesleki kimliğimi bir tarafa bırakacak olursam bir vatandaş olarak çoğu kurum müdürlüğü için ben de böyle düşünüyorum. hatta şu an görev yaptığım okulda, daha önceden de yöneticilik yapan kişilerin sınavsız yönetici olma seçeneği olmasına rağmen, torpilli demesinler diye yöneticilik yazılı sınava girerek müdür yardımcısı oldum. gelgelelim işin içinde olduğum için okul müdürlüğü diğer kurum müdürlükleri ile kıyaslandığında amiyane tabirle daha ''tırışka'' bir müdürlük türü. tamam kurumun amirisin ama özetle ''sınırsız sorumluluk sıfır yetki'' esaslı bir unvan. çalışması zulüm okullar için bana müdür desinler de neresi olursa olsun diyen meraklı kişiler haricinde, genelde birini bulmak için aranıp durur ilçe milli eğitim müdürlükleri. dertsiz, tasasız, iyi imajı olan, ben de şu okulun müdürüyüm dediğinizde, itibar gördüğünüz okulların hemen hemen hepsi de proje okul ilan edildiği için, oralar müdür olma kriteri, ben uygun gördüm bu kişi müdür oldu tarzıdır. haliyle benim gibi sıradan ölümlüler için kapsam dışıdır. kurban aranan bir görevdir çoğunlukla anlayacağınız. hatta meslekte şöyle bir fıkramsı hikaye vardır: okulda problem çıkmış müfettişlik durum oluşmuş. müfettişler de soruna bir çözüm bulamamış ama okul müdürünü görevden almışlar. ne yaptınız sorun çözüldü mü diye sorulduğunda da, e okul müdürünü görevden aldık ya işte daha ne yapalım demişler. genel olarak okul yöneticiliği böyle bir şey gerçi ama, müdür yardımcılığında görevini layıkıyla yapmana rağmen bir sıkıntı olursa, e okulun müdürü var kardeşim, o da onayladı, onun da imzası var diyebiliyorsun. ha ben müdür yardımcısı olarak çalıştığım kurumlarda ciddi bir problem yaşamadım, müdür kuyusu kazan bir kişi değilim ama olası kriz senaryolarında böyle durumlar olabiliri belirtmek için ifade ettim. ve her şeyden sorumlu oluyorsun, yani müdür yardımcısı unvanında bile görev tanımım o kadar kabarık ki, normalde görev tanımımdaki işler için herhalde 10 farklı mesleğin alanına giren şeyler var. müdürlük bunun bölüm sonu canavarlığı gibi. söz gelimi personel işleri bende. ek ders hesaplama işlerinin sorumluluğu bende. ve okulda bu işten anlayan tek idareci de benim. ben her şeyi hazırlıyorum müdüre imza attırıyorum. şimdi ben ciddi bir hata yapsam soruşturma geçirsek, müdüre de, iyi de sayın müdür tamam müdür yardımcın kasti veya sehven hata yapmış s.çıp batırmış da sen niye kontrol etmedin derler, onun da paçasından yakalarlar. bunun gibi bin türlü şey. sadece küçük bir örnek olsun diye verdim. veya diyelim okulun kapısı kırıldı, artık o kırık kapının tamir sorumluluğu müdürün üstünde. usta için bulaştığına değmez bir tamirat işi için usta nolur gel diye yalvarıp durursun. tüm bu süreçte de aşağı yukarı şunlar yaşanır: veliler, yav bu nasıl okul bi kapı da tamir edilemez mi diye ortalığı yangın yerine çevirir. hemen her okulda potansiyel olarak var olan kıdemli bir öğretmen, yahu ben 1983'te ağrı dağı zirvesi körkaranlıkkuyu köyü okulunda müdürken okulu bizzat ben yaptım ben, bir de şu basiretsizlere bak diye dırdır yapar. bu resmi kurumun işi, yaz ilçe milli eğitime çözsünler gibi bir durum yok yani.

ha madem bu kadar sıkıntılı bir iş, niye yapıyorsun derseniz de, birincisi 10 küsur yıllık meslek hayatımda türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak geçirdiğim toplam süre okul yöneticiliğinde geçirdiğim toplam süreden daha fazla, hepsinde de mesleki teknik okullar ve imam hatipte geçti, potansiyel kriminal öğrencilere tanzimat dönemi edebiyatı anlatmaya çalışmanın anlamsızlığı bir süre sonra size çok yük oluyor. mesleki tatmin arayan bir fıtrata sahibim diyebilirim. ikincisi, okul yöneticiliğinden tekrar öğretmenliğe döndüğünüzde, okul yönetiminin abuk sabuk uygulamaları ve tavırları var ise, bu size diğer öğretmenlere göre daha çok batıyor. hani içinizden, yav bi s...git sanki bu işleri bilmesek hınını diyorsunuz. üçünsü, okul çağında küçük bir çocuğum var, okula getir götür işleri bende. öğretmenken dersin saati belli olduğu için zaman yaratamıyorsun ama okul yöneticiliğinde benim bi 15-20 dk çocuğu almak için çıkmam gerekiyor dediğinde kimseye minnet etmeden çıkabiliyorsun. ayrıca yapım gereği tam bir bürokrat/ikinci adam yaratılışındayım. sahne arkasında işin mutfağında işleri çok güzel kıvırırım ama vitrin ve sahne adamı değilim. duyuru açmamın sebebi de, müdürlük görev tekliflerini yapanların her seferinde, iyi de hocam ömür boyu yardımcı kalacak değilsin ya, müdür yardımcılığı, müdürlük için pişme makamı diyip görev tekliflerini reddetmem karşısında şaşırmış olmaları.

tüm bunlara ek olarak ücret noktasında da anlamlı bir fark oluşmuyor. (oluşsa da dediğim gibi umrumda olmaz) hatta okulun meslek öğretmenlerinin okul müdüründen daha fazla para kazanması çok doğal bir durum. (okula göre, ders sayısına göre değişir tabi ama olursa da doğal bir durumdur)
+2
🌸wilhelmwasmuss
(22.05.26)
liderlik yöneticilik özellikleriniz baskınsa müdür yardımcılığından çok daha iyi bi görev. yetkisi daha çok iş yükü daha az. ama ben karar vermeyi sevmem sorumluluk istemem ama iş yaparım derseniz müdür yardımcılığından devam.
eğitimci ailenin eğitimci çocuğuyum bu arada, ebeveynlerim 3 sene öncesine kadar müdürdü, en yakın arkadaşım şu an müdür yardımcısı.
0
mezzosprite
(23.05.26)
(21)

araç sahiplerinin sahip olmasını önerdiğiniz ürünler?

konetsu
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:dashcam: viofo a229 pro duodashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :Dkompresör: einhell CE-CC 18 Lilastik havasını soğukken basmak daha doğru
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?

mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:
dashcam: viofo a229 pro duo
dashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :D

kompresör: einhell CE-CC 18 Li
lastik havasını soğukken basmak daha doğru sonuç veriyor. benzinliğe gideyim basayım demek zorunda kalmıyorum... ani sıcaklık değişimlerinde de basıncı ayarlayabiliyorum. araçta tpms de olmadığından ara ara kontrol ediyorum.

akü takviye: OSRAM BATTERYJumpstart 1000
aracı aldığımda üstündeki akü zayıftı, istediğim akü de stokta yoktu biraz zorunluluktan aldım ama yine gerekli olabilir. bi ışığı açık unutsan aracı vurdurmak yerine takviyeyle daha güvenli şekilde çalıştırabilirsin.

obd cihazı: vgate icar pro 2s
arıza ışığı yanınca neden acaba diye önden kontrol edebilirsin. basit bişeyse kendin çözebilirsin... mesela hararet göstergem yüksek gösteriyor arada, bununla aslında sorun olmadığını ecudaki veriyi kontrol ederek doğrulayabildim boş yere olmayan problemi aramadım. bayağı sanayide kazıklanmaktan kurtarabilir ve boş yere endişelenmeyi önleyebilir.

akülü üfleme: einhell TE-CB 18/180 Li
kışın karları filan üflerim diye almıştım. ek olarak evde dükkanda vs. de iş görüyor temizlik için.

refraktometre: antifriz ölçümü için en hassas ve doğru sonuç veren alet. antifriz bomesi vs. amatör işi... :D

tds ölçer: antifrize kattığım saf suyun gerçekten saf olduğunu doğrulamak için aldım. yorumlarda bildiğin musluk suyuyla aynı değerleri veren saf su gönderen satıcılar dolu. güvenemeyip kontrol ettim.

visco boyun yastığı: rahat :)

yedek sigortalar: ne olur ne olmaz araçta tutmakta fayda var.

pilli kafa feneri: özellikle pilli tercih ettim lithium bataryayı araçta bırakmak istemediğimden. ışık kaynağı işte... telefon flashıyla uğraşmadan karanlıkta bişeyleri görmeni sağlıyor.

trim sökme seti: dashcam teyp vs. montajı için işe yaradı.

bunlar dışında çeşitli spreyler: emniyet kemeri yağlayıcı, wd-40, balata spreyi, silikon sprey, kontakt temizleyici vs.

alıp daha kullanmadıklarım:
sentil: buji değişiminde tırnak aralığını filan kontrol edebilirim. ucuzdu sepet doldurmalık aldım.
kör nokta aynası: baseus marka olandan aldım takmayı unutuyorum/üşeniyorum :D
yağ filtre sökücü: ilk yağ değişimini filtreyi sökemediğimden dışarıda yaptırdım. işçilikleri berbattı daha da güvenmem dedim filtre sökücü aldım, sonraki değişimde deneyeceğiz bakalım...
antifriz hunisi: ilk değişimden sonra birkaç gün araç havasını atana kadar kontrol etmek gerekti. kendi atıyor atmasına ama sonraki değişimi daha pratik hale getirir diye aldım. gümrük yasası değişmeden en son neler alabilirim diye bakarken aldım attım kenara.

iyi ki varmış dediklerim:
alet seti, lokma anahtar tornavida pense kargaburun yankeski cırcır şu bu çeşitli ürünler işte.
multimetre: her zaman gerekir... çeşitli kontroller için şart. akü alırken bile yanıma alıp önce yüzey voltajını kontrol ettim. oksijen sensörü kontrolüydü, zayıf şase problemi teşhisiydi vs. kontrollerde gerekli.
kablo soyucu, yüksük basma aleti, krimp aleti vs. dashcam teyp vs. montajı için kolaylık ve daha iyi bir montaj sağladı.
kablosuz süpürge: einhell TE-SV 18 Li, araç süpürgesi gibi de kullanılıyor işte. al aracı süpür temizle...

deneyip gereksiz bulduklarım:
telefon tutucu: pratik gelmedi, çok popüler bi aksesuar ama rahat edemedim.

almayı düşündüklerim:
kablosuz sıcak hava tabancası: elektrik tesisatını kendim toparlayayım dersem kurcalanmış kabloların ek yerlerini vs. makaronla kapatırım. çakmakla ısıtmaktansa düzgün aleti kullanırım. araç dışında başka işlerde de zaman zaman gerekiyor ama olmadan idare ediyorum şimdilik. şart değil ama istek listemde :)

lastik tamir kiti: şehir içi kullandığımdan hala almadım ama lazım bence.
+3
konetsu
(21.05.26)
Kompresör, akü takviye kablosu ve genel alet çantası bence yeni/eski arabalarda gerekli.
0
burfak
(21.05.26)
istasyonlarda satılan lastik onarma kiti/köpüğü ve komresör. yarma hariç tüm lastik sorunlarını tamirciye kadar çözer
+1
kisa
(21.05.26)
@kisa kit olanlardan alacağım bu fitil tipi olanlardan. bahsettiğiniz üründen alıp aynı gün iade etmiştim. üzerindeki uyarılarda yazanlar:
-çok kolay alevlenir gaz
-çok kolay alevlenir aeresol
-basınçlı kap, ısıtma patlamaya yol açabilir
-50c'yi aşan sıcaklıklara maruz bırakmayın

ben bunu güvenip yaz kış araçta bırakamam şahsen... 50c'yi yazın güneş altında kalan bir aracın içi kolaylıkla aşabilir. ayrıca kullandığında lastiği düzgünce tamir etmeden önce temizlemesi de zor veya imkansız olabilir ufak bi fitille yamayıp yıllarca kullanabileceğin lastiği değiştirmek zorunda kalabilirsin. tanıdığım biri asla kullanma kullanırsan lastik çöp dedi mesela. ne kadar geçerli bilemesem de özellikle yanma/patlama riski nedeniyle ben sıcak bakamıyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
yazılanları okuyunca kendimi kötü hissettim. dümdüz kullanıyorum arabayı. sadece arabayla gelen yedek lastik ve ekipmanları, ilk yardım çantası ve 1 tane bez var. yazılanlar muhakkak gereklidir ama senede 2 defa uzun yol harici şehir içi araç kullanımda ne kadar gereklidir bilemedim.
+1
scudman1
(21.05.26)
Şu an arabadayım dikte ettirerek yazıyorum imla hataları olursa affola.
Çok sevilen ürünler değildir o spreyler doğru ama Yolda kalan birini bir yere götürmekte faydalı oluyor genelde büyük bir yarık yoksa zaten kompresör de işe yarayacaktır Bunun dışında o sprey kullanılırsa en kısa sürede lastikçiye gidilip temizletip Ondan sonra tamir yapılması genelde yetiyor
0
kisa
(21.05.26)
Güzel bir duyuru olmuş, eline sağlık. Buradakilere bakmadan ihtiyacının olduğunu bile bilmeyebilir insan. Örneğin benim aklıma hiç pilli kafa lambası gelmezdi ama burada okuyunca aşırı mantıklı olduğunu düşündüm.

Benzer bir konuda fikrini almak için ben de bir soru ekleyeyim. Aracında yerleşik bir kamera olsa ve bunu dashcam olarak kullanabiliyor olsan (diyelim senin aldığın dash cam ile benzer fiyatta ya da daha ucuz) yine de bu marka model bir dashcam alır mıydın, yoksa nasıl olsa araçta var, boşuna sök tak uğraşmaya değmez der miydin?

Sonra da kendim için spesifikleştireyim soruyu. Senin bahsettiğin marka modele baktım, satın alma fiyatı 342 euro civarı, ama aracın kendi kamerasını dashcam olarak kullanmak istersem aracın online marketinden tek seferlik 270 euro ödemem lazım. Şöyle bir dezavantajı var; 3-5 yıl sonra arabayı satarsam araçtan sökemeyeceğim bir sistem sonuç olarak. Ama ne montajıyla ne de başka bir şeyle uğraşacağım. Kayıt için yapmam gereken tek şey de USB girişine bir flash bellek takmak olacak.

Fikrin nedir @konetsu?
0
himmet dayi
(21.05.26)
@scudman1 obd cihazı olmasa beni kaç binlik yaparlardı acaba diye düşünüyorum :D

hararet yüksek gösterdiğinden antifriz değişiminden sonra fan açıyor mu sorun var mı diye bakarlarken açması lazımdı demeye başlayıp yok hararet müşürüne bakalım temizleyelimden girdiler. e sorun gösterge panelindeki zayıf şaşeden kontrol ettim obdden de doğruladım biliyorum tabi. açtım gösterdim ecudaki sıcaklığı buna göre bakalım diye. olmasa orada müşürü de sökerler, olmazsa değiştirirler, termostattı, fan rölesiydi, fan müşürüydü, radyatördü devirdaimdi ilerler giderlerdi :D çünkü hiçbiri sonucu değiştirmeyecek. sonunda her şey değişmiş tüm masraf yapılmışken de kronik demekki bu araçta filan der gönderirlerdi gerçek sebebi bulmadan.

veya arıza ışığı yanıyor diye götürüp bıraksan ucu açık :D bilmiyorsun, gerekli gereksiz ne geçirsek kar diye motor inecek'e kadar giderler. aslında oksijen sensöründen hata vermiş araç o da tesisattan kaynaklı, sensörün kendisinde de sorun yok. şuan sadece anlık yakıt düzenlemesini tam yapmıyor bi ihtimal muayenede emisyon kontrolünde sıkıntı olabilir ama olmaya da bilir. sorun çıkarsa da oto elektrikçiye gidip şu sorun var diye teşhisi yapılmış ne olduğunu bilerek gitmek farklı yine ucu açık ustaya güvenmek farklı.

aküde mesela ölü aküyle 1 ay kullanabildim aracı takviye cihazı aldığım için. ince japon tip akü kullanıyor araç. bayide sadece alt seri 45ah akü vardı ama 55ah üst seri modeli mevcut. ben ondan getirttim bekleyebildim. o 45ah olan da olmayabilirdi mecbur kalıp normal standart akü taktırabilirdim orada da başka sıkıntılar çıkıyor :D grupta bi arkadaş normal akü taktırdı mesela araç 2. ve 4. vitese geçmiyordu. ben araştırmıştım biliyordum söyledim şu aküye çarpıyor büyük tip takarsan akü altına destek koyup yükseltmen lazım diye: i.imgur.com
ben görüp cevap verene kadar gruptakiler debriyaj alt merkezi mi dememiş, şanzıman yağı mı dememiş, baskı tam ayıramıyordur mu dememiş, senkromeç mi dememiş... şanzıman indirmeye kadar giderdi bağlantıyı kuramasa.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
araç anahtarı yedek pilinide al. benim markette bitti. düğme pillerdendi aldım taktım. zor zamanda lazım olur.
0
mikahakkinen
(21.05.26)
@himmet dayi aracın kendi kamerasının görüntü kalitesi de önemli bir kriter burada. bir de devamlı yazım yapılacak disklerde özel endurance serisi bellekler gerekli. standart usb bellek kısa sürede bozulabilir, yazım hızı yetersizse yüksek çözünürlüklü video kaydında problem yaşatabilir.

kalitesi yeterli diyorsan dashcam ile kullanıma uygun devamlı yazıma dayanıklı ve hızlı bir bellek alman gerektiğini unutma derim. pratik bir çözüm gibi görünüyor artısını eksisini kendince tartman lazım. usb ssd filan destekliyor mu desteklediği maksimum kapasite ne bunlara bakabilirsin. destekliyorsa ssd tercih ederdim flash bellek yerine.

@mikahakkinen benim aracın orijinal kumandası kayıp, üçüncü parti ucuz sistem takılmış. i.imgur.com şu tarz. immobilizer sistemi var ama kumanda pilinden bağımsız transponder çipini okuyor kontaktan. pil bitse de çalışır. kapılardaki anahtar delikleri de gizli kapaklar altında değil yeni araçlar gibi :D benim için sorun yok şuan. ama diğer arkadaşlar için güzel öneri. bi ara orijinal sisteme bağlı iki anahtar yaptırmak istiyorum aklımda o da... bu dandik sistemi söküp atmak istiyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
mini kazma, kürek, bıçak, ip, lastik, lk yardım seti, kamp sandalyesi, kağıt tabak, bardak çatal tuzluk. ayrıca bittikçe 12lik su atarım bagaja. kağıt kalem, bol bol kaza tutanağı.
0
ground
(21.05.26)
bende -araba değil motor ama-, sayılanlar dışında aracın kitapçığı, spanzet ve kancalı lastik, plastik kelepçe, bir de airtag mevcut. araba olsa koli bandı da koyardım ama çok yer kaplıyor.
-1
lil siztah
(21.05.26)
kompresör kesinlikle şart lastiğin nerede ineceği belli olmaz, ufak bir takım çantası içinde temel aletler, yedek lambalar vs. 300-600w bir tam sinüs inverter. arabada laptop veya bir cihaz çalıştırırken lazım olabiliyor, obd olarak bende DS150E var basit cihazlara göre çok daha detay verebiliyor ama çalışması için laptop lazım. bir de arabada yedek bir takım basit kıyafet+yağmurluk+ayakkabı genelde durur.
0
orpheus
(21.05.26)
@lil siztah bende aracın kitapçığı fiziksel olarak yok eski sahipleri saklamamış herhalde... ama pdf olarak bulup indirdim :) şehir içinde taşımıyorum ama uzun yola çıkarsam yanıma alırım dediğim takım çantasında var plastik kelepçe vs. ek bikaç şey. elektrik bandı var duct tape var ama normal koli bandı koymadım. kancalı lastiklerden de aylardır online satış sitelerinde sepette duruyor bi ara başka şeyler alırken sepet doldurmalık olarak gerekirse alacağım aklımda :)

@orpheus ben kompresörü araçta bırakmıyorum lithium bataryalı olduğundan. arada kalmıştım çakmaklıktan güç alan tip osram'ın ürünleri vardı onlardan mı alsam diyordum ama kullanımı daha pratik evde bisiklette vs. de kullanırım diye akülü aldım. araçta manual pompayı bagaja attım ne olur ne olmaz diye :D acil durumda yeterli.
yedek ampul'e çok gerek yok gibi geldi. genel kullanımım şehir içi. uzuna sise neredeyse hiç gerek olmuyor. kısalarda arıza olsa dönene kadar sislerle idare de edilir. en kötü durumda mutlaka kısalar gerekli olursa da uzundan söküp kısaya takabilirim. uzun da kısa da h1 benim araçta. hiç ac ile çalışan bir şeyi arabada kullanma ihtiyacı da hissetmedim ama öyle bir ihtiyaç varsa inverter yine mantıklı bir öneri.

benim obd klasik elm327 klonlarıyla aynı şekilde carscanner tarzı telefon uygulamaları üzerinden çalışıyor. ama bu kategorideki ürünlerin en iyilerinden. göstereceği detay biraz araca da bağlı sanırım öyle her tarafı sensör dolu her şey elektronik karmaşık olan bi araç değil :D pratikliğiyle öne geçiyor bu tip cihaz biraz benim için. ama o cihazı bağlayıp bi bakmak isterdim :D benim geely'nin elektronik sistemi de delphi tabanlı. ecu sensörler bobin vs. hep delphi. ekstra neler var veya yok bi görmüş olurdum.

bu anlık veri olarak voltaj, motor yük seviyesi, soğutma sıvısı sıcaklığı, oksijen sensörlerinin voltajı, stft ltft değerlerini, emme manifold basıncını, motor devrini, hızı, emme hava sıcaklığını, gaz kelebeği konumunu, avans zamanlamasını, yakıt tüketimini vs. gösteriyor. arızaları listeleyip silebiliyor. bana yetiyor :) o profesyonel cihazla herhalde enjektör kodlama vs. işler de yapılabilir?
+1
🌸konetsu
(21.05.26)
yeminle dün aklımdan geçti bu soru. duyuruya sorayım "bagajınızda lazım olabilecek neler var" diye, sonra üşendim. bugün bu soruyu görüyorum. takipteyim

bir çok şey yazılmış
benim torpidoda
- küçük bloknot ve kalem
- 4-5 tane kaza tutanağı
- bir kutu yara bandı
- minik kalıp el sabunu
- bir kaç kutu kibrit, bir tane mini çakmak
- çok amaçlı isviçre çakısı
- kağıt mendil, peçete, ıslak mendil

bagajda
- düz yıldız tornavida
- pense ve keski
- nitril eldiven shop.beybi.com.tr (lastik değiştirme ya da diğer işlerde kullanmak için çok pratik
- 3 lt cam suyu şişe
- buz kazıyıcı
- iki ucu çengelli lastik ip www.trendyol.com
- plastik bir litre sağlam bir şişe içinde su. (içmek için değil de el yıkama ya da başka durumlar için

bir de araçla orijinal verilen dandirik bijon anahtarı çok işe yaramıyor. izeltaş 4 kollu bijon anahtarı aldım. sökmek daha kolay ve sağlam bir alet izeltas.com.tr
0
exlibris
(21.05.26)
Sustalı bıçak(kamp bıçağı yazacaktım yanlış olmuş kusura bakmayın), ayak pompası, tükenmez kalem, boş 500ml lik pet şişe. Bunlarda lazım oluyor
0
Topalordek
(21.05.26)
www.trendyol.com

yukardakinden (hayat kurtarır),
yağmurluk,
çeki halatı,
demlik, ocak, kahve ve ya çay,
kırılmaz bi de bardak.
0
antihero
(21.05.26)
- almanlar surekli yag eksilttigi icin bende yarim litre yag mutlaka bulunur cunku nerde isik yakacagi belli olmuyor. benim icin en kritik malzeme bu diyebilirim.
- buz kaziyici
- ilk yardim kiti, icinde aku kablosundan yara bandina kadar hersey var
- kucuk katlanir kurek, cok kar tagan bir yerde yasadigim icin saplanirsam kendimi kurtaririm diye.
- ince kucuk battaniye
- cok amacli caki
0
cooperr
(21.05.26)
@cooperr yağ eksiltmenin bi standardı yok mu? yani yaklaşık x günde bir eklemem gerekiyor gibi tutarlı bir durum yok mu? günlerce hiç eksiltmeyip sonra bi anda mı ışık yakacak kadar eksiltiyor? atıyorum bazı araçlar şehir içinde yağ eksiltmeyip uzun yolda eksiltir, bazısı düzde eksiltmezken yokuş çıkarken eksiltir böyle bir durum mu var? yoksa bi aralık belirleyip yola çıkmadan periyodik düzenli kontrol etmek daha mantıklı olur sanki... anlık dalgınlığına gelse hemen farketmesen büyük risk. ışık seviye eksilince değil anlık yeterli yağ basıncını oluşturamadığında yandığından çok hızlı müdahale gerektirir.

ben daha çok ekipman ağırlıklı sormuştum :D ondan hiç değinmedim bazı şeylere. genel olarak sahip olduğum şeyleri listeledim araçta bulunmuyor bunların çoğu zaten. şehir içi çoğu devamlı gerekmez diyip geçiyorum :D bataryalı ve basınçlı kaptaki şeyleri mesela araçta tutmuyorum. ama uzun yolda birçoğunu alırım yanıma.

bende de antifriz duruyor araçta. bi ara üst radyatör hortumundan kaynaklı sızıntı yüzünden eksilme oldu. hiç aman acil durum diyip musluk suyu katmak zorunda kalmak istemiyorum bir miktar antifrizi bulunduruyorum. cam suyu da oluyor...

şuan başka bir kaçak veya eksiltme yok ama hortum kelepçesine güvenemiyorum yeni hortum takıldıktan sonra da kelepçeler gevşemişti tekrar iki taraftan da sızıntı oldu aynı hafta içinde.

ıslak mendil, kağıt havlu, izopropil alkol, makas vs. bulunuyor. çakmak yine yanımda oluyor ama araçta bırakmıyorum çantada taşıyorum. araçta çakmak patlaması sıcakta riskli geliyor.
0
🌸konetsu
(22.05.26)
@konetsu

tfsi motorlar ozellikle yag degisiminden sonra ilk 3-4bin km cok eksiltiyor.
sonra yavasliyor ama motora yuklenirsen ki ben arada gazliyorum, daha cok eksiltiyor.
genelde 5 binde bir yarim litre ekliyorum. bazen unutuyorum, zaten yarim litre azalinca hemen isik yakiyor. o yuzden yanimda hep yag vardir.
benim 3. audi, hepsi boyleydi. servise sordum normal diyorlar.
0
cooperr
(22.05.26)
En az 2 ve mümkünse Type C çıkışlı çakmak şarj aleti ve 2-3 tane Type C kablo.

Kolonya.

Biri sustalı bıçak yazmış. Sustalı bıçak 6136 sayılı kanuna göre yasak. Hapis cezası ile yargılanılma riski var ancak arabada güvenlik amaçlı olmayacak şekilde taşınan büyükçe ve sağlam bir bıçak bulundurmakta yarar var.
0
10551037
(22.05.26)
vay be helal. arabaya deprem çantasıda şart.
0
xu
(22.05.26)
(16)

uluslararasi bir etkinlikte siyaset

sanxis
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden, etkinlik kurallarina aykiri oldugu gerekcesiyle rozetini cikarmasini istiyor. katilimci rozeti cikarmayi reddediyor, salondaki bin kisiden hangisinin uzerinde dini ya da siyasi sembol olup olmadigini bilemeyeceklerini, bu tavrin sadece filistin meselesiyle ilgili oldugunu dusundugunu soyluyor. tartisma buyuyor, sesler yukseliyor. katilimci herkesin icinde organizatore bagirarak "soykirim destekcisi" gibi ithamlarda bulunuyor. bunun uzerine katilimcidan salonu terk etmesini istiyorlar, 10 dk suren bir itis kakis sonunda ucretini iade edip salondan cikartiyorlar.

katilimcinin iddialari: salonda dini ve siyasi sembol sayilabilecek baska bir cok unsur tasiyan kisi olmasi cok muhtemel (taki, tisort, dovme vb), etkinligi tum bunlardan arindirmaya calismak gercekci degil, dogru da degil. bana karsi sergilenen tavrin sebebi filistin meselesiyle ilgili bazi katilimcilarin rahatsizligi ve organizatorun catismadan kacinma istegidir. "amacimiz insanlarin bayraklarini ve kimliklerini kapida birakip burada birbirlerini kucaklamasidir" diyerek aslinda farkliliklarimizi kapida birakmamizi, cunku bazi farkliliklara hosgoru gostermeyebileceklerini ifade etmis oluyorlar.

organizatorun iddialari: bu etkinligi 15 yildir duzenliyorum ve hicbir zaman politik bir rengi olmadi. kisisel olarak filistin halkinin yaninda olsam da, etkinlikte bir rozete izin verirsem hepsine izin vermem lazim ama 5 kitadan insanin geldigi bir etkinlikte bu bircok soruna yol acabilir. katilimcidan rozeti cikarmasini kibarca rica ettim ama sebeplerini aciklamama bile izin vermeden bana hakaret etmeye basladi. etkinlikten cikarilma sebebi rozet degildi, bana bagirdigi ve hakaret ettigi icin etkinlikten atildi.

sizce kim hakli?
0
sanxis
(21.05.26)
Katılımcı filistinli ise haklı yoksa haksız. Filistin vatandaşı kendi rozetini pek tabii taşıyabilir. Siyasi amaç içermez ülkesini temsilen orada. İsrail vatandaşı da taşıyabilir.
Ancak bir Türk filistin rozetiyle katılırsa siyasi propagandadır. ABD'de siyonist biri İsrail rozetiyle katılabilir.
0
croswell
(21.05.26)
organizatör daha haklı.
başkalarında başka semboller de olabilir ama gündemdeki bir konu olması sebebiyle filistin rozetinin tetikleyici bulunması olasılığı daha yüksek haliyle. katılımcının yerinde ben olsaydım, bir duruş segilemek istiyorsam rozeti çıkarmaz ve etkinliği terk ederdim.
organizatöre bağırması falan tatsız ve gereksiz bir şov olmuş.
0
lil siztah
(21.05.26)
bence etkinlik sahibi haksız. en başta şikayet edilmeye geldiğinde kişilerin üstündeki rozet gibi küçük bir sembole karışamayacağını, aynı şekilde israil rozetine de karışamayacağını, çok büyük bayrak açmak, tahrik edici ve organizaysonu bozucu hareketler dışında insanları takılarından dolayı uyaramayacağını söylemeli ve geri püskürtmeliydi. olayı büyüten kendisi olmuş. o zaman iki tarafı da dışarı çıkaracaksın.
+3
awlmi
(21.05.26)
Katilimci hakli, neyi nereye kadar kontrol edeceksin. Biri atiyorum hacli kolye falan taksa, ya da garip bir dovmesi olsa onu da mi cikaracaklar. Tabii bu isler siyah-beyaz ayrilamiyor. Mesela nazi simgesi tasisa ne olacakti, o zaman organizator kesin hakli diyecektik falan filan.
+1
mbond
(21.05.26)
iki tarafın da haklı olduğu konular var.

Organizatörün burada siyaset istemiyoruz argümanı pratikte uygulanamaz. Salonda muhtemelen haç kolye takan, ülkesinin bayrağını taşıyan dövmesi olan, ukrayna renklerinde bileklik takan ya da LGBT+ sembolü taşıyan birileri vardır. burada arkadaş haklı.

organizatör açısından bakacak olursak o saat aralığında mekanın ve etkinliğin sahibi organizatör. Ağa o. 15 yıldır bu işi yapan birinin, 5 kıtadan gelen insanları güvenli ve steril bir alanda tutma çabası anlaşılabilir. Eğer Filistin rozetine izin verilirse, ertesi gün İsrail, Tayvan, Ukrayna veya Rusya sembolleriyle gelecek insanların yaratacağı kaosu öngörmüş ve bunu engellemek istemiş olabilir.

Ha organizatörün ; onu rozet yüzünden değil, hakaret ettiği için attım savunması hukuken ve usulen doğrudur. Hiçbir organizasyon, yöneticisine herkesin içinde 'soykırım destekçisi' diye bağıran bir müşteriyi içeride tutmak zorunda değildir. Parasını iade edip dışarı çıkarmak en doğal hakkıdır.
0
galahad reloaded
(21.05.26)
Organizatörler , uluslararası alanda çalışan faaliyet gösteren firmalar vs. siyonistin ayağına basmamayı tercih ederler. Çünkü para, pazar, yatırım onlarda.
Türkiye'de dahil bütün dünyada sanattan spora , siyasete iş dünyasında, ekonomide eğitimde hatta bilim / felsefe yönüyle öne çıkan ortamlar gibi belli kesimlerde siyonistin belirli büyük bir tekeli vardır.
Dünyada tanınmış bir çok ödül törenlerinde bile siyonist yanlıları yine kendileri gibi siyonist yanlılarına akademik , sanat vs. adı altında ödül verirler.

Nobel barış ödülü :) derler bazen. Sürekli savaş çıkaran sağa sola saldıran siyoniste laf edebilen var mı ? yok .

Neyse konu uzadı . Cevabı basit o organizatörün faaliyet gösterdiği alanlar ve sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında , neyin karşısında sustuğu, neyin tarafında olduğu da anlaşılır.
5 kıtadan 1000 geliyor ve sorun da bir kişinin üstüne taktığı rozet oluyor.
Ama orada belki yüzlerce kişinin zihninde asılı duran siyonist bayrağı dışarıdan görünmediği için bir sorun yok demek.
ABD de bile görüldü Filistin yanlısı üniversite görevlilerinin ne derece mobbing vs siyasi baskılara maruz kaldığı.

Bu arada Netenyahu istediğini hala alamadı . Kazanmak , arkada ABD olmasına rağmen sürekli öldürmekle ele geçen bir şey de değil .
0
diyecevaplandı
(21.05.26)
etkinliğin ortasında durup dururken slogan atmıyorsa siyaset yapmıyor. isteyen filistin bayrağının rozetini takar, isteyen maga yazılı tshirt giyer, isteyen domuz poposu desenli şapka takar, kimseye bi zararı yok, müdahale edilemez. tetiklemekse sorun herkes her şeyden tetiklenebilir, onların sorunu.
0
mezzosprite
(21.05.26)
Organizatör haklı, kural varsa herkes uymalı.
0
ekimoloji
(21.05.26)
diyecevaplandı+1

Organizatör belli ki pragmatist düşünüyor, 3 günlük etkinlik kazasız belasız aksamadan geçip bitsin şeklinde. Bu yüzden biz burada siyaset istemiyoruz gibi steril ve ortayolcu bir duruş, egemenin yanında hizalanmak demektir, hiç siyaset olmasın dediğin, egemenin ağzının tadı kaçmasın diye düşünüp, otokontrolünü uyguladığın yerde tarafını seçmiş oluyorsun. Buna cevap hangi politik kampta olduğuna göre değişir.
+2
grimavi
(21.05.26)
Katilimci hakli ve argumani cok dogru.

@croswell ne alakasi var, filistin'i desteklemek icin filistin vatandasi mi olmak gerek?
+1
baldur2
(21.05.26)
Hakim ideoloji tarafından soykırıma uğratılan bir halkın yanında duran ve sesini çıkaran herkes haklıdır. "x'te siyaset istemiyoruz" diyen herkes 7 Ekim'de İsrail'e destek kampanyaları yaptı. Aynı kişiler Rusya-Ukrayna savaşında Rus'ları bilimsel kongrelerden bile banladı. Aynı şey İsrail vatandaşları için talep edildiğinde "siyasete karışmıyoruz" oluyor. Bu ikiyüzlülük bu kadar görünür haldeyken hiçbir organizatör, kimsenin yakasındaki rozete, omzundaki kefiyyeye karışamaz. Organizatör haksız, katılımcı haklı ve argümanları yerinde. Keşke arbedeyi büyütüp etkinliği yapılamaz hale getirseydi.
+2
evrim halkasi
(21.05.26)
Organizatör haklı, o kadar insan bir etkinlik için toplanmış, farklı iki kutupta insanlar olabilir ve amaç dünya görüşünden bağımsız olarak birlikte eğlenebilmek.

Karşı görüşe sahip birisini tahrik edecek bir sembol takıyorsan sonuçlarına katlanırsın.
-1
kimlanbu
(21.05.26)
öyle kültür sanat etkinliği olmaz bir kere.

hayattaki her şey siyasidir. siyaset insanın nasıl yönetildiğini sorgulaması, gerektiğinde bu yönetici erk'in oluşturduğu yanlışlara mağduriyetlere ve haksızlıklara tepki gösterip ses çıkarmasıdır.

bu saydıklarım kültür sanat etkinliklerinin de önemli bir tarafını oluşturur. e film festivallerini düşünün, gırla siyasi film belgesel vs kaynar. müzik festivallerinde bile ne gruplar çıkıyor sözler full siyasi.

yani şu "sanata siyaset karıştırmayın" cehaleti bir bizim toplumda var. aksine sanatın kendisi zaten bir başkaldırı, siyasetin kendisidir.

kaldı ki burada bahsedilen çetnik selamı, gamalı haç vs gibi bir tarafı gerçekten provoke edeni aşağılayan, taciz eden bir gösteri de değil. bayrak, filistin bayrağı. minicik bir rozet.

aşırı sıkıntılı bir durum. bence gerçek sanatçılar, bu katılımcının engellenmesi yüzünden bu organizsyonu protesto ederlerdi. tabii artık bütün dünya youtuber, fon, clickbait üzerinden yürüdüğü için benim hayalim bir ütopya..
+3
makbur
(21.05.26)
Bagiris, itham ve kargasa hos olmamis. Katilimci burada haksiz. Organizator ise Yahudi'den gelen sikayeti yoksaydiginda organizasyonun ardindan sahsina gelecek tepkilerden korkuyor, belki isinin bozulacagindan ya da seneye ayni organizasyonu yapamayacagindan cekiniyor ve rozet konusunda kaypak davranmis.
-1
osssy
(21.05.26)
Katılımcı her şekilde haklı. Organizatör katile katil, soykırımcıya soykırımcı demekten aciz bir zavallıymış.

Filistin meselesinin siyasi olduğunu düşünen ve iddia eden herkes benim nazarımda zavallıdır.
0
10551037
(22.05.26)
Bir ülkenin bayrağı siyasi simge sayılamaz.

İnsanlar ülkelerinin egemenlik simgesini özgürce taşımakta haklılar. Başka bir ülkenin bayrağından rahatsız olan, sorunu kendinde aramalı.

Amerikan bayrağı rozeti için Irak'ta yaptığı soykırım dolayısıyla tepki gösterilse, aynı reaksiyonu verebilecek mi?

Organizatör net haksız.
0
babilfish
(22.05.26)
(5)

Kulak çınlaması?

denizciman
3 aylık işsizlik ertesi bir fabrikada işe girdim. 2 gün tıkaç takmadım 3. Gün akşamı çınlama ve makine sesi benzeri ses duymaya başladım gece. Yaklaşık 10 gün oluyor, doktora da gittim Vasoserc ve d-colefor verdi.Şimdi tıkaç da takıyorum ama korkuyorum da kalıcı mı bu durum diye. Doktor iyileşir gib
3 aylık işsizlik ertesi bir fabrikada işe girdim. 2 gün tıkaç takmadım 3. Gün akşamı çınlama ve makine sesi benzeri ses duymaya başladım gece. Yaklaşık 10 gün oluyor, doktora da gittim Vasoserc ve d-colefor verdi.
Şimdi tıkaç da takıyorum ama korkuyorum da kalıcı mı bu durum diye. Doktor iyileşir gibi konuştu ama ne bileyim. Başına gelen var mı
0
denizciman
(21.05.26)
1 hafta aralıksız çınladı kulağım. öyle yavaş yavaş azalarak değil birdenbire pat diye bitti. o an yaşadığım duyguyu tarif edemem. disko gibi bir yerde 6-7 saat dev kolonun dibinde kalmıştım.
0
ground
(21.05.26)
İşim gereği olabilecek en gürültülü yerlerde çalışıyorum, 3m Peltor Optime3 kulaklık kullanıyorum, kesinlikle daha aşağısını önermem.

Geçici bir durum, endişeye gerek yok ama tıkaçları önermem, hem yeterli değil hem de sağlıklı değil
+1
kimlanbu
(21.05.26)
yüksek ses sebebiyle maruz kalınan genelde geçici oluyor.
benim ayarsız bir konserde başıma geldi (bkz: testament jj konserinde işitme kaybına uğrayanlar); ama benimki toplamda 2-3 saat maruziyet sebebiyle ve çınlamadan çok işitme kaybı şeklindeydi. 4-5 gün içinde yavaşça düzeldi ama ne korktuğumu ben bilirim..
kulak işi şakaya gelmez. hele ki uzun saatler maruz kalıyorsanız, tıkaç+kafa üstü kulaklık şart. geçmiş olsun.
+1
lil siztah
(21.05.26)
doktor değilim, doktorunuz daha doğrusunu biliyordur tabii ki. sadece bilgi olarak söyliyim benzer bir şikayeti olan arkadaşıma doktoru kortizollu bir ilaç vermişti. 2 güne geçmişti.
+1
awlmi
(21.05.26)
Önlem olarak ben de kulaküstü kapatan kulaklıklardan istedim.inşallah ayarlayacaklar, ya kendim alacağım. Tedavi olarak yapay zeka da kortizondan bahsetmişti,ama KBB bunları yazdı,bilemiyorum. İnşallah geçer şu bayram tatilinde.en sessiz yerlerde kötü oluyor valla aynı sesi duymak.
0
🌸denizciman
(21.05.26)
(6)

Anne kaybı / panik atak

msb
Uzun yıllardır hayatımda olan hayat arkadaşım maalesef annesini kaybetti. 3 hafta kadar oldu. Aralarında inanılmaz bir bağ vardı ve süreç çok yıkıcı oldu haliyle.Kayıptan yaklaşık 10-15 gün sonra panik atak başlangıcı oldu.Cuma günü terapist randevumuz var. Öncesinde aciliyet olduğu için psikiyatr a
Uzun yıllardır hayatımda olan hayat arkadaşım maalesef annesini kaybetti. 3 hafta kadar oldu. Aralarında inanılmaz bir bağ vardı ve süreç çok yıkıcı oldu haliyle.

Kayıptan yaklaşık 10-15 gün sonra panik atak başlangıcı oldu.

Cuma günü terapist randevumuz var. Öncesinde aciliyet olduğu için psikiyatr arkadaşımızdan ilaç yazmasını rica ettik. Xanax yazdı o da. ilaç atak geldiğinde hızlı bi şekilde bastırıyor ama uzun vadede bağımlılık potansiyeli de varmış.

Aranızda panik ataklı olan ya da yakınında bu hastalığı yaşayan varsa deneyimlerini duymak isterim.
-1
msb
(20.05.26)
babamı kaybettiğim dönemde ben de benzer süreçler yaşadım. anksiyete ve tedavi geçmişim olduğu için bi şekilde idare ettim. arkadaşınızın bağımlı olacağını sanmadığım gibi, acısı hafifledikçe normale döneceğini düşünüyorum. adımlarınız gayet yerinde olmuş; terapi çok iyi gelecek ve başetmesini kolaylaştıracaktır. geçmiş olsun dilerim.
+5
lil siztah
(20.05.26)
yas yaşanması gereken bir süreç. hemen ilaca başlamak süreci öteler. çözüm ilaç değil terapi.
+1
mikahakkinen
(20.05.26)
Konu yas olduğunda, eğer yas süreci sağlıklı biçimde devam ediyorsa (ki bunu söylemek için on beş gün çok erken) pek ilaç önerilmez aslında. Kişinin o duygu her neyse yaşaması, gerekiyorsa ortalığı yıkması, gerekiyorsa höykürerek ağlaması, içinin sıkışması, uyuyamaması, çok yemesi, durduk yerde gözünün kararması vs bunların bastırılmasına göre daha sağlıklı. Yani bünyenin hemen başa çıkamayacağı bir olay yaşanmış, tabii ki sindirmek zaman alacak ve bunun bir bedeli olacak.

Xanax anlık olarak bu duyguları çözebilir, zaten iki kadeh içki içmekle hemen hemen aynı etkiye sahip, o yüzden uzun vadede bağımlılık olasılığı var. Öte yandan Xanax'a alışan bünye, iki ay sonra ilacı bıraktığında bu kadar büyük bir acıyı tekrar yaşayıp yine benzer tepkiyi verip yine sanki ihtiyacı olan şey ilaçmış gibi davranabilir. Kişi de bunu ilaçsız yapamıyor gibi yorumlayabilir. O yüzden şimdiden o duygu tepkisi her neyse vermesi daha verimli olur diyebilirim.

Yas bir süreç, aceleye veya hemen müdahaleye gerek yok, öyle kolay da bitmeyecek. Hele ki böyle güçlü bağlı bir ilişkiden bahsediyorsak aceleye hiç gerek yok. O yüzden bırakın duygular yaşansın, aksın ki yas süreci işleyebilsin.

Vamık D. Volkan-Kayıptan Sonra Yaşam ile Victor Frankl-İnsanın Anlam Arayışı kitaplarını önerebilirim. Vamık D. Volkan'ın diğer kitaplarını da araştırabilirsiniz. Tam şimdi okumak için belki erken ama süreçte kişinin işine yarayabilir. Başınız sağ olsun.
+4
mor bembombom
(20.05.26)
Cevaplarda 'panik atak' konusu gözardı edilmiş, 'yas' duygusu, 'üzüntü' gibi algılanmış diye düşünüyorum.
Arkadaşa rica ile yazdırılmış ilaç ile süreci yönetmiş anlık çözüm bulmuşsunuz. Çözüm umudunuz da terapide.
Bence iyi bir psikiatrist ile süreci götürün. İlacı, ilacın miktar ve süresini ve terapiyi o belirlesin. Bu hastalığın kalıcılığı ya da nüksü yaşam kalitesini mahvediyor. İhmale gelmez.
-5
Mirket
(20.05.26)
Xanax panşkatağa bi şey yapmaz. Çok orofesyonel bir psikiyatrist + yasını sağlıklı tutması için psikoterapist
0
gadlemler
(22.05.26)
yas sürecini bilmediğim için bir şey diyememekle birlikte ilaçların bağımlılığından korkulacak bir şey olmadığını söylemek isterim. bir arkadaşım ünide uyku sorunu nedeniyle bağımlılık yapıcı ilaçlardan 3-4 sene aralıklı olarak kullanmıştı, çünkü o dönemde gerçekten çok zordu hayatı. şimdi ise gayet mutlu sağlıklı ve çocuğu oldu.

ben de 10 ay kadar bağımlılık etkisi çok yüksek olmayan bi ilaç kullanmıştım sonradan bıraktım. ilaç o dönemde yaşam konforunu oldukça yükseltiyor, eğer psikiyatrist öneriyorsa kullanmaktan çekinmeyin.
0
Sadece soruyorum
(22.05.26)
(12)

Bayram planlarınız neler?

darthvader
Sb.
Sb.
0
darthvader
(20.05.26)
Bir ay önce sorsan Balkanlar turu derdim, bu ay muhtemelen fazla mesai diyeceğim.
0
sekizdokuzon
(20.05.26)
İlk iki günü Madrid'de olacağım. Üçüncü günü döneceğim inşallah.
0
put it in your appropriate place
(20.05.26)
Aileyle yazlık, arada bir gün Yunan adası.

3 gün Didim, 3 gün Bodrum.
+4
gabe h coud
(20.05.26)
birinci gün şöyle: youtu.be

diğer günler hava açarsa güneşlenmeye sahile inerim.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
Bayramda yurtiçi tatil yerleri hep kalabalık olduğu için yurtiçindeysem evde dinlenerek geçiririm hep. Tatillerimi de bayram sonrasındaki birkaç haftalara denk getiririm çok daha sakin oluyor. Bu bayram yağışlı ve havalar da aşırı ısınmadı zaten evde dinlenerek iyi bir tercih yaptım, doğa yürüyüşüne filan çıkarım bol bol.
0
titanic kemancısı
(20.05.26)
evdeyim. tamamlamam gereken projelerimi tamamlayacağım ve ehliyet sınavıma çalışacağım.
0
art cat chocolate
(21.05.26)
krakow, varşova, sofya
0
HellKeePer
(21.05.26)
antalya otel tatili
0
chanandler bong
(21.05.26)
tam bir boomer gibi aileyle qaplıca qeyfi :)
şimdiden iyi bayramlar!
-1
lil siztah
(21.05.26)
Grip oldum evdeyiz. Bir yazlık olsa oradan çıkmazdım sanırım iyi olurdu
0
Hallegadola
(21.05.26)
Memleket + urla tatili
0
gadlemler
(22.05.26)
%30 ihtimalle iki gün Avşa olacak başı mı sonu mu henüz belli değil.
Arada iki gün Çanakkale olacak kesin ama Avşa netleşmediği tarihi ayarlayamıyorum.
Bir iki gün de evde yatıp dinlenebilmeyi hayal ediyorum.
0
mutekebbir
(22.05.26)
(21)

lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?

yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?

oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları.
ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %51.8 (29)
bence de iğrenç %48.2 (27)
-3
yenibirgüzelnick
(20.05.26)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.

Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(20.05.26)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+4
üğpoıuy
(20.05.26)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:

m.media-amazon.com
0
co2s2
(20.05.26)
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım.
Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+8
Mirket
(20.05.26)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız.
eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..

söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(20.05.26)
@ co2s2
Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.05.26)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(20.05.26)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(20.05.26)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(20.05.26)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(20.05.26)
çok çirkin.

lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20.05.26)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.

lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.

lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20.05.26)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(20.05.26)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(20.05.26)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..

uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(21.05.26)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(21.05.26)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
+1
Sour
(21.05.26)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(21.05.26)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem.
eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(21.05.26)
acaba daha önce çalıştığı bir yerde çöp öğütücülü lavabo kullandı da oradan mı alışkanlık kaldı? ben eskiden minik bir poşete ya da plastik kaseye soyardım ve oradan dökerdim çöpe. ama lavabonun yanındaki minik gözlü kısmına çöp öğütücü taktırdığımdan bu yana direkt oraya soyuyorum.
0
cedilla
(22.05.26)
(20)

Çok Para Harcayan Kadın Partner

lapetitemort
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.

Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla kazandığım için harcamalar biraz bana yıkılıyor. Ay sonunu çıkaramamak konusunda zaman zaman tedirgin oluyorum. Yerinde "hayır"lar ile bir şekilde durumu idare ediyorum ama kendimi cimri birisi gibi hissediyorum. Hatta bazı şeyleri almadığım için yetersiz de görünüyorum. Her zaman da hayır diyemiyorum ve mecburen aldığım şeyler de oluyor. Genel olarak partnerim tutumlu olmaya çalıştığımı görse de bundan biraz rahatsız, sanki onu ve evimizi yeterince önemsemiyormuşum gibi yorumluyor.

Örnek üzerinden anlatayım. Markete gittiğimizde çok içgüdüsel, rafta güzel durduğu için aldığı şeyler oluyor. Mesela evde zaten bir sürü bıçak var iken sırf tasarımı güzel diye veya özel bir fonksiyonelliği var diye kendimizi yeni bir bıçak almış olarak buluyoruz. Bir tane salıncak gibi askılı sandalye gördü mesela, "bu bahçeye çok yakışır" deyip aldı. Yani aslında kötü bir şey değil, ikimiz de kullanacağız onu ama belki benim gündemimde şu an bunu almak öncelikli değil? Veya ne bileyim, benim nazarımda zaten bir tane iş gören sandalyemiz var, buna gerek yok. Süpürge muhabbeti açıldı mesela, en kral süpürgeyi istiyor, tabi ki almadım ama yani onun istediği esneklikte bir partner olsam 20k verip süpürge alacağız ve maaş yok olup gidecek. Bu gibi şeylerden dolayı kendi harcamalarımı kısmak zorunda kalıyorum.

Dün "pesto sos alalım, makarna yaparız" diye girdiğimiz markette yine 3-4k harcadık. Normalde hesabını kitabını bilen, günlük ve hatta haftalık masrafını kafasında netleştirebilen bir insan olarak böyle rastgele fatura çıkması durumları beni biraz zorluyor. Artık mesela hiçbir mağazaya/markete girmek istemiyorum çünkü ne alacağımız ve ne kadar ödeyeceğimiz çok belirsiz.
+3
lapetitemort
(20.05.26)
1- birlike alışverişe çıkmayın.
2- market alışverişini internetten yapın.
3- "bu çok pahalı" demek ayıp değil.
+1
co2s2
(20.05.26)
hocam bunlar idare edilecek şeyler değil, belli bir yaştan sonra kolay kolay değişmiyor karakter. işler çok ciddileşmeden ayrılın derim. bu tarz savurgan insanlar sizin ev/araba sahibi olmanıza, gelecek planları yapmanıza mani olurlar. birşey dediğinizde de adınız cimriye çıkar. hem karşı tarafı finanse etmiş olursunuz, hem de canınız sıkılır. para konusunda hayata sizin gibi bakan birini bulun, sonra cidden pişman olursunuz.
+2
shadowfollower
(20.05.26)
Kendinizi cimri hissetmene gerek yok, siz sorumluluk sahibi bir yetişkin gibi davranıyorsunuz.

Ancak çözümü sürekli anlık "hayır"lar diyerek baraj kapaklarını tutmakta aramayın, yorulursunuz.

Çözüm, paranın yönetim biçimini sisteme bağlamaktır. Kuralları önceden koyulmuş bir bütçe planı yapın, ortak ve kişisel harcama limitlerini belirleyin. Eğer bu net sınırlara ve senin bu konudaki net stresine rağmen sistem kurmayı reddediyor ve pervasızca harcamaya devam ediyorsa, işte o zaman evlilik kararını tekrar gözden geçirirsiniz. çünkü para harcamak ve alışveriş yapmak bir bağımlılıktır.
0
galahad reloaded
(20.05.26)
eğer dediğiniz gibiyse o iş sıkıntılı ama karşı tarafı da dinlemek lazım.
belki o markette içeriğe dikkat ederek satın alan birisi? içeriği kaliteli ürünler bir tık pahalı oluyor. mesela palm yağlı ülker yerine züber alan birisidir belki? ve bu size gidip en pahalısını seçiyor hissiyatı yaratıyordur?
ya da kral süpürgeden kastınız dysonsa mesela parasını hakediyor aslında ama size sırf pahalı olduğu için onu seçmiş hissiyatı oluşturuyorsa?

bunları neden yazdım ben eşimle bunların sorunu yaşardım zamanla aştık gibi.
belki sırf harcamak için harcamıyordur.

bir de gıda maalesef pahalı ülkede ve genelde markete ekmek almaya gidince ekstra şeyler hep alınır ya. akşam yemeğe şunu mu yapak deyip alınır, buzluğa atarız deniz alınır. yemeği karşı taraf yapıyorsa kafasında plan vardır illa evin bi eksiğini bulur alır. markete tok gidin :)
0
rayde
(20.05.26)
siz bu konuda daha önce de benzer bir soru açmıştınız.
bu kişininki, harcamayla tatmin olan bir psikolojiye benziyor. siz bunu makul(?) sınırlara çekmek istedikçe, cimrilikle suçlanmaktan kaçamayacaksınız. bunun tek çıkar yolu, kişinin gereksiz(?) harcamalarını farkederek buna kendi çözüm araması olur. ancak bunun için de, bu savurganlığı(?) sizinkiyle değil, kendi parasıyla yapıp, ay sonunda kendisinin sıkışması gerek. bunu sağlayabiliyorsanız ne ala. değilse ve bu düzen böyle oturmuşsa, bu saatten sonra yapabileceğiniz bişey yok bence.
0
lil siztah
(20.05.26)
Harcama alışkanlıkları sanılandan daha temel bir sorun aslında. Partnerlerden biri diğerine göre belirgin şekilde daha tutumluysa genelde ya tutumlu olan içinde biriktirip ilerde karşı taraf için ufak görünen konularda bile tahammülsüz hale gelmesi ya da diğerinin hevesi kursağında kalmış, kısıtlanmış hissetmesi çok olası. Ortak noktada ise ikisi de tatmin olmuş hissedemiyor.

Ayrıca ilerde olursa çocuğun ihtiyaçlarına yönelik harcama ve birikimlerde konu daha hassas bir hale dönüşebiliyor. Örneğin bir taraf çocuk için birikime daha çok önem verirken, diğeri kısa vadeli ihtiyaçlara daha büyük önem veriyor ve ikisi de diğerini çocuğun ihtiyaçlarını dikkate almamakla suçlayabiliyor.

Bu konu sanırım ancak çiftlerin birbirinin görüşünü görünürde değil, samimi şekilde anlayabilmesiyle çözülüyor. Yani karşılıklı olarak birbirinizin, hangi durumda, neyi, ne düşünerek yaptığınızı anlamanız gerek. Siz bunu yapıyor gibisiniz, eve önem vermekten falan bahsetmişsiniz. Bu kişi harcıyor çünkü "yaşamayacaksak neden kazanıyoruz" gibi bir fikri var gibi. O da sizi anlamalı, sadece "tutumlu biri" olduğunuzu veya "biraz cimri" olduğunuzu düşünmemeli; örneğin "harcamayı sevmiyor çünkü hayatta her duruma hazırlıklı olmak gerektiğini düşünüyor" gibi bir tanımı olmalı kafasında. Bunlar olduktan sonra ortaklaşmak daha kolay. Çünkü ancak bu tarz bir farkındalık sayesinde birbirinize olan saygınızı korumak mümkün olur. Aksi takdirde eğer birbirinize yakıştıracağınız sıfatlar bunlar olursa bir "savurgan" ve bir "cimri" eninde sonunda birbirine düşer.

İçinizde olan biten şeyleri yeri geldikçe samimi olarak paylaşmayı deneyebilirsiniz. Veya ona da bu tarz bir şekilde kendisini ifade etmesi için yeri geldiğinde sorular sorabilirsiniz. Ama kısa vadede ikinizin de harcama alışkanlığı değişmeyecektir.
0
akhenaten
(20.05.26)
evlenince daha kötü olur.

borcunuz olduğunu falan söyleyin, düğün falan yapamam diyin. kendiliğinden gidecektir.
+7
kveldulv
(20.05.26)
durumu açık açık belirtin. 5-6 yıl önce olsa bu kadar koymazdı belki ama şu enflasyonist ortamda en olmadık şeyi yapıyorsunuz.

açık açık cimrisin bile diyebilir, birisi bana demişti oradan biliyorum. cimri olmayan biriyle evlenmişti sonra iyi şeyler duymadım hakkında.

biz artık liste yapıp giriyoruz markete. liste dışına bir iki abur cubur dışına çıkmıyoruz. yolun başındaysan ve durum düzelecek gibi değilse ayrıl coco diyorum.
0
Improbable
(20.05.26)
öğrenciyken beraber yaşayan tanıdığım bir çift vardı. kız tarafı harcama yapmayı o kadar seviyordu ki öyle böyle değil. sürekli kartlar şişip duruyordu. hatta hatun kişisi ile arkadaşım paralarının olmadığı zamanlarda beraber büyük marketlere gidip market arabasını tıka basa doldurup, kapıda satın almadan bırakıp gidiyorlardı. hatta bu davranışı yapan bir çok kişi olduğunu duydum sonradan. maalesef duyduklarımın hepsi de kadındı. bu hatun daha sonra erkek tarafı memur olamadı diye ayrıldı. kendisi öğretmen oldu ve zengin bir koca buldu. ancak adamın işleri nedense kötüye gitmiş ve iflas etmiş. sebebini bilmiyorum. hatun bu kişiden de ayrıldı. genelleme yapmak yanlıştır ama önlemini almak gerekir.
0
ground
(20.05.26)
@lapetitemort , gelir seviyeleriniz arasında nasıl bir fark var? örneğin Sen 10x para kazanıyorken o x birim para kazanıyor ise, senin seviyendeki bir gelir gider dengesini yönetmek konusunda tahayyülü yetersiz kalıyor olabilir. açık açık sabit giderlerin ve yatırım planlarına ayrılan kalemlerin neler olduğunu, yol haritanızı paylaşabilirsiniz. Bugün kazandığı para ancak günübirlik ihtiyaçlarına yada ulaşılabilir lükslerine yeten insanlar, birikim ve yatırım yapılabilen gelir seviyesini pek anlayamıyorlar. Buna çok sık rastladım.

Rakamları tamamen afaki olarak söylüyorum, ayda 100 bin TL kazanan ve bunun tamamı ile gündelik ihtiyaçlarını, kirasını , faturalarını ancak ödeyebilen bir kişi , ayda 1 milyon TL kazanan insanların dahi bütün bu parayı hunharca harcayabileceklerini zannedebiliyor. Bu konuda partnerin bakış açısını genişletebilmek (eğer mümkün ise) , bir çözüm olabilir.

Ancak para kendi cebinden çıkmıyor diye hesapsız kitapsız ilerleyen biri ise, senin emeğine vaktine acımıyor ise, sen sıkıştığında kendi parasını da cömertçe senin için harcamıyor ise bu bir karakter problemidir bana göre. Yol yakınken yolları ayırmakta fayda vardır.
0
loch ness
(20.05.26)
Sizi bu kişiyle hiç de güzel bir gelecek beklemiyor. Hiçbir şeyden emin olmasanız da bundan emin olabilirsiniz. Tecrübe ettiğinizde umarım ki çok şey kaybetmezsiniz.
+1
asue
(20.05.26)
iletisimle asmayi denemekten baska care yok. zaten konuyu asamazsaniz tukendikce bu tip mali sorunlar sizi birbirinize kusturecek ve en son dusman hale getirecektir. durumu oturup konusun. ozellikle sabit gelirli kisilerseniz butce olusturup bu sekilde hareket etmeye mecbursunuz. aramizda kral torunu olmadigini anlamasi gerekenler var.
0
johnnie w lker
(20.05.26)
hesaplarınız ayrı olsun, isteyen istediği gibi harcasın. biz böyle yapıyoruz. markette ayrı sepetler yapmıyoruz gerçi ama bu kadar rahatsız olsam onu da yapardım.
-1
mezzosprite
(20.05.26)
Beraber bütçe yapın. Orada aylık neye ne kadar harcayabileceğinizi görün. Ayda bir veya üç ayda bir bütçenin üzerinden geçerek gerçek ile kıyaslayın. Soru sorulmaz o zaman. Bütçende varsa özgürsün.

Ya da ortak harcama yapmayın. Her şey fifty fifty. Kabul etmiyorsa ayrılın.
+1
gabe h coud
(20.05.26)
harcama alışkanlıklarının kolay kolay değişebileceğini sanmıyorum ve herkesin kendi parasını kazandığı bir ilişkide bütçeleri ayrı tutmak yerine birbirini değiştirmeye çalışmanın gereksiz sorun çıkardığına inanıyorum. hani oturup "bak şunu alalım şunu almayalım, şuna para harcayalım buna harcamayalım" diye çözülebilse harika olur tabi ama bi tarafın aklına yatmayabiliyor bu yaklaşım. ya da bi süre işe yarıyor sonra yine harcamalar artıyor, "ama bi sor bakalım neden aldım, bu çok farklı, şundan dolayı gerekli" falan. ne gerek var. ilişkide ayrı bütçe fikri bazı insanlara soğuk geliyor bunu da çok iyi anlıyorum ama alternatifi sıkıntılı olduğu için temiz çözüm bence
0
mezzosprite
(20.05.26)
Orneklerin siradan olsa da (kim en cok reklam yapmis pahali marka supurgeye sahip olmak istemez?) bu temel bir sorun +1 cunku borclanarak imkanlarinizi asabilir ya da harcamalariniz yatirim ya da guvence kaybina sebep olarak gelecek standartlarinizi dusurebilir. Butce belirlemek, harcama kalemlerini bolmek gibi sorumluluk almaya tesvik edici ya da borclanma limitini veya kabiliyetini sinirlamak gibi tasinamayan sorumlulugun sonuclarini engelleyici yontemler denenebilir. Iyi bir partnerin, harcama limitiniz olmayacagi donemlerde de size ve hayata karsi olumlu olmasi beklenir.
0
osssy
(20.05.26)
yukarıdaki cevapları okumadım ama konuşmalısınız diyorum. açıkça konuşmaktan neden çekiniyorsunuz, ona yetemedğinizi düşünüp ayrılır diye korkuyorsanız bence bırakın ayrılsın.

ortak bir gelecek planlıyorsanız bence ayda maaşlarınızın belli bir kısmını birikime koyuyor olmanız lazım, gelecekte kullanılmak üzere ev + araba + pasif gelir lazım. veya evlenecekseniz düğün masrafları için para biriktirilmesi lazım. bunları ortak konuşup her ay maaşınızın belli bir kısmını biriktirin.

markete gittiğinizde ise örneğin "ay sonuna kadar 20 bin TL param kaldı ve bu paranın 5 bini faturalar 5 bini kredi kartı için ayırdım yani şu anda bıçak/ bahçe mobilyası için bütçe ayıramam" diye söyleyin. çocuk değil sonuçta anlayacaktır bence.
0
Sadece soruyorum
(20.05.26)
www.reddit.com
Bunu cevirip okursan gelecegini görebilirsin.
0
Purple life
(20.05.26)
hocam aylık bir milyon gelirin olsa buna oranla harcama yapılacağı için yine tedirgin olacaksın.
0
duyuruuser
(22.05.26)
hemen harcamalara sınır koyun. hesapları ayırın, pahalı alışverişlerden kaçının.
0
babilfish
(22.05.26)
(6)

Kredi işleri nasıl oluyor, tahmini ne kadar kredi çekebilirim

denizgonen
657'ye tabi memurum. eşimle birlikte eve 130.000 lira civarı giriyor eşim de özel sektörde çalışıyor. Üstümde 1.300 lira edecek bir arabam var. kredi puanım falan da iyi. taş çatlasa 3 milyon falan çıkarabiliyorum. 5.5 milyon civarı evlere kredi çıkarabilir miyim? Annem ve babamı da bir şekilde kata
657'ye tabi memurum. eşimle birlikte eve 130.000 lira civarı giriyor eşim de özel sektörde çalışıyor. Üstümde 1.300 lira edecek bir arabam var. kredi puanım falan da iyi.

taş çatlasa 3 milyon falan çıkarabiliyorum. 5.5 milyon civarı evlere kredi çıkarabilir miyim? Annem ve babamı da bir şekilde katarsam bu işi oldurabilir miyim? açıkçası hayalim 2-3 yıla kredi tutarının kira bedeline inmesi.
0
denizgonen
(20.05.26)
bunu en iyi maaş bankanız bilir. maaş bankanızda, kurumunuzla ilgilenen bi kaç temsilci vardır; onlardan birine 5 dk uğrayıp net cevap alabilirsiniz.
0
lil siztah
(20.05.26)
teşekkür ederim. Önlerine herhangi bir kredi talebi gelmeden bu tarz bir hesaplama yapacakları hiç aklıma gelmemişti. böyle bir şey mümkünse harika.
+1
🌸denizgonen
(20.05.26)
Bankaların kampanyaları oluyor onlara da bakın, geçen yıl Garantinin çok düşük faizli bir kredisinden faydalanmıştım mesela.
0
ekimoloji
(20.05.26)
sizin ya da esinizin ustune ilk evinizse olabilir. ilk eviniz degilse olamaz cunku banka bu durumda size kredi vermek istese bile yasal olarak engellendigi icin veremiyor.
0
osssy
(20.05.26)
Yeni evlilere özel Halkbank’ta konut kredisi var. Biz 1,5 milyon çektik geçen sene. Şartlarına bakın araştırın isterseniz. Piyasaya göre daha düşük kredi oranı veriyor
0
Hallegadola
(21.05.26)
Kredi'yi mevcut aylık gelirinize ve uygun kredi limitinize göre bakarlar.
2.500.000 çekecek olursanız ortalama 10 yıl %2,75 için 73 bin lira civarı aylık taksidi olur.
3.000.000 çekecek olursanız ortalama 10 yıl %2,75 için 85 bin lira civaru aylık taksidi olur.

Eğer üzerinizde başka kredi yoksa vs. maaş bankanız ile süreci çözebilirsiniz. Ama işin daha zoru eğer yeni ev bakıyorsanız, kredi ile ev satmaya yanaşacak şirket/müteahhit bulmak olacaktır. siz 3'ü verip üzerine kredi alacaksanız alım süreciniz çok daha rahat olur yoksa çoğu evi 1-2 milyon gibi absürt rakamlar göstererek satmak istedikleri için krediye yanaşmıyorlar veya bu rakamlar üzerinden düşük bir kredi almanız gerekiyor.

Bu şekilde yüksek krediye uygun ev bulmak, benim için kredi bulmaktan daha zor olmuştu.
0
cursor
(21.05.26)
(5)

4 haftalık flörtümü, 2 aydır unutamıyorum. normal mi?

madridista19021902
İnternetten bir kızla tanıştım. Farklı şehirlerde yaşıyorduk ama daha ilk günlerden aramızda çok güçlü bir çekim oluşmuştu. Kısa sürede her gün görüntülü ve sesli konuşmaya başladık. Birbirimizi o kadar merak ediyor ve istiyorduk ki, ilişkimizi gerçek hayata taşımak için bir an önce buluşmayı planlı
İnternetten bir kızla tanıştım. Farklı şehirlerde yaşıyorduk ama daha ilk günlerden aramızda çok güçlü bir çekim oluşmuştu. Kısa sürede her gün görüntülü ve sesli konuşmaya başladık. Birbirimizi o kadar merak ediyor ve istiyorduk ki, ilişkimizi gerçek hayata taşımak için bir an önce buluşmayı planlıyorduk. İki kez buluşma ayarladık ama ikisi de bazı aksaklıklardan dolayı gerçekleşmedi.

Zaman geçtikçe ona gerçekten bağlandığımı fark ettim. ona yükselirken bir yandan hayat tarzlarımızın ve geleceğe bakışımızında farklı olduğunu görmeye başladım. Aramızdaki çekim çok güçlüydü ama ilişkinin ileride sağlıklı bir yere gideceğine inanmadım. daha fazla bağlanıp daha çok üzülmemek için yolları ayırdım.

şimdi ben bu kızla sadece sanalda 4 hafta zaman geçirdim.

fiziksel olarak yan yana gelmedik. üzerinden 2 ay geçti. nasıl oluyor da onu hala unutamıyorum ? geceleri uyku bile uyuyamıyorum onu düşünmekten.

gerçek ilişkilerimde ayrıldığımda bile böyle acı çektiğimi ya da bu kadar uzun sürdüğünü hatırlamıyorum.

ilk defa böyle bir şey yaşıyorum. şu durumun bir izahı yok mudur ? unutmam için daha kaç haftaya ihtiyacım var ?
0
madridista19021902
(20.05.26)
Acilen yaz dizilerini bırakman lazım
-3
artıküyeolmakistiyorum
(20.05.26)
bu aralar büyük bir boşluktasın zihnin ise duygusal olarak onu doldurmakla ugraşıyor. hepsi bu.
+2
limonlu eksi
(20.05.26)
Cevabı kendiniz vermişsiniz aslında: "Zaman geçtikçe ona gerçekten bağlandığımı fark ettim".

Biriyle, bir şeyle, bir yerle bir kez bu bağlanmayı hissettiğinizde ve ayrılmak durumunda kaldığınızda ya da terk edildiğinizde bir yas sürecine girmeniz çok doğal, ve biliyorsunuz ki yas her insanda her durumda farklı sürelerde ve yoğunluklarda yaşatıyor kendini.

Fiziksel olarak yan yana gelmemiş olmanız acı çekme sürecinizde çok da önemli bir parametre değil. Siz bu insanın sohbetine, varlığına hatta yanınızda yokken bile var olmasına alışmışsınız fakat fiziksel yan yanalık olmadığı için bunu "gerçek bir ilişki"den saymıyorsunuz. Halbuki bu en az diğer ilişkileriniz kadar gerçekmiş sizin için. Hatta öyle ki, diğerlerinden de büyük etkisi olmuş hayatınızda.

Durumun izahı basit. Birine bağlandınız, kimseye hissetmediğiniz kadar farklı ve veya güçlü hisler hissettiniz ve çeşitli sebeplerden dolayı bu kişiden kopma kararını da siz aldınız. Zihniniz bu ayrılık acısını sizin için kolaylaştırmaya çalışıp bu ilişkiyi "zaten bir şey olmadı, yan yana bile gelmediniz, çok zaman bile geçirmediniz ki" argümanıyla ufaltmaya, gerçek olmayan bir ilişki olarak addetmeye çalışıyor. Ama bir yandan da bir tarafınız ilişkinin bal gibi de gerçek olduğunu, hislerinizin var olduğunu ve fiziksel olarak yan yana gelememiş olmanızın bu hisleri yok etmediğini ve yaşanılanların çok özel olduğunu biliyor. Zihninizin boşlukları doldurmak adına size böyle oyunlar oynaması normal. Sizi hayatta tutmaya, yarattığınız yeni duruma adapte etmeye çalışıyor, bu bir içgüdü, bir refleks. O yüzden bunu sorgulayarak vakit ve güç kaybetmeyin bence.

Geri dönüşü olan bir şeyse (mesela yanlış düşünmüşsünüzdür, kaygılarınızı kontrol edemeyip belki de yok yere ilişkiyi kesmeye karar vermişsinizdir vs, yani sorun sizden kaynaklıdır) bir süre sakince düşünün, sonra yeniden iletişime geçip bir de karşı tarafı dinleyin, belki karşı tarafı yeteri kadar dinlememişsinizdir bu acıyı çekerken.

Geri dönüşsüzse ya da geri dönmek istemiyorsanız da, acıyı dindirmek için yapabileceğiniz tek bir şey var, o da bu ilişkinin gerçek olduğunu, yaşandığını ve bazı koşullar sebebiyle bitmesi gerekip bittiğini kabullenmek. Zihninizin sizi korumak ve acıyı azaltmak için çıkardığı o ilişkiyi ufaltma kalkanını bir kenara koyup bu gerçekle yüzleşmeniz ve sanal bir ilişkinin acısını değil, gerçek bir ilişkiyi kaybetmiş olmanın acısını yaşamanız gerekiyor. Başka türlü azalmaz, dinmez. Siz hayatınızda var olmuş olan bir şeyin varlığını reddettikçe, o kendisini daha çok hissettirmeye devam eder siz de haftaları saymaya devam edersiniz.

Fizikselliğin hiç önemi yok gibi konuşmuşum gibi görünüyor farkındayım ama aslında onu demek istemiyorum. Fiziksellik elbette önemli. Aseksüel kişiler olsanız bile bu böyle. Yani sadece cinselliğe de indirgeyemeyiz fiziksel ilişkiyi. Ama burada sizin aklınızı kurcalayan şey yaşadığınız acıyı neden bu kadar yoğun ve uzun yaşadığınızdı, ben de fiziksel temasınızın olmayışının bu acı üzerinde çok da etkili olmayabileceğini söylemeye çalıştım. Yoksa insan ilişkilerini fiziksel temastan ayrı düşünmek mümkün değil.
0
starbuck
(20.05.26)
mantıklı davranmışsınız, tebrikler.
basit bir "kavuşamazsan aşk olur" vak'ası, o kadar. görüş(e)mediğiniz için çok idealize etmişsiniz; bu sebeple çok büyük bir etkileşim yaşamışsınız da unutması zor falan gibi geliyor ama aklın oyunundan başka bişey değil. az daha dişinizi sıkın, geçer, merak etmeyin.
+1
lil siztah
(20.05.26)
o zaman bu şarkı sana gelsin: www.youtube.com
0
elektr10
(20.05.26)
(6)

Bu borç kapanır mı

zetina dikis makinesi
Sorumsuz harcamalar yapan, içerde dışarda devamlı içen saçma sapan alışverişler yapan bir arkadaşın 1 milyona yakın kart borcu birikmiş ve bana bi 150-200 bin ateşleyebilir misin diyor. Bu paranın hiç bi skime derman olmayacağını düşünüyorum. Bankalar muhtemelen peşinde, temerrüt filan olası. Kendis
Sorumsuz harcamalar yapan, içerde dışarda devamlı içen saçma sapan alışverişler yapan bir arkadaşın 1 milyona yakın kart borcu birikmiş ve bana bi 150-200 bin ateşleyebilir misin diyor. Bu paranın hiç bi skime derman olmayacağını düşünüyorum. Bankalar muhtemelen peşinde, temerrüt filan olası. Kendisinde de içiş ve harcama disiplinini düzeltme hususunda hiç bir emare ve istek yok. Vur dibine diyor

Hiç Kendimi kasıp bu parayı vermeye çalışmayı düşünmüyorum. Sizce ?
📊 Parayı

Bu anket sona erdi. 46 oy kullanıldı.

0
zetina dikis makinesi
(19.05.26)
Keyfin veresiyesi olmaz denir.
Bir başkasinın Keyif sponsoru olmak istiyorsanız verin, yoksa vermeyin
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(19.05.26)
Böyle birine çok mühim bir konuda bile para gerekse veremem.
Ben de çok kötü harcamalar yapan biriyim mesela ama kimseden borç istemeden kendimi döndürmeye çalışıyorum birçok şeyden feragat ediyorum.

Bu kadar borcun içinde böyle bir miktar istiyorsa birkaç gün bir yerlere kaçmak istiyordur ona ayıracak parası yoktur bu yüzden istiyordur. Hiç gerek yok diye düşünürdüm ben.
+2
mutekebbir
(19.05.26)
gidin bir ihtiyaç sahibine bağış yapın, ancak bu arkadaşa kesinlikle vermeyin.
borç değil, hesapları/kartları patladığı için keyfine sponsor arıyordur +1
+2
lil siztah
(19.05.26)
Prensip gereği borç vermiyorum artık, akrabaya verdiğim bir hafta sonra öderim dediği 3000$ üzerinden 1.5sene geçti, hala ses seda yok.

Bana ne milletin borcundan...
0
kimlanbu
(19.05.26)
verme derim.
en son yakin bir arkadasa $5000 verdim, 3 ayda veririm dedi 3 sene oldu, ses yok.
bu arada benim paraya ihtiyacim oldu birkac kere istedim, abi durumum musait diyor salliyor.
0
cooperr
(19.05.26)
Birine gidince üzülmeyeceğiniz miktardan fazla borç vermeyin. Temel ilke budur. 3binse 3bin, 30binse 30 bin, 300 binse 300bin.


.
+2
kartallar yuksek ucar
(19.05.26)
(1)

istanbul anadolu yakası - kulak deldirme

nefertarii
kulaklarıma 2 ve 3. delikleri deldirmek istiyorum. kıkırdağa gelmeden olacak. Cadde'de Cleopatra Ink'i gözüme kestirdim ama sözlük'te bayağı gömmüşler. Yara iyileşmesi kısmından korkuyorum açıkçası... Önereceğiniz bir yer var mı?
kulaklarıma 2 ve 3. delikleri deldirmek istiyorum. kıkırdağa gelmeden olacak. Cadde'de Cleopatra Ink'i gözüme kestirdim ama sözlük'te bayağı gömmüşler. Yara iyileşmesi kısmından korkuyorum açıkçası... Önereceğiniz bir yer var mı?
0
nefertarii
(18.05.26)
Kıkırdak tabancayla delindiğinde iyileşme sorunu oluyor genelde. Dövmeciyse ve ola ki kıkırdağa gelecekse, zaten iğneyle deler ve iyileşme sorunu kolay kolay olmaz.
Çok irdelemenize gerek yok bence.
+2
lil siztah
(18.05.26)
(6)

hangi çadırı alayım?

penceredengorunenmorbina
Merhabalar,Mayıs-ekim arası 4-5 kere kamp yapan biriyim. Şimdi çadırı yenileyeceğim. Şu an kullandığım mh100'ün eski modeli. Aslında aynısını almak için gittim ama mayfest kapsamında xl modelinde indirim görünce kararsız kaldım.xl kullanan var mı? Normale göre daha az havalandırması varmış gibi geld
Merhabalar,
Mayıs-ekim arası 4-5 kere kamp yapan biriyim. Şimdi çadırı yenileyeceğim. Şu an kullandığım mh100'ün eski modeli. Aslında aynısını almak için gittim ama mayfest kapsamında xl modelinde indirim görünce kararsız kaldım.
xl kullanan var mı? Normale göre daha az havalandırması varmış gibi geldi. Daha önce klasik model kullanırken de ekstra alana ihtiyacım olmamıştı ama xl'ın önündeki alan sahiden gerekli mi?
ne dersiniz, hangisi olsun?

(git: www.decathlon.com.tr )

(git: www.decathlon.com.tr )
0
penceredengorunenmorbina
(17.05.26)
Bende de eski modeli var.
Ekstra alan her zaman iyidir de 1000 lira fark vermem yani.
Havalandırma konusu ayrıca önemli.
Bir de araba yoksa, aralarındaki 1700 gramlık fark önemli. Araba varsa zaten içinde ayakta duramadığım çadır almam.
0
Mirket
(17.05.26)
hocam bende de aynı model var. o alana ihtiyaç oluyor.

yeni çadır alacaksan kesinlikle yüksek olsun en az 180cm yükseklik inanılmaz konfor sağlıyor. sıcaklık yukarıda toplandığı için sabahları saunada gibi uyanmazsın. çift kapılı olması da çok önemli hem tüm eşyalara kolay erişirim hem de çadır içinde hava akışı oluyor.
0
duyuruuser
(18.05.26)
hayır, çadırın dış gri cephesi ve altı soyuldu artık. bir kere de kendini bilmez sarhoşlar çadırın yakınında lastik yakmıştı, simsiyah oldu.
0
🌸penceredengorunenmorbina
(18.05.26)
öndeki kapalı alan botlar, varsa baton, sırt çantaları, varsa av malzemeleri, olta vs, mutfak aletleri (yiyecek bulundurmayın, hayvanları çeker) gibi şeyler için lazım oluyor açıkçası ama belki bi gecelik iki gecelik falan gidiyorsanız lazım olmayabilir. kendi kamp dinamiğinize göre karar vermeniz lazım.
0
antihero
(18.05.26)
öndeki alan çok lazım.aynı fotoğraftaki gibi çanta,bot ondan sonra mutfak eşyaları,yiyecekleri vs koymaya çok işe yarıyor. çadıra girerken de botu çıkarmaya yer oluyor, güzel. almışken xl almakta fayda var.
0
mutlu yillar sana
(19.05.26)
mh-100'ün tentesini ayrı satın alabiliyorsunuz bu arada.
0
lil siztah
(19.05.26)
(14)

Aile bireylerinizden biri kendine uygun olmayan bir ilişki yaşadığında

ekimoloji
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
0
ekimoloji
(17.05.26)
normalde sorarsa fikrimi söylerim, ama müdahale etmem. ancak aile denilince, sorumluluğu beni de ilgilendiren aile büyüklerinin ayılıp bayılmaları falan işin içine girecekse, ikna odası konuşması yaparım (bunda iyiyimdir).
ancak ilişki yaşayacak kadar yetişkinse ve beni dinlemiyorsa yapacak bişey kalmaz. kenara çekilip, ne zaman patlayacak bakalım diye bekler; en az zararla kurtulmasını temenni ederim.
+1
lil siztah
(17.05.26)
aile bireyi dediğiniz kim? kardeşse ederim. en yakın kuzenimse de yine ederim. ötesine etmem. müdehaleden kastım ikna turu tabii ki, yoksa yetişkin insan. günün sonunda kararını kabullenmek zorunda kalınabilir. bizim aramızda böyle bir sessiz anlaşma var. birbirimizden düşüncülerimizi saklamayız ama olmazsa da yine de desteğimizi kesmeyiz.
+1
awlmi
(17.05.26)
Aile diyorum zaten, kardeştir… kuzen o kadar yakın olmadığı için günün sonunda sanane-banane denilebilir.
0
🌸ekimoloji
(17.05.26)
Yanlış kararlar veren insanların özelliği, takdir edersiniz ki yanlış kararlar alabilmeleri. Onun için müdahale ettiğinizde "aa gerçekten de haklısın ben çok salak bir insanım" deme ihtimali daha da inat etme ihtimalinden daha düşük.

Şimdi bu iki kişi arasındaki ilişki yanlış bir karardır demiyorum, ancak siz böyle düşünüyorsunuz neticede. Bu açıdan evet, ters teper çekincenizde bence haklısınız. Ben bu tip durumlarda yeri geldikçe, fikrimi söyleyip "tabi senin bileceği iş" temasına yöneliyorum. Çünkü gerçekten de kendi bileceği iş. İş inada bindirilmezse insanlar yanlış kararlardan daha rahat geri adım atabiliyor.

Başka bir etkili yöntem de bunun yanlış olduğunu düşündüğünüzü, uyarınızı yaptığınızı ve bunun sıkıntılarından doğacak dertlerin ilerde size ulaşmamasını istediğinizi belli etmek olabiliyor. Bu haltı yersen sonucuna kendin katlanırsın diyorsunuz yani.
+4
akhenaten
(17.05.26)
basta bana sormadiysa bi sey tepki vermem ciddiye binince yorumumu yapar ongordugum sorunlari yasarsa bana gelemeyecegimi belirtirim. ters teper diye bi sey yok yapmak isteyen yapiyor zaten sen soyledin diye inatla evlenecek degil kimse. oyle dese bile oyle bi sey gercek olmaz o bahaneye siginabilir sadece
0
ala09
(18.05.26)
Kastettiğim yasak ve yanlış olanın daha çekici gelmesi durumu. Örneklerini çevremde çokça gördüm. Kimse kimseye inat olsun diye evlenmiyor zaten.
0
🌸ekimoloji
(18.05.26)
aile üyesi olduğu için sorumluluk hisseder ve fikrimi sebepleriyle açıklarım. buna rağmen çok uç durumlar söz konusu değilse nihai kararlarına saygı duyarım. kardeşim de olsa 25-30 yaşında birini zincirleyecek veya istediğimi yaptıracak değilim. ben kendi söyleyeceğimi söyler, gerisi için şans dilerim. ilişkisi mutlu giderse ne ala. yok olmazsa da gelip bana bir şey söylemeye hakkı olmaz, biz zamanında söyledik hepsini derim. bazı şeyler tecrübeyle öğreniliyor, farazi konuşuyorum şimdi 25 yaşında oğlan 40 yaşında üç çocuklu kadınla evlenmeye kalkarsa ve "yapma" dememize rağmen bu yola girerse ne yapalım yani yaşayıp kendisi görsün. anam babam da olsa yetişkin bir insanın bu denli ciddi kararlarından en başta kendisi sorumludur ben fikir beyan eder, destekler veya karşı çıkabilirim yapacağım maksimum odur. karşı taraftan da bunu beklerim, bu yaşa gelmişim aile üyelerim bir ilişkimi onaylamayabilirler ama bu yaştan sonra anamın kardeşimin lafına göre hayatımı dizayn edecek halim yok.
+1
der meister
(18.05.26)
kardeş var kardeş var. kardeş dediğiniz şey kendi parasını kazanan, aile evinin dışında yaşayan da olabilir, 18 yaşında evde yaşayan maddi özgürlüğü olmayan birisi de.

kazık kadar adamsa/kadınsa bırakın seçimleriyle yaşasın.

edit : bu arada bu 'kendine uygun olmayan' tanımı, kardeşinizin tanımı mı? yoksa siz mi o kişiyi kardeşinize uygun görmüyorsunuz? siz karar makamımı oluyorsunuz bu durumda?
+1
galahad reloaded
(18.05.26)
Söylerim olabilecek problemleri ama her hikâye aynı bitmiyor. Güzel de olabilir.
-5
arbre
(18.05.26)
Aile bireylerinden değil de 70 yş üstü bir akraba sürekli escortlara gidiyor. Kıbrıs gazisi diye sesimi çıkarmıyorum. Kolay değil, Yunan'ı dize getirmişler. Ayda 3-5 posta yapmışsın çok mu?
-7
runaway
(18.05.26)
o durumdaki insana kolay laf anlatamazsiniz. sizin tepkiniz aradaki bag, idrak duzeyi ve sabir esigi ile ilglili. cok sevdigim ve asla kotu olmasini istemedigim biri icin mucadele ederim. ama surekli hata yapan, kulagini disariya kapamis sekilde davranan bir kardesse 1, 2 uyarip birakirim. bazi insanlar kicinin ustune dusup kendi kalkmali.
0
buenosdias
(18.05.26)
bence aranızdaki yakınlığa göre değişir. ben mesela kardeşlerimle aramda onların işine karışacak kadar yakınlık yok. genelde herkes kendi aleminde. ben evlenirken onlara bir şey sormadım. onlar da bana sormayacaktır o yüzden karışmam muhtemelen. fikrim sorulursa uygun bulmadığımı söylerim ama gel vazgeç diye ikna konuşması yapmam. kuzenimle ilgili böyle bir durum yaşamıştım, kuzenimin sevgilisinin bi davası vardı, bana da davayla ilgili bi şeyler sormuştu, sevgilisinin suçsuz olduğunu düşünüyordu. ben de avukat olduğum için açıkça söyledim, sen şu anda sadece kendini kandırıyorsun, elbette koskoca kızsın, senin kararlarıı yargılamak bana düşmez ama bu adamın suçlu olduğu açık ve bu tehlikeli bir ilişki diye. kardeşim olsa da muhtemelen aynı şekilde yaklaşırım.
0
Sadece soruyorum
(18.05.26)
benzer bir durumda annemin benimle konuşması çok işe yaramıştı. bi kendine bak bi ona, kendine bu ilişkiyi nasıl layık görürsün tarzı bi konuşmaydı. herkeste işe yarar mı bilmem ama bazen göz açabiliyor. ama bunu yaparken "kararın ne olursa olsun yanındayım, doğru karar vermeni kendim için değil senin için istiyorum" tutumunuzu hissetmeli
0
mezzosprite
(18.05.26)
minnak minnak çıtlattırdım
0
gadlemler
(18.05.26)
(4)

Seyahat için vitamin önerisi

yadigar
Ortalama 47 derece sıcaklıkta, kalabalık grupların içinde, fiziksel olarak yorucu iki hafta geçirilecek. Hasta olmamak için hangi vitamini tavsiye edersiniz? Güzel besleneceğim. C vitamini takviyesi alıp geçeyim mi? Ne dersiniz?
Ortalama 47 derece sıcaklıkta, kalabalık grupların içinde, fiziksel olarak yorucu iki hafta geçirilecek. Hasta olmamak için hangi vitamini tavsiye edersiniz? Güzel besleneceğim. C vitamini takviyesi alıp geçeyim mi? Ne dersiniz?
0
yadigar
(17.05.26)
Bence multivitamin+probiyotik
0
mezzosprite
(17.05.26)
ocean one falan diyen olursa inanma. bir faydası olmuyor böyle durumlarda. umca al yanına.
0
summerjam0306
(17.05.26)
Çok terleyip çok su içtiğin zamanlar bir tane de maden suyu içmeyi ihmal etme.
Elektrolit dengesizliği kötü yapar. Tedbirli olmak gerek.
+2
Mirket
(17.05.26)
Covid’den sonra bağışıklığım bi türlü toparlamadı, ne virüs varsa kapıyordum. Bu kışı immuneks plus ve d+c ile mis gibi geçirdim çok şükür.
0
lil siztah
(18.05.26)
(8)

20 binlik ürün ikinci eli ne olur?

yenibirgüzelnick
Bebek karyolası vardı evde hiç kullanmadım kullanmayı da düşünmüyorum diye satayım dedim. Orijinali 20k ben de 4 bine letgoya koydum çok fazla yazan oldu. Çok mu az demişim?
Bebek karyolası vardı evde hiç kullanmadım kullanmayı da düşünmüyorum diye satayım dedim. Orijinali 20k ben de 4 bine letgoya koydum çok fazla yazan oldu.
Çok mu az demişim?
0
yenibirgüzelnick
(17.05.26)
Bence az, çünkü letgo’da genelde ürünü teslim almaya geldiklerinde son dakika pazarlığına giriyorlar; iki kez başımıza geldi. Ama msj kutunuzun patlamasını istemiyorsanız artık değiştirmeyin; bi dahakine aklınızda olsun, pazarlık payı ekleyin.
0
lil siztah
(17.05.26)
Sıfıra yakın kondisyondaysa, yenisinin en ucuzu 20bin liraysa, 15bin yazıp, 12-15 arası bir fiyata satmaya çalışır, 10bin'den aşağıya vermezdim.

Normal kondisyonda ve birkaç yıllık ürünse ve problemsizse, 8-10 arası bir fiyata ilana koyardım. 4 çok ucuz olmuş.
0
yadigar
(17.05.26)
20 Binlik bir ürüne 10.000 lira vermem ben.
Ürün için anlaşacaksın, fiziki olarak görüp seçme şansın yok,
Gitmek bir dünya külfet. Gidip beğenmeme, gizlenmiş bir defosunu görme ihtimalin yüksek, nasıl bi adamla karşılaşacaksın belli değil,
Eve getirdin, kuracaksın, bir vida eksik, karşında muhatap yok.
Garanti belgesi yok.
Kredi kartıyla ödeme şansın yok.
Taksit imkanın yok.
+1
Mirket
(17.05.26)
Çok az demişsiniz bence 10-11-12 olmalı
+1
gadlemler
(17.05.26)
8-10k

Ama turkiye'deki 2. El kulturune gore 25k'ya koyman gerek.
+1
baldur2
(17.05.26)
Sadece sıfır fiyatına göre ikinci el fiyatı belirlenmez, elektronik bir üründür (ps5 vs) daha fazla eder, giyim eşyasıdır daha az eder.

Sizin durumunuzda ben oğluma alt tarafı çalışma masası olan, üstü yatak olan ranza benzeri bir şey almıştım, kullanamadı, 3'te bir fiyatına ilana koydum, 2 gün sonra gelip birisi çocuğuna aldı gitti.
-1
kimlanbu
(17.05.26)
4 bin çok az. 8-10k için +1 ama genel olarak bir yorum yapmam gerekirse bir ürünü kaça satmak istiyorsanız o fiyatın üstünde bir fiyat yazmak gerek.

İstisnasız ''en son kaça olur'' mesajını göreceksiniz çünkü. Karşınızdaki de siz fiyatı düşürmeden asla kabul etmeyecek. 10'a satmak istiyorsanız 12'ye koyun mesela ''en son kaça olur'' dendiğinde de 10'a bırakın gitsin.

He ayrıca 4 bin için yazanların çoğu da al satçı muhtemelen. Ondan makul yüksek bir fiyata yazın ki gerçekten ihtiyacı olan birine gitsin.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(17.05.26)
4bin için "çok" yazan kişi 4bin yazdığına bakmadı bile, otomatik olarak her fiyata çok diyecek kişiler bunlar.

gerçekten hiç kullanmadıysanız, 20binlik ürüne 15bin yazıp 11-12'ye bırakmanız gayet iyi olur bence. 4 çok çok az bence.
0
co2s2
(18.05.26)
(3)

Kentsel dönüşüm çoğunluk kararına katılmıyorum ama evim satılsın istemiyorum

informatics
Merhaba,Ev sahibi olduğum ama oturmadığım (kiracım var) bina kentsel dönüşüme girmek için karot aldırdı ancak müteahhitle anlaşmak için görüşülen süreç beni diğerlerine oranla daha büyük metrekare kaybına uğratıyor ayrıca yapılacak sözleşmede ucu açık maddeler vb. var. Çoğunluk resmen bombaya imza a
Merhaba,

Ev sahibi olduğum ama oturmadığım (kiracım var) bina kentsel dönüşüme girmek için karot aldırdı ancak müteahhitle anlaşmak için görüşülen süreç beni diğerlerine oranla daha büyük metrekare kaybına uğratıyor ayrıca yapılacak sözleşmede ucu açık maddeler vb. var. Çoğunluk resmen bombaya imza atıyor. Ne kadar dil döktüysem de umursamadılar. Ayrıca ortada bariz bir kötü niyet var.

Evim satılmasın diye imza atmak zorundayım çoğunluk sağlanınca ancak çoğunluğun kararıyla beni zarara sokan bu anlaşma için devamında şerefiye (tazminat) davası açacağım.

Mahkemede elimi güçlü tutmak için başta imzaya gitmemek ve sonrasında tebligat geldiğinde "zorunlu olarak" imzalayarak sözleşmeye katılıp (evim satılmasın diye) sonradan da şerefiye için denkleştirme davası açmak istiyorum.

Sorum şu: Çoğunluk anlaştıktan sonra 15 günlük bildirim süresi var, "gel imza at yoksa evin satışa çıkacak" diye bina riskli ilan edildikten sonra, bu süreyi kaçırmak istemiyorum. Apartmandakiler iyi niyetli değil, süreci gizli gizli yürütüyorlar. E-devlet'ten şu sayfalardan her gün kontrol ediyorum:

1. www.turkiye.gov.tr (turkiye.gov.tr/e-tebligatlarim)

2. www.turkiye.gov.tr (turkiye.gov.tr/ptt-uets-e-tebligat-islemleri)

Başka takip etmem gereken bir yer var mıdır? Benden gizli evimin satılmasını istemiyorum. Başka nelere dikkat etmem gerekir? Bu 15 günlük süreyi kaçırmamak için nereye bakmalıyım başka?
+1
informatics
(17.05.26)
Sorunuza cevap değil ama bu kadar riskli ve dezavantaj doğurma ihtimali olan bir süreçte hak kaybına uğramamak için avukata başvurmanız zorunlu görünüyor.
+2
lil siztah
(17.05.26)
Kentsel dönüşüm konularında çalışan avukatlar var. size tavsiyem onlarla çalışmanız yönünde. sizinle benzer durumda olup komşularıyla ayrışan tanıdıgımın evi satışa çıkmıştı ve oldukça dip rakamdan evi satılmıştı.
0
limonlu eksi
(18.05.26)
derhal bir avukata gidin.
benim görüşüm-> siz proaktif davranın. "ben bunu kabul etmiyorum, kötü niyetle işler yapılıyor, evimin satılmasına rızam yok, siz benim evimin değerini hiç ederek kendi lehinize işler çeviriyorsunuz" vs şeklinde bir ihtar çekin. mümkünse de bunu avukatla yapın.
0
co2s2
(18.05.26)
(3)

Bu kuşlar nereye uçuyor?

messina123
Köydeyim yarım saattir balkonda bi kuşu izliyorum. Bir o tarafa bir diğer tarafa uçup duruyor. 2 dk durmadı. Hayır yaptığı bir şey de yok. Fena kuruldum hayvana. Bu kuşlar ne yapmaya çalışıyor?
Köydeyim yarım saattir balkonda bi kuşu izliyorum. Bir o tarafa bir diğer tarafa uçup duruyor. 2 dk durmadı. Hayır yaptığı bir şey de yok. Fena kuruldum hayvana. Bu kuşlar ne yapmaya çalışıyor?
0
messina123
(17.05.26)
rızkının peşindedir muhtemelen. bu arada siz de yarım saattir onu izlemekten başka bişey yapmamışsınız. bence hayvana kurulmadan önce bunu bi düşünün.
kalt'ta vardı; "kedi hızlı hızlı bir yere gidiyordu, izledim, meğer işi falan yokmuş" diye not defterine yazıyordu; aynı hesap.
+3
lil siztah
(17.05.26)
Abi ben uçabilsem ben de sürekli uçardım uçmak süper bi şey olmalı, kuş da bunun farkına varmış olabilir.
+1
kizil karga
(17.05.26)
Onun uçması sizin oturmanızla aynı gibi. Metabolizması bizden hızlı. Yani çocuklar da hiç bir şey olmasa bile sağa sola koşarlar(dı). Kuşu telefon/tablete alıştırın, o da uçmaz.
-1
yadigar
(17.05.26)
(2)

23-30 Mayıs arası Antalya/Lara hava düzelir mi?

elorelia
Otel tatili satın almıştık ama tüm hafta yağmurlu gösteriyor. Aşırı soğuk su sevmiyoruz, dört yaş çocuk da var. İptal için de yarın son gün. Fiyatı da yüksek. Yani gözden çıkaralım, en kötü dinlenir döneriz filan da diyemiyoruz.İptal mi etsek bilemedik. Yağmurlu mevsimde rezil mi olur tatil?
Otel tatili satın almıştık ama tüm hafta yağmurlu gösteriyor. Aşırı soğuk su sevmiyoruz, dört yaş çocuk da var. İptal için de yarın son gün.

Fiyatı da yüksek. Yani gözden çıkaralım, en kötü dinlenir döneriz filan da diyemiyoruz.

İptal mi etsek bilemedik. Yağmurlu mevsimde rezil mi olur tatil?
0
elorelia
(17.05.26)
su çok soğuk olmayabilir ama yağmur sebebiyle rüzgarlı olabilir. çocuğu koruyacağız falan derken keyif alamayabilirsiniz. bence iptal edin gitsin.
0
lil siztah
(17.05.26)
iptal+
0
ala09
(17.05.26)
(5)

THY kabin bagajına parfüm ve diş macunu serbest mi

karaden
merhabalar,"Tüm bu 100 ml'lik ürünler, maksimum 1 litrelik, şeffaf ve ağzı kilitli (zip-lock) bir poşet içerisinde taşınmalıdır. Bu poşetin ölçüleri genelde 20x20 cm boyutlarındadır."böyle bir ibare var şuan elimde böyle kilitli bir poşet yok parfüm ve diş macunu 50ml bu kilitli poşete koymasam soru
merhabalar,

"Tüm bu 100 ml'lik ürünler, maksimum 1 litrelik, şeffaf ve ağzı kilitli (zip-lock) bir poşet içerisinde taşınmalıdır. Bu poşetin ölçüleri genelde 20x20 cm boyutlarındadır."

böyle bir ibare var şuan elimde böyle kilitli bir poşet yok parfüm ve diş macunu 50ml bu kilitli poşete koymasam sorun olur mu?
0
karaden
(16.05.26)
Sorun olmaz. Bazen sıvıları bavuldan çıkarıp, sepetin içinde xray’den geçirmenizi isteyebiliyorlar. Öyle bir durumda bavuldaki sıvıları tek tek arayıp vakit kaybettirmeyin diye hepsi bir poşette olsun isteniyor. Garanti olsun isterseniz buzdolabı poşetine de koyabilirsiniz. İyi yolculuklar.
+1
lil siztah
(16.05.26)
Diş macunu serbest. 2023'den beri Thy ile gidiyorum yurtdışına senede ortalama 4-5 sefer olmak üzere. Hep diş macunu oldu bir kere bile yasak kardeşim geçiremezsin denmedi.

Parfüm bilmiyorum.
0
put it in your appropriate place
(16.05.26)
THY ozelinde bakilmiyor ona, xray cihazinda havalimani gorevlileri kontrol ediyor, sisenin ustunde atiyorum 125ml yaziyorsa bos olsa bile cope gider, 100ml ve altiysa sorun olmaz, mumkunse bir arada ufak bir posette dursun, cikarmani isterlerse tek tek arayip cikarmakla ugrasmazsin.
+2
Uncle Sam
(16.05.26)
Uncle Sam+1

THY'lik, Ryanair'lik bir olay degil. Hangi havalimaninda ucuyorsaniz oranin guvenligine gore degisir. Stansted'de mesela her yolcunun tek bir seffaf poset hakki vardi ve poset kapanabilir olacak kurali vardi (buzdolabi poseti falan olmaz, orada kendi koyduklari minik seffaf posetler). 100ml'lik aldigim tras kopugunu atmak zorunda kalmistim zamaninda cunku kapanmiyordu o poset.

Bir de bazi havalimanlarinda sivi kurali esnetiliyor muhabbeti var bazi yerler yavas yavas gecti o sisteme
0
freedonia
(17.05.26)
Kullanacağınız havaalanının sıvı kısıtlaması yönergesine bakabilirsiniz. Sıvının cinsinin önemi yok yani diş macunu krem parfüm nutella su kahve hepsi aynı, max 100 ml'lik ambalajda olduğu sürece sorun olmaz genelde
0
mezzosprite
(17.05.26)
(7)

adam driver’in yakisikliligini puanlayalim

ala09
girls dizisinde adam sacklera asik olmustum ve o erkegin nesi red flag hala merak ediyorum
girls dizisinde adam sacklera asik olmustum ve o erkegin nesi red flag hala merak ediyorum
📊 gider mi

Bu anket sona erdi. 38 oy kullanıldı.

-8
ala09
(16.05.26)
Baya kötü.
+2
Purple life
(16.05.26)
Girls’de bence de çekiciydi ama görünüşünden ziyade hali tavrı hannaya kid diyişi falandan sebep. Onları kenara koyunca yakışıklı değil
0
fildirfildir
(16.05.26)
Ben beğeniyorum şahsen. Yüzü de fiziği de iyi maşallah 🧿
Not: sakal-bıyıksız pls.
-1
lil siztah
(16.05.26)
-7/10
0
üğpoıuy
(17.05.26)
upload.wikimedia.org

dayi kulaklari arkaya sabitletmis, o kesin.
son haline baktim, bu adam kesin native kirmasi, kizilderili kani var bunda.
bir numarasi yok gibi. cirkin keanu reeves.
0
cooperr
(17.05.26)
Adam Driver i da yakışıklı bulmayın ya
+6
benaslindayohum
(17.05.26)
MHRS Göz Hastalıkları tavsiye olunur
-5
arbre
(17.05.26)
(7)

Mobil bankacılık yurtdışından erişim kısıtı hakkında

yadigar
Kendi Türkiye mobil operatörümüzün internetiyle yurt dışından giriş yapmamız da kısıtlanıyor mu? Öyleyse, çıkmadan erişime açacağım. Değilse, kısıtlı kalmaya devam etsin.
Kendi Türkiye mobil operatörümüzün internetiyle yurt dışından giriş yapmamız da kısıtlanıyor mu? Öyleyse, çıkmadan erişime açacağım. Değilse, kısıtlı kalmaya devam etsin.
0
yadigar
(16.05.26)
sorunuzu tam anlamadım; ama yazacağımda aradığınız cevap vardır belki.
yurtdışı seyahatlarde, orası için aldığınız e-sim paketi ya da mekanlardaki wi-fi üzerinden mobil bankacılık, e-devlet işlerinizi falan yapabiliyosunuz. ancak diyelim ki, sms doğrulamalı bir alışveriş işlemi yapmanız gerekti; o sms'i alabilmeniz için, tr hattınızın açık modda olması gerekiyor (mobil veriniz kapalı olabilir).
kendi operatörünüzün internetiyle bunları zaten sorunsuz yapabiliyorsunuz. yurtdışında yerleşik kişiler bazen bunlarda sorun yaşıyor; onu mu kastediyorsunuz acaba?
0
lil siztah
(16.05.26)
Yeterince açık yazmadıysam özür dilerim. Mevzu şu:

Herhangi bir bankanın Mobil bankacılık ayarlarında güvenlik kısıtlamaları var. Bunlardan biri de “hesabıma yurt dışından giriş yapılamasın” türü bir ayar. Güvenlik sebebiyle benim tüm bankalardaki ayarlarımda da bu özellik açık. Yani yurt dışı ip üzerinden, kullanıcı adı, pin vs. tüm bilgiler doğru olsa dahi login olunamıyor.

Türkiye’de kullandığım, yurt dışına açık Turkcell hattımla yurt dışında mobil bankacılık kullanabilmem için, mobil şube ayarlarından yurt dışı erişimi açmam gerekir mi, yoksa Türkiye hattımın internetini (mobil veri) kullanarak bağlandığım için beni yurt içi erişim olarak mı değerlendirir?
+1
🌸yadigar
(16.05.26)
açmanız gerekir. IP adresiniz yurt dışı olacak. açık olmazsa giremezsiniz. ben ziraat bankası'nı kullanıyorum ve ayarlarımda yurt dışı bağlantısı açık. yurt dışına taşınmadan önce ayarı kapalı bırakmıştım, bundan dolayı bağlanamamıştım.

ben internet bankacılığını bilgisayar üzerinden kullanıyorum. ancak mobilde de farklı olacağını düşünmüyorum.
0
morqos
(16.05.26)
bence de açmalısınız. çünkü “hesabıma yurt dışından giriş yapılamasın”ı seçtiğinizde, aynı telefon ve sim'den de olsa, yurtdışından giriş yapıyor olacaksınız. sizin operatörünüz -diyelim ki- trcell olsa da, gittiğiniz ülkede hangi servis sağlayıcıyla anlaşması varsa onun üzerinden; yani bir yurtdışı firması üzerinden size hizmet veriyor; atıyorum viva, t-mobile vs..
tedirgin olduğunuz bir konu varsa da, emin olmak için isterseniz başta kapalı tutun; olmazsa da ayarlardan açarsınız.
0
lil siztah
(16.05.26)
Turkiye bankalarinda bugune kadar hic sorun yasamadim ama oncesinde telefonumu app e guvenilir olarak ayarliyorum ve sifreyle giris yeterli oluyor, islem yapinca sms dogrulama vs gerekmedi bu zamana kadar, iki banka kullaniyorum yillardir, surekli app uzerinden giris-cikis, transfer, fis, fatura odemesi bile yaptim, ama bazi yurtdisi bankalar Turkiye'de app kullanmaya izin vermiyor, ayarlarda yurtdisina acma gibi bir secenekte olmuyor, bulunulan bolgede desteklenmiyor zart zurt deyip kapaniyor app, vpn oneriyor musteri hizmetleri o da ne kadar ise yarar tartisilir.
+1
Uncle Sam
(16.05.26)
Yurtdışındayken Turkcell internetini kullanmanız sadece ödemeyi kime yapacağınız ile ilgili bir durum. Aslında bulunduğunuz ülkedeki operatörün hizmetini kullanıyor olursunuz ve yurdışı IPden bağlanmış olursunuz. Mobil şube ayarlarında yurtdışı kullanıma mutlaka izin vermeniz gerekir.
0
mikro patlama
(16.05.26)
Mobil Bankacılık için her 5 ayrı bankada da aynı olay oldu:

Hiçbirinin güvenlik ayarlarında "Yurt dışı işlem/erişim kısıtı" yok. Üç tanesini ayrı ayrı arayıp çağrı merkezinden teyit de ettim, hiçbir şey yapmaya gerek yokmuş. Eşleşmiş cihazımla (normalde kullandığım telefonum) ve bankada tanımlı her zamanki Türkiye hattımla yurt dışından da sorunsuz kullanabilecekmişim.

İnternet Şubesi içinse, yani tarayıcıdan giriş yaptıklarımızda, evet, açtırmak gerekebiliyor. Mobil şubeler içinse (uygulama/app ile giriş yaptıklarımız) gerekmiyor. Kesin bilgi, yayalım :)
0
🌸yadigar
(18.05.26)
(13)

Uno arabaları nasıl bilirsiniz?

ya ben lan neyse
200 bin bu araba için fazla mıdır?200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...acemiyim.
200 bin bu araba için fazla mıdır?

200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...

şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...

acemiyim.
0
ya ben lan neyse
(15.05.26)
Metal yorgunluğu olmuştur, yine de sanayiden çıkmazsın. Bence uno filan düşünme. 2010 ve sonraki araçları düşün. Aslında bence 2. El araç hiç düşünme. Bence hiç yeni araç düşünme. Bence düşünme 🥹🥹🥹
-5
muhayyer divan
(15.05.26)
26 yaşında mersedes bile alınmaz. derdi bitmez o arabanın.
0
yurtsuz john
(15.05.26)
200 bine scooter
350 bine Citroen ami daha mantıklı olur.
-2
orient blue
(15.05.26)
bu işin sonu üzerine 1m ekle şunu bunu al demeye gidecek gibi görünüyor. benim en sık gördüğüm araç toros ve broadway. demek ki parçası bol, ucuz ve işçiliği kolay araçlar.

uno diğerlerine göre daha şık görünüyor ama bu kadar az sayıda karşılaşıyorsak vardır bir sebebi diyorum.
0
birdirbir
(16.05.26)
200 tabiki fazla o arabaya. benim 2010 model arabayı 213k km'de 235k'ya aldım 200 civarlarına da bulunuyor unoyla kıyas kabul etmez.
+1
konetsu
(16.05.26)
200 bün km için iyi, fiyat için yüksek. Ama uno iyidir.
0
ground
(16.05.26)
26 yıllık araba nasıl 200 bin km olsun o kısım biraz şüpheli yoksa piyasa böyle zaten. bütçe yoksa motor düşünmek daha mantıklı gibi.
0
biravekahve
(16.05.26)
ölmüş artık o araç.
0
mikahakkinen
(16.05.26)
acemiyseniz, herşeyden önemlisi güvensiz. -olmasın ama- olası bir kazada, bugünün araçları karşısında konserve kutusu gibi ezilme tehlikesi var.
0
lil siztah
(16.05.26)
İlk arabamdi acemilik çıksın diye düşünmüştüm o zamanlar ama çok rahatsiz vites, direksiyon bayaa zorlar, bravo ya geçtigimde mercedes gibi gelmişti, bir daha düşünün derim.
0
sinematikcrop
(16.05.26)
Eski bir japon bakardım ben olsaydım benzer fiyatlara. 200binde olması pek bir şey ifade etmez. Fiat bu.
0
yadigar
(16.05.26)
eski araç alacaksan japon ya da kore grubu.
ama 200 bine pek bişey alamazsın.
0
orpheus
(16.05.26)
Yaş 42, ilk arabam suzuki carry 97 modeldi. Beni ve oğlumu 3 yıl taşıdı. Bence efsane arabaydı, altı yüksek olduğu için burnunun sığdığı her yere (dik, paralel, çapraz, kaldırım...) parkedip işlerimi görebiliyordum. Bir kere platin, bir kere buji değişti. Öyle doğru düzgün sanayi yüzü görmeden ayrıldık. Şimdiki arabam 94 model opel corsa swing. 1 yıl oldu alalı, buji değişimi hariç sanayiye gitmedi. Ama şehir dışı da çıktım. Sorunsuz gidip geliyorum, şükür. Bütçem buna yetiyor. Sanırım 200 civarı piyasası.
+1
strawberry first
(17.05.26)
(8)

Hislerimi anlamiş olabilir mi?

egerbiryolcu
Öncelikle biraz goygoy bir soru olacak baştan belirteyim.Hoşlandigim kişiyle çok güzel ve soğuk yapılı bir kedi hakkında bir sohbet geçti. O en son dedi ki güzel bir çocuk tanış mama ver ben de dedim ki açılcam bir gün bakalım inşallah patilemez dedim.Aslında ona açilmayi kast ettim bunu anlamis ol
Öncelikle biraz goygoy bir soru olacak baştan belirteyim.

Hoşlandigim kişiyle çok güzel ve soğuk yapılı bir kedi hakkında bir sohbet geçti. O en son dedi ki güzel bir çocuk tanış mama ver ben de dedim ki açılcam bir gün bakalım inşallah patilemez dedim.

Aslında ona açilmayi kast ettim bunu anlamis olabilir mi:d
İkincisi erkekler gerçekten imalar üzerinde hiç düşünmez mi yoksa işlerine mi gelmez:d (cevap olarak sadece gulen emojiler attı)
0
egerbiryolcu
(15.05.26)
ashhas
buu söylerken ellerini tutup gözlerine bakıp imalı imalı gülerken yanında kankası çocuğun dirseğine vurup "hacım senden bahsediyor" demediyse zor
+5
kisa
(15.05.26)
Çok dolaylı bir ima olmuş; anlamamıştır.
0
lil siztah
(15.05.26)
anlamaz.
0
antihero
(15.05.26)
yarın sabah " günaydın pisicik" mesajı işi bitirir.
+1
kumandanim
(15.05.26)
direkt bu söylediğinden anlaşılmaz ama sürekli mesajlaşma halindeyseniz, sürekli bir muhabbet buluşma planı vs yapılıyor ortak konular hakkında uzun uzun konuşuluyor şakalaşılıyor vs o zaman elbette anlarsınız aranızda bi etkileşim olduğunu. sen de anlarsın o da anlamıştır.
+1
Sadece soruyorum
(15.05.26)
hayır
0
co2s2
(15.05.26)
Bazı erkekler gerçekten imadan anlıyorlar. Sırf bu imayi anlamış olması bile bence nikahına almak için yeterli. Hayırlısı olsun inşallaah
-2
sekizdokuzon
(15.05.26)
nası bi dörti tolk olm bu? ya da değil mi. biri böyle bişey dese ne dendiğini bile anlamam.
+1
gurur
(16.05.26)
(5)

Şirket içi düğün hediyesi sorusu

ananiyimioguz
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler he
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.

Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler hep bu adeti sürdürüyor.

Geçenlerde şöyle bir şey oldu, bir whatsapp gurubuna dahil edildim. grupta çüşünüz efendim 100 küsür kişi var bilmem kim evleniyor pamuk eller cebe diye.

Neredeyse tüm teknoloji operasyonlarını eklemişler :D Abi bi gıcık oldum biz evlenirken doğururken kimse bize bu kadar grup kurmadı ekip içinde hallettik. Şimdi bu zamana kadar bizim ekibin veya kendimin bir şeyine dahil olmamış insanlar için ben niye para gönderiyorum.

Tabi gönüllülük esas bu arada göndermezsen göndermezsin de, bir kaç gündür bakıyorum millet gönderiyor da yani.

Ulan dedim acaba bi bana mı tuhaf geldi göndersem mi ne yapsam bilemedim. 300-500 atsam komik mi olur? Veya hiç aksiyon almasam mı bilemedim.
-1
ananiyimioguz
(15.05.26)
uzun uzun düşünüldüğünü zannetmiyorum; grubu açanın işgüzarlığıdır.
normalde dahil olmayacağınız bişeyse göndermeyin.
+3
lil siztah
(15.05.26)
Icinden gelmiyosa gonderme
0
üğpoıuy
(15.05.26)
evlenen kişi ile samimiysen, hediye vermek istiyosan gönder ama yakın değilsen gerek yok bence çünkü anladığım kadarı ile ekip kalabalık, arada kaynarsın vermesen de. 3-5 kişi olsanız ve herkes verirken sen vermesen garip kaçar.
0
Sadece soruyorum
(15.05.26)
muhabettin samimiyetin yoksa gönderme
0
Hallegadola
(15.05.26)
sevdigim kisi olursa kesin veririm ama muhabbetim olmayan kisiler icin katilmiyorum
0
girişemeyengirişimci
(15.05.26)
(18)

Hangi mesleği isterdiniz?

yenibirgüzelnick
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
0
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Turist rehberi olmak güzel olurdu
+2
umutt
(14.05.26)
mixologist
0
Hallegadola
(14.05.26)
basketbol antrenörü.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
Marangoz
0
mutekebbir
(14.05.26)
saha biyoloğu
+1
lüzumsuz adam
(14.05.26)
Arkeoloji veyahut tarih alanında çalışmak isterdim.
+3
drako
(14.05.26)
mesleğimden memnunum ama çok iyi bir yönetici sekreteri de olurdum diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(14.05.26)
-yolcu iticiliği (japonyada metroya tıkıştırıyolar ya yolcuları işte o)

-düğün misafiri (japonyada var)

-tatil köyü animatörü
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Uzun mesafe atlet.
0
kumandanim
(14.05.26)
hayvan belgeselleri çekmek isterdim.
0
antihero
(14.05.26)
Çiftçilik ya da hayvancılıkla uğraşmak isterdim.
0
Amaranta ursula
(14.05.26)
Sahhaf
+1
diyecevaplandı
(14.05.26)
ben veteriner olmak isterdim ya ama sadece kedilere bakarım :)
-1
Sadece soruyorum
(14.05.26)
plajda jetski kano kiralayan tiplerden olmak isterdim.
butun yaz deniz kum gunes, suyun icinde olup kayis gibi kararayim yeter.
+1
cooperr
(14.05.26)
Beyazıt devlet kütüphanesi gibi büyük bir kürüphanenin müdürü veya çaycısı.

Gizli müşteri/müfettiş.
+1
yadigar
(14.05.26)
kedi bakicisi (cat sitter). turkiye'de olmadigi icin turkcesi kulaga garip geliyor. seyahat edenlerin evlerine gidip kedilerine bakiyorsunuz.
0
banach
(14.05.26)
Marangoz ya da ressam
0
yuzır
(14.05.26)
Barista
-1
Purple life
(14.05.26)
(13)

çiğ yumurtayı porsiyonlamak

lil siztah
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum. bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım. yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). h
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum.
bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım.
yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). harcı ikiye bölüp ertesi güne sakladığımda, yulaf çok şişiyor vs..
var mıdır bir yöntemi?
0
lil siztah
(14.05.26)
Yumurtayı çırptıktan sonra yarısını yiyeceğiniz kaba/tavaya dökmek?
+4
Amaranta ursula
(14.05.26)
@Amaranta ursula, çırpılmış halinde de olsa, bir yumurta zaten az miktar bişey olduğundan ve vıcır vıcır kaydığından, tam olarak ikiye bölmeyi başaramıyorum.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Sıkılabilir ketçap mayonez kabına doldurup oradan elin sıkma ayarına göre miktar ayarlanabilir?
İki pırç üç pırçks
Gibi
+2
kisa
(14.05.26)
İki tane pişirip diğerini ertesi gün ısıtsanız? Yine mı kıvamında sorun oluyor?
+3
peki madem
(14.05.26)
1 tane değil de 4-5 tane yumurtayı kırıp, iyice çırpıp buz kalıbına döküp dondurup o şekilde porsiyonlayabilirsiniz. ama tadı nasıl olur emin değilim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.05.26)
@kısa, daha net bir porsiyonlama önerisi gelmezse bunu deneyeceğim.

@peki madem, yumurtayı tam ikiye bölebilsem, kalanını ertesi gün pişireceğim zaten.
tek yumurtayla pişirdiğimi ikiye bölüp, kalanını ertesi güne saklayınca da yumurta kokusu artıyor ne yazık ki.

@ruhlardan esinlenen karga, yumurta kaydığından, buz kalıbına eşit dökememe sorunu olabilir.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
bir öneri de benden;
yumurtayı kırıp çırpıp buz kalıbına (tek yumurtanın sığabileceği ölçüde olursa daha iyi) dökün ya da kilitli poşete döküp ince bir tabaka (pestil gibi) halinde dondurun. donduktan sonra istediğiniz boyutta kesip buzdolabında çözdürüp pişirin. biraz dokusu bozulabilir belki ama hassas porsiyonlarsınız böylece.
+2
orient blue
(14.05.26)
yumurtayı su veya süt ile karıştırıp hacmini artırın, ikiye bölmesi daha kolay olur. pişerken sıvı uçuyor zaten, ayrıca daha yumuşak bir hale geliyor pişince. ama iyi karıştırmanız lazım en başta.
+2
shadowfollower
(14.05.26)
küçük boyutlu yumurtalardan alabilirsiniz.
+1
jelly bear
(14.05.26)
@shadowfollower, sanırım sorunumun temeli, yumurtayı yeterince iyi çırpmadığım için, iyi parçalanmayan beyazı sebebiyle çok kaygan olması. herkes şöyle böl, böyle böl dediğine göre, bir noktada iyi bölünebiliyor demek ki. bu sebeple daha iyi çırpacağım öncelikle.
bahsettiğim karışıma iki kaşık da yoğurt ekliyorum normalde; yoğurtla karıştırdığım halini bölmek daha kolay olabilir.

@jelly, m boy organik yumurta alıyorum; zaten normalden küçük oluyorlar. s varsa da hiç rastlamadım açıkçası.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Bıldırcın yumurtası kullansan?
+1
etna
(14.05.26)
mesleki deformasyon 😄... ama işine yarayabilir sanırım; www.amazon.de
+1
truf
(14.05.26)
Geçen hafta 2 kolisi 150 liradan yumurta aldım. Çok küçükler, üretici satıcılardan bulabilirsin. Bunlar genelde yeni yeni yumurtlamaya başlayan celfin boyutundaki genç tavuklardan çıkıyor.
+1
ground
(15.05.26)
(2)

orkide bakimi

acelaacedebela
yeni aldigim orkidemi uzerinde yazan miktar kadar haftada 1 suluyorum, bol isik alan bir yerde duruyor. Ancak yinede yaprakları dökülmeye başladı. Daha öncekiler de ayni sekilde oldu ve kesmeme ragmen hiç yeni çiçek açmamisti. Bu da öyle mi olacak acaba? Farklı ne yapmam gerekiyor? Siz orkidelere na
yeni aldigim orkidemi uzerinde yazan miktar kadar haftada 1 suluyorum, bol isik alan bir yerde duruyor. Ancak yinede yaprakları dökülmeye başladı. Daha öncekiler de ayni sekilde oldu ve kesmeme ragmen hiç yeni çiçek açmamisti. Bu da öyle mi olacak acaba? Farklı ne yapmam gerekiyor? Siz orkidelere nasıl bakıyorsunuz?
0
acelaacedebela
(14.05.26)
sıcak bir ortamda mı duruyor acaba? orkide sıcağı pek sevmez.
0
lil siztah
(14.05.26)
sadece şeffaf olan saksıyla kalsın, kökleri güneş alsın yazıyordu bizimkinin talimatında
0
eja
(14.05.26)
(39)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?

Bu anket sona erdi. 144 oy kullanıldı.

-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(7)

Bahcemde kedi dogurmus, anne beslemiyor

narod
Neyle besleyebilirim yavrulari?
Neyle besleyebilirim yavrulari?
0
narod
(11.05.26)
Sulandırılmış süt verebilirsin ama sulandırılmış olsun sek süt verme sulandırarak ver, sulu süt.
0
kizil karga
(11.05.26)
biberonla verilen kedilere özel süt tozları var, yalnız kahve süt tozu değil karıştırmayın. royal canininkiler iyidir.

www.hepsiburada.com
+2
eja
(11.05.26)
Etrafinda yeni dogum yapmis anne kedi varsa ve emziriyorsa getirebilirim. Belki anne kabul eder.
Anadolu Yakasinda'yim
Ben beslemeye basladim siringa ile ama ne kadar etkili olur bilmiyorum tabi
0
🌸narod
(11.05.26)
kendileri yemek yiyecek çiğneyecek kıvama geldiyse yavru kedi maması olur. henüz süt emme aşamasındaysa royal canin kedi sütü tozu lazım. normal sütler ile sağlıklı olmaz.
+2
orpheus
(11.05.26)
benzer şekilde beslemeye niyeti olmayan bir anne vardı bende de. ilgilenecek kadar yaklaştırıyorsa ve vaktiniz varsa, ara ara anneyi yaş veya ödül mamasıyla oyalayıp, bebeklerin olabildiğince emmesini sağlamak en güzeli olur.
yakındaki bir pet shop veya veteriner'den yenidoğan mama seti alabilirsiniz. içinde ölçü kabı, biberonu vs oluyor. süt ishal edip, kötüleşmelerine sebep olabilir; çok mecbursanız, laktozsuz sütü sulandırabilirsiniz. enjektörle beslerken de dillerinin üzerine damla damla bırakmaya özen gösterin, yoksa ciğerlerine kaçabilir mama. kolay gelsin.
0
lil siztah
(11.05.26)
Piyasadakilerin çoğu işe yaramıyor. Biz en çok faydayı şundan gördük:

www.royalcanin.com
0
yadigar
(11.05.26)
yeni doğduğundan emin misin, belki yeterince anası beslemiştir zaten.
0
antihero
(12.05.26)
(3)

Pasaport geçerlilik süresi sorusu

namandigurai
Merhaba,Geçerlilik tarihi 25 Kasım 2026 olan pasaportumla 24 Mayıs Kuzey Makedonya giriş, 27 Mayıs Sırbistan giriş olup 1 haziranda döneceğim seyahatimde sorun yaşar mıyım? Bitiş tarihine 6 aydan az kalması sorun olur mu? Teşekkürler
Merhaba,

Geçerlilik tarihi 25 Kasım 2026 olan pasaportumla 24 Mayıs Kuzey Makedonya giriş, 27 Mayıs Sırbistan giriş olup 1 haziranda döneceğim seyahatimde sorun yaşar mıyım? Bitiş tarihine 6 aydan az kalması sorun olur mu?

Teşekkürler
0
namandigurai
(09.05.26)
normalde 1-2 günü hoşgörürler ancak işin içinde sırbistan olunca bilemiyorum altan..
0
lil siztah
(09.05.26)
Girişte kaç gün kalakacsın, ne zaman döneceksin diye sorabilirler.
0
put it in your appropriate place
(09.05.26)
www.mfa.gov.tr

Bildiğim kadarıyla bu katı bi kural, dolayısıyla sorun yaşayabilirsiniz. Yine de konsolosluklara sormak en iyisi
0
mezzosprite
(12.05.26)
(6)

Sesler duyuyorum ve hastaneye yatmaktan korkuyorum!?

trablon
bir video izledim hastanedeki odadaki adam kalkıp diğer yatanın gözlerini oyuyordu.Bende fobi oldu öyle biri denk gelir mi hastaneye yatarsam diye
bir video izledim hastanedeki odadaki adam kalkıp diğer yatanın gözlerini oyuyordu.Bende fobi oldu öyle biri denk gelir mi hastaneye yatarsam diye
0
trablon
(08.05.26)
öncelikle sesler duymanız kısmını yanlış mı yazdınız, emin olamadım. videodaki adam mı sesler duyuyordu? sesler duymanız sebebiyle mi hastaneye yatma durumunuz var?

soru metnine gelirsek; ona bakarsanız, evimizde hiçbir şeyden habersiz yatarken, komşunun yanlış uyguladığı ilaçlama sebebiyle ölmemiz çok daha olası. ya da biliyorsunuz; genç kızın biri kaldırımda yürürken, sırf o gün o saatte orada diye samuray kılıcıyla katledildi. dolayısıyla en basitinden en ekstremine, olasılıklar bitmez.

bu türlü durumlarda, şunu düşünmek lazım: bugün gerçekten acil bir durum olsa ve hastanede yatmanız gerekse, "bu korku nedeniyle kesinlikle yatamam" diyorsanız, bu korku, artık sizin hayatınızı zorlaştıran bir noktaya gelmiştir ve tedaviye başvurmanız gerekir. durum böyleyse, beklemeden bir psikiyatriste başvurunuz.
ancak eğer başlıktaki gibi, sesler duyma sebebiyle hastaneye yatma durumunuz varsa, doktora bu fobinizden de bahsedersiniz; onlar gereğini yapar.
0
lil siztah
(08.05.26)
O olaydan sonra tecrit ve gözetim tedbirleri yeniden düzenlendi, hastanelerde sıkı tedbirler alındı. Rahat ol sen. Git biran önce tedavini ol.
0
Mirket
(08.05.26)
İçeriye kemer bile sokmuyorlar, o tarz bir olayın gerçekleşmesi mümkün değil. En kısa sürede tedaviye başlamanı tavsiye ederim. Geçmiş olsun.
0
sekizdokuzon
(08.05.26)
Senin acilen ruh sinir hastalıkları hastanesine gitmen lazım. Yüksek ihtimalle delirdin. Sorduğun sorulardan belliydi zaten.
-4
runaway
(08.05.26)
Allah kurtarsın
-6
artıküyeolmakistiyorum
(08.05.26)
O olay akıl hastanesinde olmuştu. Kaşıkla oymuştu gözlerini. Ama şahıs ağır şizofren ve paranoyaktı. Diğeri ise olayda hiç tepki bile vermemişti. Olaydan sonra müşahede kuralları daha da sıkılaştırıldı.
0
ground
(08.05.26)
(6)

Almanya’dan kargo gümrüğe takılır mı?

thin capitalization
Yakınım kargoyla bir elektrikli ev aleti gönderecek değeri 500 Euro, kutısu orta ebatta ve biraz ağır, takılır mı? Ne öderim takriben?
Yakınım kargoyla bir elektrikli ev aleti gönderecek değeri 500 Euro, kutısu orta ebatta ve biraz ağır, takılır mı? Ne öderim takriben?
0
thin capitalization
(07.05.26)
On binlerce lira ödersiniz. Göndermesin. Yolcu beraberinde getirin/getirsin.
+1
orient blue
(07.05.26)
30 euro üzeri her şey gümrüğe takılır, onu da bireysel olarak gümrükten çekemezsin mali müşavir va aracılığıyla alırsın, onun maliyetini de kargo değeri*10 gibi hesapla.
-2
kizil karga
(07.05.26)
İsterse 1 Euro olsun çöp bile getiremezsiniz yurtdışından

Akp ye oy verenlere hakkımı helal etmiyorum
+3
topkapiaksaray
(07.05.26)
@kızıl karga, son düzenlemede 30 euro limiti sıfırlandı; artık tüm gönderileri ancak aracı çekebiliyor.
+3
lil siztah
(07.05.26)
O kadar oldu mu ya vay anasını.
0
kizil karga
(07.05.26)
40-50 bin civarında gümrükçü beyan masrafın çıkar.
0
gercekdunya
(09.05.26)
(13)

istifa etmeli miyim?

estimated time left
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.

her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar sürekli olumlu feedback alıyordum. bugün yaptığımız birebirde sana kötü haberlerim var diyerek konuya başladı. gidişattan çok memnun kalmadıklarını, çalışmak istedikleri kişinin daha farklı olduğunu ya da daha farklı şekilde çalışmasını beklediklerini söyledi. sonraki feedbacke kadar kendimi kanıtlamam gerektiğine dair başka şeyler de ekledi.

benim tecrübeme göre istifa etmeliyim. bana göre feedback toplantıları bu şekilde yapılmaz, bu konuşma tamamen işten çıkarma konuşması gibiydi. istifa etmesem ve gerçekten beklentilerini karşıladığım durumu düşünürsek 2 hafta sonra devam etmek benim için zor olacak. sizin yorumunuz nedir?
📊 istifa etmeli miyim?
evet %25.9 (7)
hayır en azından 2 hafta daha çalış %74.1 (20)
0
estimated time left
(07.05.26)
senaryo anlattığın gibiyse gidişattan memnun kalmadık diye birşey olamaz. KPI'larını gösterir bak burda eksiğin var, bunu kapatmak için bunları yapmamız gerekiyor falan demesi lazım. sikerler öyle işi. çıkarmak isterlerse tazminatını almadan çıkma. iş bulmak her zamankinden daha zor şu an.
0
plastic_angel
(07.05.26)
Et gitsin ya sokayım böyle dünyaya zaten sıkışırsan toplarız aramızda. İsyan ulan
-5
gobekliraki
(07.05.26)
iş bulmadan istifa etme, inceden başla iş başvurularına, görüşmelere.
0
selam
(07.05.26)
Sen niye istifa ediyorsun. Onlar kovsun.
Oh valla hem ise al hem de hiçbir sey vermeden üc bes lafla yolla.
-1
Purple life
(07.05.26)
2 ay önce başlamışsın. neden istifa ediyorsun, onlar kovsun laf mı şimdi? istifa et tabii ki. Kovunca bir kazancı mı var deneme süresinde? Deneme süresi dolmadan kovacaklar. Sonra bir referans ya da neden ayrıldın sorusu olunca istifa ettim demek başka işten çıkarıldım demek, en kötüsü şirketten birisinin işten çıkarttık demesi olur.
0
gabe h coud
(07.05.26)
o başka kişide ya da çalışma biçiminde görmek istedikleri farkları belirtmedi mi?
istifa etmeyin, enseyi de karartmayın. iki hafta iki haftadır; bekleyip görün derim.
0
lil siztah
(07.05.26)
bu durum tamamen seninle ilgili. farkli yerlerden is teklifleri alabileceksen sizinle calismaktan memnun degilim der istifayi basar cikarsin ama isten ciktiginda basinda bin turlu finansal kriz belirecekse kapitalist duzene ayak uydurmaya bakmalisin.

insan su misali icinde bulundugu duruma gore sekil alir. bence sen de oyle yap.
0
johnnie w lker
(07.05.26)
istifa etme ama is aramaya basla.
buyuk ihtimal yakinda kovulacaksin.
0
cooperr
(07.05.26)
iş aramadan kesinlikle istifa etme.
acilen iş bul.
tüm yakınlarına haber sal.
cv'ni düzenle.
bol şans!
0
rain when i die
(08.05.26)
Normal şartlarda 2 aylık bir çalışana 5 günlük yüz yüze çalışma sonrası bu denli sert bir pivot yapılması, kararın aslında o 5 gün içinde verildiğini gösteriyor.

Gerçek bir performans geliştirme süreci, somut hedefler ve bir yol haritası listesiyle gelir. Ucu açık, beklediğimiz kişi değilsin gibi ifadeler genellikle teknik beceriden ziyade kafaların uyuşmadığını gösteriyor.

Eğer maddi olarak sizi çok zorlamayacaksa, bir sonraki feedback toplantısını beklemeyin derim. Yöneticine gidip; 'Son görüşmemizden sonra beklentiler ve mevcut durum arasındaki farkın, kısa sürede kapanmayacak kadar yapısal olduğunu anladım. Şirket kültürüne ve beklentilere tam uyum sağlayamayacağımı hissettiğim bir noktada, her iki tarafın da vaktini çalmamak adına deneme süreci içerisinde istifamı sunmak istiyorum' diyerek profesyonel bir çıkış yapabilirsin. Bu biraz da sizin duruşunuzu gösterir.
+1
galahad reloaded
(08.05.26)
İstifa etme. İş ara. bulunca edersin.
Deneme süresi iki ay olmalı. Bu süre dolmadıysa ve küçülmeye gideceklerse gözden çıkartmış olabilirler ve yolunu yapıyor olabilirler.
Neden olumsuz geri bildirim verdiklerini anlamaya çalış. Bir sonraki işinde sana faydası olabilir.
0
burfak
(08.05.26)
deneme süreci iş kanununa göre 6 ay değil 2 ay. sözleşmede 6 ay yazsa da farketmez.

genelde firmalar 2 ay, 6 ay , 12 ay şeklinde çıkarmalar yapiyorlar. performans diyolar da aslında olay sizin haklarınız.

muhtemelen devam edecekseniz de 6 ay 12 ay civarı çıkarırlar sizi. iş arayın.
0
kveldulv
(08.05.26)
Bizde böyle iki kızla olay oldu hatta birinin çıkışı verilecekti biraz beklendi, ikisi de şimdi şirketin en çalışkan insanları sadece toparlamadı çalışkanlıklarıyla olanları unutturdular hatta biri terfi de aldı, işine odaklan kendine 6 aylık hızlı Gonzales süresi tanı ve sıkı çalış, hiç bir şeye hayır deme ve işini temiz yap, uyumlu ol, bu zamanda iş bulmak zor, çıkıp aramak çok zahmetli.
0
Teran
(08.05.26)
(6)

Taksiye benimle birlikte baska musteri almak isteyen taksici

tantamount_to_equivalent
Yunanistan seyahatimde basima gelmisti. Tektim. Havalimanindaki taksi duragina gittim. Y'ye gidecegim dedim, fiyatlar zaten fix, tabelada yaziyor. Taksici benim yanima baska musteri de almaya calisti, siz nereye gidiyorsunuz falan diye taksi siradakilerine sordu falan. Ben rahatsiz olmazdim da garib
Yunanistan seyahatimde basima gelmisti. Tektim. Havalimanindaki taksi duragina gittim. Y'ye gidecegim dedim, fiyatlar zaten fix, tabelada yaziyor. Taksici benim yanima baska musteri de almaya calisti, siz nereye gidiyorsunuz falan diye taksi siradakilerine sordu falan. Ben rahatsiz olmazdim da garibime gitti. Eger birini bulsaydi biz yolculuk ucretini paylasacak miydik simdi? Yoksa herbirimizden fix ucreti alip, 2-3 kat kara mi gececekti taksici?
0
tantamount_to_equivalent
(06.05.26)
İkinci seçenek, kara geçecekti.
Kos adasında bu şekilde yaptı. Gece 2'de kimse itiraz edememişti.
0
burfak
(06.05.26)
15 sene önce ankarada çok oluyodu. Taksici soruyordu ok dersem Gittiğimiz mesafeye göre paylaşıyoduk 3 4 kişi
0
aguen
(06.05.26)
belki 20%-30% indirimli fiyati alirdi.
-1
Purple life
(06.05.26)
@burfak: benim olay da zakintos'ta gecti
0
🌸tantamount_to_equivalent
(06.05.26)
trde bunu yapan taksiciler herkesten ayrı ücret alıyor.
0
jelly bear
(06.05.26)
Tr’de defalarca başıma geldi (2 seçenek kapsamında); izin vermedim. Şrfszler..
0
lil siztah
(07.05.26)
(11)

Ortaöğretimde verilmesi gereken dersler

sekizdokuzon
-İs hayatında karşılaşacaginiz insan tipleri-Ailenizdeki insanların benimsediği roller, her birinin sizden beklentileri ve bu beklentilerin yönetimi -Romantik ilişkilerdeki roller ve ilişki biçimleri -Universite bitirmeden nasıl hayatta kalınır -Psikolojik sağlamlık -Ekran bağımlılığı ve hayatımıza
-İs hayatında karşılaşacaginiz insan tipleri
-Ailenizdeki insanların benimsediği roller, her birinin sizden beklentileri ve bu beklentilerin yönetimi
-Romantik ilişkilerdeki roller ve ilişki biçimleri
-Universite bitirmeden nasıl hayatta kalınır
-Psikolojik sağlamlık
-Ekran bağımlılığı ve hayatımıza etkileri
-Cinsel hastalıkların yayılma mekanizması, nasıl korunulur
-Haz merkezli yaşamanın insan hayatına uzun vadedeki etkileri
-Avrupa neden süper bir yer değildir?
-Bulundugunuz il& ilçeyi nasıl kalkindirirsiniz
-Yapay zekanın doğru kullanımı
-Sosyal medyada ticaret, marka yaratma
-Keyif verici maddelerin insan psikolojisi ve fizyolojisine etkileri

Gençlere hayatları boyunca gerçekten ihtiyaç duyacakları şeyleri öğrendikleri bir okul kurduğumuzu düşünelim. Siz hangi dersleri eklersiniz?
-5
sekizdokuzon
(06.05.26)
Her şeyden önce sevgi ve saygı. Yaşam hakkına saygı, farklılıklara saygı, farklı türlere saygı ve sevgi.

Öğretmenler öğrencileriyle beraber sokakta yaşayan hayvanları besleyebilirler. Okulda küçük bir alana meyve ve sebze, çiçek dikebilirler ve düzenli bakımlarını yapabilirler.

Akran zorbalığı ile ilgili mutlaka ders olmalı. Bu derste empati eğitimi verilmeli.

Görgü kuralları dersi olmalı.

Bir de bazı yanlış kodlamaların doğruları öğretilmeli. Örneğin " şu, kadın işidir, erkekler yapmaz" gibi yanlış aktarılmış bilgilerin doğruları öğretilmeli ve uygulamalı dersler olmalı.

Hatta bu dersler okul öncesinde başlarsa daha iyi olur. Aileler de dahil edilerek yapılırsa çok daha iyi.
0
rock n roll
(06.05.26)
yemek yapmak ogretilmeli. dikis dikmek, temizlik (beden ve ev) vs. toplumsal kurallar trafik vb. ogretilmeli. anayasa ve temel ceza kanunlari tanitilmali.

abuk subuk ne oldugunu temelde kavratmadan sacma ileri matematik, fizik falan gosteriliyor cocuklara. biz mesela turev, integral cozuyorduk lisede ama nedir bu desen cevaplayamazdik. sadece sinav icin problem cozme ogretiliyor.

bu dersler cok daha basit seviyede fundamentaller kavranacak seviyede verilmeli. bu haliyle birkac ay sonra unutulan ve hic pratik uygulamasi olmayan dersler oluyor.
+2
antikadimag
(06.05.26)
mantik ve elestirel dusunme
0
banach
(07.05.26)
finansal özgürlük ve birikim yapma stratejileri.
+2
orpheus
(07.05.26)
çevreye (canlı-cansız) saygı ve temizlik
toplum içinde yaşama adabı
0
lil siztah
(07.05.26)
aslında rehberlik servisi bunun için var ama tam faaliyet göstermiyor maalesef
0
mezzosprite
(07.05.26)
Gençlere hayatları boyunca gerçekten ihtiyaç duyacakları şeyleri öğrendikleri bir okul kurduğumuzu düşünelim.

genel olarak okul, özel olarak ortaöğretim öyle bir şey değil, olamaz.
sihirli bir değnek olsun o değnek her şeyi değiştirsin veya bilgisayar gibi olsun, veriyi basalım veriyi basalım kişiye, yükleme tamamlanınca her şeyi yapan, her şeyi bilen idealize edilmiş insan yetişip dışarı salınsın istiyorsunuz. öyle bir şey mümkün değil. absürd.

ortaöğretimde mesleki kariyerimde çift haneli yılların içindeyim, okul öğrenmeleri muhakkak önemli ama çok ama çok abartılıyor, yani hayatta lazım olan bilgilerin çok büyük kısmı okul dışında öğrenilir, gerçekçi olan da budur . genel olarak işleri daha iyiye götürecek şey ise derslerde uygulamalı öğretimin artırılmasıdır. illa teknik işleri kastetmiyorum. benzer bir duyuru yakın zamanlarda vardı oraya da yazmıştım şu örneği. edebiyat öğretmeniyim, sözgelimi tiyatro ünitesi anlatırken, öğrencilerin gerçekten profesyonel bir tiyatro oyunu izlemeleri benim saatlerce tiyatro anlatmamdan çok daha öğretici olacaktır. dahası tiyatro denilen şeyin, okulda sınav sorusunu doğru yanıtlamak için ezberlenmesi gereken bilgi yığınından çok daha fazlası olduğunu hissedecektir. ama yerel belediyelerin veya dandik amatör özel tiyatroların ilkokul müsameresinden hallice oyunları değil tabi. mesela devlet tiyatrolarının profesyonel oyunları gibi şeyleri kastediyorum. ama bırakın öğrenci için, yetişkin için bile ulaşılabilir bir şey olmaktan çok uzak profesyonel tiyatro izleyebilmek. yani bu çok ufak bir örnek. tabii ki bu çok maliyetli ve esaslı yatırım ve organizasyon yönetimi gerektiriyor. bizde bunu yapma iradesini gösterecek ne yöneticiler ne de işbirliği yapacak halk var. her şey tamam olsa, eminim öğretmenlerden birileri mızıldanır, yav dersimi bitirip çıkacaktım öğrencilerin başında çobanlık yapıp tiyatroda başlarında durmak değil benim görevim diye sızlanır. ilçe milli eğitim müdürleri, yav başımıza iş çıkarmayın sınıfa sokun vukuatsız akşamı edin okulu kilitleyin dağılın der. veya uygulama atölyesi gerekir, devlet ona masraf yapmak istemez. hükumetlerden veya siyasi iktidarların partisinden bağımsız olarak, herhangi bir iktidarın isteyeceği şey, kuru sıralar ve bol bol kuru bilgi dersidir. çünkü bunu yönetmek çok kolay. ama hem burada hem de gözlemlerimde fark ediyorum ki, öğretmen kitaptan daha çok anlatırsa her şey çözülecek gibi bir algı var. ya 8.30 dan - 16.00-17.00 saatlerine kadar ders mi olur? ben bilgiye açım, okulun kölesi olurum beni okut lütfen babacım diyen yeşilçam çocuk karakteri olsa, tahta sıralarda saatlerce otura otura lanet olsun atom fiziğine de profesörlüğüne de diyen kadir inanır'a dönüşür.

tüm bu anlattıklarımı da bir kenara atalım. toplumda az çok bir ülkü birliği olması gerekir. diğer cevaplarda verilen hemen hemen tüm örnekler, toplumda refah ve güvenlik temelli şeyler. herkesin herkese düşman olduğu bir toplumda, kamusal alan kutsallığı sağlayamazsın, kamusal alanın kutsallığına inanmayan bir insan yığınında da çevreyi temiz tutma dürtüsü olmaz. sokağın, mahallenin hepimize ait ve korunması gereken bir yer olduğu düşüncesini içselleştirmemiş milyonlardan oluşan bir ülke var ve bunu içselleştirmesi için de insanların aidiyet hissetmesi gerekir. enflasyon olan, herkesin herkesi s.kmeye çalışarak hayatta kalmaya debelendiği bir ülkede her türlü yozlaşma olur. yozlaşan ve kamusal alanı, kendi evi gibi kendine ait bir parça hissetmeyen topluma da çevreye çöp atmak çok kötü bir şey diye öğretmenin anlatması ile bir yol alamazsın. bu çöp atma hadisesini bütün olaylara uyarlayabiliriz, o bir örneklem sadece.
0
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
İnsan neden başka birine bulaşır?
Kavgacı insan özellikleri? Esra erol izletilip analiz yapışmalı
Boş zaman değerlendirme
Cinsel korunma. Dışarı boşalarak korunma olmaz. Sadece bunu öğrenseler razıyım
Sosyal medya mutsuzluk sebebi
Kedi köpek besleme
Giyinme becerisi
0
halk
(07.05.26)
Problem çözme teknikleri. Ders kitabı da bu: yayinlar.tubitak.gov.tr
0
merhum
(08.05.26)
Tecrübe edinmek için fırsat eşitliği, gerisini kişi kendi çözebilecek olarak doğuyor zaten
0
ffmff
(09.05.26)
İnsani/vicdani özellikleri geliştirmeye yönelik atılacak tüm adımlar zaten üç aşağı beş yukarı ifade edilmiş. Tamamen dışarıdan olacak şekilde şu andaki sınav aman eğitim modelini tamamen kaldırırdım.
Her bölüme odaklı dersler/konular eklenebilir.
Örneğin bir öğrencinin matematik dersindeki "problemler" başlığına 2026 yılında ihtiyacı yok, yaklaşık 50 yıldır soruluyor sınavlarda. Zerre faydası yok. Haricen basit ispatlar yapması şart akıl yürütmenin ne demek olduğu açısından. örneğin iki tek sayının çarpımının neden tek sayı olması gerektiği gibi.
Örneğin şu andaki tüm geometri müfredatını kaldırıp, yine basit ispatlar ile geometrik şekillerin özelliklerinin nereden geldiğini öğretmeye odaklanırdım.

Kısacası ezber yerine nedenin önemli olduğu bir eğitim modeline yöneltirdim.
0
rakicandir
(10.05.26)
(7)

Bu trençkotlar çok mu muhafazakar?

pembe nohut
Trençkot modelindeki kot ceketleri çok seviyorum ancak genelde kapalıların kullanması bende de çok mu muhafazakar durur endişesi oluşturuyor. Bir de boyum da aşırı uzun değil, 1.65'im yani diz kapağının altında duracak her türlü. Pardösü gibi mi görünüyor? Ne dersiniz? Aklıma en çok yatan 3 numara.1
Trençkot modelindeki kot ceketleri çok seviyorum ancak genelde kapalıların kullanması bende de çok mu muhafazakar durur endişesi oluşturuyor. Bir de boyum da aşırı uzun değil, 1.65'im yani diz kapağının altında duracak her türlü. Pardösü gibi mi görünüyor? Ne dersiniz? Aklıma en çok yatan 3 numara.

1- cdn.dsmcdn.com
2- cdn.dsmcdn.com
3- cdn.dsmcdn.com
4- cdn.dsmcdn.com
0
pembe nohut
(06.05.26)
Bence de 3 en guzeli ama muhafazakar gorunme endisesi yersiz bir endise bence.
0
baldur2
(06.05.26)
muhafazakar demezdim de, tarz olarak kötü derdim.
+4
mor oje
(06.05.26)
3'ün çok benzeri üniversite yıllarımda bende vardı(marks and spencer marka). benimkinde bele oturtan dikişler vardı; kemerini de arkadan bağlıyordum. eteklerle, palazzo pantolonlarla falan gayet güzel duruyordu.
yalnız boy uzun ve beden ince olmalı. ben genişleyince, üzülerek elden çıkarmıştım.
0
lil siztah
(06.05.26)
muhafazakar durmaz bence ama çok kötü. bir de muhtemelen trendyol vıttırıvızdık butik ürünleri olduğu için dikişleri, duruşu vs kalitesiz.
+1
elorelia
(06.05.26)
Kıyafette muhafazakar duruş biraz kombinle alakalı sadece bir ürün belirlemez ama bu görsellerin hepsi birbirinden kötü, şık değiller, bence hiçbir kombin bunu kurtarmaz.
0
mutekebbir
(06.05.26)
:D
daha güzel kumaş kalitesi olan ve daha iyi dikilmiş ürünleri satan "tesettür", "muhafazakâr" markaları var onlara bakabilirsiniz
0
black holes in the sky
(06.05.26)
Bornoza mı benziyorlar, fabrika işçi elbisesine mi?
+1
Mirket
(06.05.26)
(10)

Sinirli Olmak için Haklı Sebepleriniz Varsa, Ortalığı Yakıp Yıkar Mısınız?

lapetitemort
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.
Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
0
lapetitemort
(06.05.26)
Yapmamaya çalışırım, öfkeyle kalkan zararla oturur diye boşuna dememişler, hem pişmanlık duyarım, hem de maraton koşmuş gibi yoruluyor insan, sinirine, öfkesine yenik düşünce, bir de haklıyken haksız duruma düşmeye sebep olur böyle davranışlar ama bazı durumlarda kontrolü kaybetmemek zor oluyor gerçekten.
0
Gı
(06.05.26)
Hakli olmak vs hakli kalmak.

Hakli kalamiyorsan hakli olman da cöp olur.
0
Purple life
(06.05.26)
Asla. Kar/zarar analizini her an yaparak davranırım. Bağırıp çağırmak ne işime yarayacak, köpek kovalamıyorsa bir anlamı yok :)

Son bir iki aydır, Sözlük'ten biri beni tartışma yaşadığı başka biri sanıyor. Her sabah bir başka çaylak hesabıyla iğrenç küfürler, tehditler yağdırıyor, sonra da engelliyor. Önce görmezden geldim, sildim. Böyle yapınca bahsettiği kişi olduğuma inancı arttı :) ama engellediği için cevap da veremiyorum. 2 hafta küfür kıyamet sonrasında bu kişinin nickaltına yazdım. Ben o kişi değilim, enerjini yok yere harcıyorsun, aramızda bir bağlantı kurduysan hatalı düşünüyorsun vs. Mesaj attı, nickaltıma yazdığını sil tamam anladım özür dilerim dedi. Üzerinden bir kaç hafta geçti. Dün yine sabah erken saatlerde bir başka çaylak hesabıyla aynı şekilde tehditler küfürler. Ben hayatta öyle küfürler duymadım bu arada. Orada da sakin kaldım, nickaltına yazdım yine. Yine aynı düşünceye saplanmışsın, benim alakam yok, sorununu benim dışımda çöz, yoksa dava açıp kim olduğunu ifşa edeceğim dedim. Bir başka hesapla yazdı bu sefer. Yine özür diledi. Bir kadınmış bu arada. Ben mantıklı düzgün yazınca benden özür bekledi bir de. Neye özür diliyorum, ben özür dilerim siz de keşke özür dileyebilseniz. Orada gerçekten sinir oldum ama küfür, tehdit hak etmiyorum. Özür dileyecek bir şey yapmadım, size hayatta başarılar dedim. Yine engelledi. Kafayı yersin. Neyse, şizofrenik bir durum olduğunu düşünüyorum. Yine olursa bu sefer dava açacağım ama yine de küfür, sonradan pişman olacağım şeyler asla yapmam.

Yaşadığım eve taşınacağım zaman, üç beş sene önce, nakliyeciyle anlaşmıştım. Taşınmayı yaptık, amelelere Günaydın'dan döner, lahmacun, tatlılar, içecekler. Ziyafet gibi bir şeyler söyledim. Sonra hepsine ciddi bahşiş verdim. Taşınma parasına yakın onlara verdiğim para. İş bitince nakliyeci geldi, abim bana da şu kadar vereceksin dedi. Neden veriyorum dedim. Vermezsen kavga ederiz dedi ve kabarmaya başladı karşımda. Amelelerden daha az kazanamam bu işten dedi. Benim meselem dedim bahşiş vermek. Senin hesabın ayrı, sana bahşiş vermek zorunda değilim. Adam eline sopa alıp üzerime yürüyor, ameleler elinden tutuyor. Öyle mi, peki dedim. Polisi aradım yanında. Sonra da güvenlik çağırdım. Topuk tabii hemen. En ufak yükselme yaşamadım. Sayko gibi sakin. Yanımda ailem olsaydı ve bir agresyon olsaydı orada da ani ve sert bir müdahalede bulunurdum ya da güvenli bir yere geçer yine güvenlik polis çağırırdım ama küfür, ortalığı dağıtmak, yapacağım iş değil.
+2
gabe h coud
(06.05.26)
Sinirlenmekten o duygunun içine girmekten nefret ediyorum, kendimi mümkün mertebe o rıuh haline sokmamaya çalışıyorum ama olursa da eğer muhtemelen 3 dakika sonra pişman olurum.
0
kizil karga
(06.05.26)
Haksızlığa uğramışsam asla duymam; yapmazsam içim soğumuyor çünkü.

Ancak siz bunu kız arkadaş meselesi için falan soruyorsanız; ikili ilişkiler için, yapmasanız daha iyi olur derim.
0
lil siztah
(06.05.26)
Pişman olacağım, yüz yüze bakacağım bir insansa genelde öfkemi çok açığa çıkarmadan sakin şekilde aktarırım. İpler kopsun istiyorsam ve çok öfkeliysem bir tık çirkinleşebilir iş. Karşıdakinin bende değerine bağlı.
0
ekimoloji
(06.05.26)
genelde mutedil biriyimdir çabuk kızmam. sinirle yaptığım her hareketimden hem pişmanlık hem gurur duyarım. vurduğum adamın postu para ediyorsa utanmıyorum. kendimden zayıf birine prensip olarak tepki göstermem.
0
yurtsuz john
(06.05.26)
Gerçekten güçlü insan öfkesini kontrol edebilendir.
0
mesuta
(06.05.26)
Yok abi, kimsenin sinirimi hak etmediğini düşünürüm. Yol veririm, yoluma bakarım.
0
halitkin
(06.05.26)
sakin kalip stratejik düşünen her zaman karlı çıkar. ortaklıkta kazık attıysa o ortaklığın geleceği olmayacağı belli. ama en zarar ve riskle durumdan çıkmak için zaman kollarım.
0
orpheus
(07.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.